İmam-ı Azam Hazretlerinin Oğluna Vasiyeti

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Beyza tarafından 11 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    İmam-ı Azam Ebu Hanife oğluna vasiyeti nedir

    Ebu Hanife ne başka bir İmam, kendi içtihadı hakkında böyle bir iddiada bulunmuştur. Onlar hep sahih sünnetin asıl olduğunu, sahih sünnet ile sözleri çatıştığı takdirde sahih sünnet ile amel edilmesi gerektiğini öğrenci ve izleyicilerine özenle tavsiye ve ikaz etmişlerdir.

    İmam-ı Azam Ebu Hanife, oğlu Hammad'a vasiyet etmiştir, eğer bu söylediklerimi yerine getirirsen, dünya ve ahrette mutlu olursun. Oğluna öğüt vermiştir.

    Yüce Allah'ı çok zikretmeli ve Peygamberimize çok salavat getirmelisin,
    Peygamber Efendimizin her zaman okuduğu ve bütün istiğfar duasını her zaman okumalısın:

    "Ey Allah'ım!.. Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni sen yarattın ve ben de senin kulunum. Gücümün yettiği kadar sana verdiğim ahd ve vaadim üzerindeyim, yaptıklarımın kötülüklerinden sana sığınırım. Bana verdiğin ve üzerimde tamamladığın nimetlerini ikrar ediyorum. Günahlarımı da ikrar ediyorum. Beni bağışla çünkü senden başka günahları bağışlayacak kimse yoktur."

    • Allah hakkında iyi niyetli ve iyi düşünceli olmalısın. Korku ile ümit arasında yaşamalısın. Allah'ın azabından korktuğun gibi onun rahmetinden de sakın ümidini kesmemelisin.
    • Ameller ancak niyetledir. Her insana, ancak yaptığı niyetinin karşılığı vardır.
    • Allah'ın sana verdiğine kanaat etmelisin,
    • Bütün günahlardan sakınmalı ve takva sahibi olmalısın,
    • Beşyüzbin hadis-i şerif içerisinden seçtiğim şu beşini, hayatın için vazgeçilmez birer düstur olarak kabul etmelisin,"
    • Cehalet ve sapıklıkla dolu olan kimselerin mezhebinden uzaklaşmalısın. Ehl-i Sünnet vel-Cemaat mezhebine dört elle sarılıp, ona göre amel etmelisin,
    • Düşmanlarından fazla, dostlarından kendini korumalısın. Zamanımız fesad ve fitnenin yığın haline geldiği zamandır. Düşmanın, dostundan istifade etmektedir
    • Daima ilmi arayarak, cehaletten kurtulmaya çalışmalısın,
    • Din ve dünya için muhtaç olduğun kimselerle arkadaşlık yapmalısın,
    • Ölmeyecek kadar ve sadece zaruri hallerde nefsinin istek ve arzularını yerine getirmelisin,
    • Müslüman veya zımmilere düşmanlık ve eziyet etmemelisin,
    • Seni ilgilendirmeyen işlerle meşgul olmamalısın,
    • Hiç kimseyi kendinden küçük görmemelisin,
    • Hergün Kur'an-ı Kerim’(den) okumalısın. Sevabını Peygambere, baba ve annene ve bütün müslümanlara bağışlamalısın,
    • İnsanları selâmlamalı; onlara tatlı söz söylemeli; iyilik yapanları sevmeli, kötülük yapanlarla iyi geçinmeye çalışmalısın,
    • İnsanlara muhtaç olmamak için çalışmalısın,
    • Komşuna iyilik yapmalısın ve sakın ola ki onu rahatsız etmeyesin,
    • Kazancın helal olsun. Her işte niyetin daima halis ve samimi olsun,
    "Helal de belirlidir. Haram da belirlidir. Aralarında bazı şüpheli durumlar vardır. Bu şüpheleri insanların çoğu bilmez. Kim şüphelerden uzaklaşırsa namusunu ve dinini korumuş olur. Şüphelere düşen kimse ise harama düşmüş olur. Bir korunun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi, daima koruya girmekten şüphelenir ve sürüsünü korur. Her padişahın bir korusu vardır. Allah'ın korusuda haramlardır. İnsanın vücudunda bir et parçası vardır. Eğer bu iyi olursa, bütün vücud iyi olur. Şayet o kötü olursa, bütün vücud kötü olur. İyi bilin ki o da kalptir,"
    "Hakiki müslüman, diğer müslümanların elinden ve dilinden rahatsız olmadığı kimsedir."
    Yolunu, gidişatını, düşüncelerini ve bütün sırlarını gizlemelisin. Güvenmediğin kimselerle fazla sohbet etmemelisin,