İlk İnsan Hz. Âdem (a.s.) Hakkında Bilgi Veriniz

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Lasey tarafından 17 Eylül 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Hz. Âdem (a.s.) Hakkında Bilgi

    Yüce Allah, yeryüzünü mükemmel bir şekilde yarattı. Karanlıkta yolumuzu bulmak için yıldızlar var etti. Sabit duran dağları sıraladı, insanlara faydalanmaları için çeşitli nimetler verdi. Gökten su indirdi ve her çeşit bitkiyi onunla bitirdi.27 Denizler, ırmaklar, çeşit çeşit ağaçlarla bu evreni güzelleştirdi ve insanların hizmetine sundu. İlk olarak insanoğlunun atası olan Hz. Âdem’i (a.s.) sonra da onun soyundan gelen bizleri yarattı. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu konuda “İnsanlar Âdem’in çocuklarıdır, Âdem ise topraktan yaratılmıştır.” (Tirmizî, Menâkıb, 74.) buyurarak tüm insanların Hz. Âdem’in (a.s.) çocukları olduğunu ifade etti. Yüce Allah, Hz. Âdem’in (a.s.) yaratılış hikayesini Kur’an-ı Kerim’de bize şöyle anlatmaktadır:

    “Hani, Rabbin meleklere, ‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.’ demişti. Onlar, ‘Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamt ederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.’ demişler. Allah da, ‘Ben sizin bilmediğinizi bilirim.’ demişti. Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, ‘Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin.’ dedi. Melekler, ‘Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.’ dediler. Allah, şöyle dedi: ‘Ey Âdem! Onlara bunların isimlerini söyle.’ Âdem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, ‘Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?’ dedi. Hani meleklere, ‘Âdem için saygı ile eğilin!’ demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.” (Bakara suresi, 30-34. ayetler.)

    Allah (c.c.), Hz. Âdem’i (a.s.) cennetine yerleştirdi, ona eş yarattı ve onları şeytanakarşı uyardı. Hz. Âdem (a.s.) ile eşini imtihana tabi tuttu ve onlara şöyle dedi: “Dedik ki: ‘Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.’” (Bakara suresi, 35. ayet.) Hz. Âdem (a.s.) ve eşi orada kalırken İblis onlara: “…Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı. Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim.” (A’râf suresi, 20-21. ayetler.) diyerek vesvese verdi. İblis onları kandırdı ve Hz. Âdem (a.s.) ile eşi yasaklı ağaçtan yediler. Böylece onlar Allah’ın (c.c.) emrine karşı gelmiş ve yollarını şaşırmış oldular. Yüce Allah onlara “… Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi? ...” (A’râf suresi, 22. ayet.) diyerek seslendi. Hz. Âdem (a.s.) ve eşi yaptıklarından hemen pişman oldular ve Allah’a (c.c.) şöyle dediler: “Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (A’râf suresi, 23. ayet.) Yüce Allah onların tövbesini kabul etti ve onlara doğru yolu gösterdi. Yeryüzünde belli bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma imkânı tanıdı. Allah (c.c.) onlara şöyle dedi: “Dedik ki: ‘Hepiniz cennetten inin! Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.’ İnkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara suresi, 38-39. ayetler.) Hz. Âdem (a.s.) ve diğer tüm peygamberler Allah'ın (c.c.) yolunu tanıtmışlar ve o yoldan ayrılmamaları konusunda insanları uyarmıştır. Allah’tan (c.c.) aldıkları vahyi insanlara iletmiş ve örnek olmuşlardır. Dünya’da ve ahirette insanlar mutlu olsunlar diye çalışmışlardır. Bizler de peygamberlerin gösterdiği doğru yoldan giderek ve Kur’an-ı Kerim’de bize bildirilen emirlere uyarak hem dünyada hem de ahirette mutlu olur, huzura kavuşuruz.