İKİ DAVACI BİR İBRET Davud (as) bir çok kadınla evlenmişti 99 tane karısı vardı.Günlerden bir gün bir gün sarayının otururken, güzel bir kadın gördü, eşlerinin sayısını yüze tamamlamayı ve onunla da evlenmeyi arzu etti;fakat kadının evli olması, buna mani oluyordu.Ne yapabilir? Bir gün namaz kılmak üzere ibadet odasına girdi, kendisini ibadete verdi, o sırada sarayın önüne iki adam geldi, hükümdarla görüşmek için içeri girmek istediklerini söylediler.Saray muhafızları onlara:Bugün hükümdar sizinle görüşemez,çünkü bugün onun ibadet günüdür,dediler ve onların içeri girmelerine engel oldular.Bunun üzerine bu adamlar bir kolayını bulup duvardan atladılar, hükümdarın ibadet odasına kadar girdiler.Davud (as) namaz kılıyordu;odada iki kişinin kendisini beklemekte olduğunu farkedince,biz, biri diğerinin hakkına tecavüz eden iki davacıyız.Şimdi sen bizim aramızda adaletle hüküm et, dediler Davud (as) davanızı bana anlatınız, dedi Bir tanesi söze başladı,hasmına işaret ederek: -Bu benim kardeşimdir.Onun 99 tane dişi koyunu var, benim ise 1 tane dişi koyunum var.Bu istiyor ki, benim elimdeki dişi koyunumu da alsın 100 adet olsun Davud (as): -''And olsun ki i senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulüm etmiştir'' dedi O anda adamların ikisi de kayboluverdi,Davud (as), bunların, kendi hatasını anlatmak için Allah tarafından gönderilmiş iki melek olduğunu anladı;Ve hemen secdeye kapandı, ağlamaya başladı.Kendisine Allah tarafından vahy gelinceye kadar ağlamakta, yalvarmakta,tövbe ve istiğfar etmekte devam etti.Allah vahyini gönderdi: -Ey Davud! Kaldır başını; seni affettim ve sana Süleyman adında bir evlatta ihsan ettim, oda senin gibi akıl ve hikmet sahibi olacak, buyurdu. Süleyman'ın Adaletli Kararı Allah Davut Peygamber'e oğlu Süleyman'ı ihsan edince, Allah'ın bu lutfundan dolayı Davud (as) pek sevindi ve memnun oldu, onun terbiyesine tahsiline çok dikkat etti ve itina gösterdi.Süleyman, böyle bir itina ile büyüdü, olgunluk çağına geldi, her bakımdan üstün bir delikanlı oldu Süleyman, babasıyla beraber bulunuyor,bilhassa babasına halk tarafından arzolunan davaları izler, babasının hak ve adalete uygun olarak verdiği hükümleri dikkatle takip ederdi Yine bir gün Davud(as) oğlu Süleyman’la beraber otururken, birbirlerinden davacı iki adam içeri girdiler Davacılardan biri hasmını göstererek: - Bu adamın koyunları benim ekili tarlama girdiler, harap ettiler, bütün ekinlerimi yiyip tükettiler, dedi Davut(as) koyunların sahibine: -Bu adamın dediği gibi senin koyunların onun ekinlerini tahrip etti mi? dedi -Evet.Ey adil hükümdarımız maalesef öyle olmuş dedi Davud(as) -Öyle ise tarla sahibi ,harap olan ekinlerinin zarar, ziyan karşılığı olarak bu koyunlara sahip olur,dedi O zaman Süleyman , ayağa kalktı ve şöyle söyledi; -Ey Allah'ın Peygamberi Bu meselede benimde bir fikrim var, müsaade ederseniz arzedeyim,dedi Davud (as): - Söyle bakalım Süleyman: -Koyunların sahibi tarlayı alır, ıslah eder, eker,diker.Tarla sahibi de koyunları alır, koyunların sütünden ve diğer şeylerinden faydalanır; tarla eski eski haline gelince tarla sahibi tarlasını, koyunların sahibi de koyunlarını geri alırlar, dedi Davut(as) oğlunun bu buluşunu pek beğendi ve ona: Bundan sonra halkın bu davalarına senin bakman lazım, ben artık ihtiyarladım sen ise-maşallah- olgun fikirli bir adam oldun, dedi