İhlas ne demektir kuranı kerimde ihlasın önemi

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Lasey tarafından 28 Kasım 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    İhlas ne demektir kuranı kerimde ihlasın önemi

    İhlas;
    samimiyet, içtenlik, samimi bağlılık, doğruluk, temizlik, saflık ve gösterişsizlik anlamlarına gelmektedir. Dinimizde bu kavram, insanın davranışlarında sadece Allah’ın (c.c.) hoşnutluğunu, rızasını gözetmesi anlamında kullanılır. İhlaslı bir insan davranışlarında Allah’ın (c.c.) rızasını dikkate alır. Hz. Peygamber(s.a.v.): “İbadetlerinizi ihlâs ile yapınız! Allah, ihlâs ile yapılan işleri kabul eder.” (Darekutni, Sünen Tercümesi c.2, s.78.) buyurmuştur. İhlasla yapılan küçük bir iyilik ihlassız yapılan işlerden üstündür. İhlaslı olmaya çalışan kimseye de muhlis yani ihlaslı kimse denir.

    Kur’an-ı Kerim’de ihlas kavramına çok yer verilmiştir. Aslında Kur’an’ın geneli ele alındığında onun en temel hususlarından birinin ihlas olduğu görülmektedir. Kur’an’ın birçok ayetinde ibadetlerin, iyiliklerin, amellerin Allah’ın (c.c.) rızasını kazanmak amacıyla yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Allah (c.c.), Kur’an’da “Resulüm! Şüphesiz ki kitabı sana hak olarak indirdik. O hâlde sen de dini Allah’a has kılarak (ihlas ile) kulluk et.” (Zümer suresi, 2. ayet. ) buyurmaktadır. Allah’a (c.c.) ibadet etmenin ihlas ile olmasını şöyle buyurmuştur: “De ki: Bana, dini Allah’a halis kılarak O’na kulluk etmem emrolundu.”( Zümer suresi, 11. ayet.)

    İhlaslı olmayan kullarını Allah (c.c.), Maun suresinde "Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar namazlarını ciddiye almazlar, (namazlarıyla) gösteriş yaparlar." (Maun suresi 4-5. ayetler) diyerek kinamıştır.

    İhlaslı bir insan olmak için yaptığımız bütün ibadetlerde Allah'a (c.c.) karşı samimi olmalıyız ve hepsini içtenlikle, kalbimizden gelerek yerine getirmeliyiz.

    İhlas, kişinin kalbi ve bedeni olmak üzere bütün ibadet ve amellerinde, kendine pay çıkarmaması, doğru, saf ve temiz bir kalple Allah'a (c.c.) yönelmesi, tüm vazife ve sorumluluklarını Yüce Allah (c.c.) emrettiği için yapması ve O'nun rızasını kazanmaya gayret göstermesidir.

    Gercek mümin, ihlaslı olmaya çalışır, ihlasa ulaşmak için elinden gelen gayreti gösterir. İhlasa aykırı düşecek her türlü tutum ve davranıştan uzak durur. İhlasa erip ermediğinin farkında olmadığı ve bunu kesin bilemediği için nefsini daima denetim içinde tutma çabasında olur, ihlaslı ve samimi davranır ama asla ihlaslı olduğunu iddia etmez. Bir kulun görevi en başta, kendisini yoktan var eden Yüce Allah'a (c.c.) karşı samimi olmaktır. Yüce Allah (c.c.) tarafından ihlasa erdirilen kimseler ne güzel kullardır.


    Samimiyet, güvenilirlik, sadakat, sözünde durma ihlasli bir kulun temel özellikleridir. Bu sebeple ihlaslı bir kul güvenilirdir. Her zaman doğrulukla ve dürüstçe hareket eder. Herkes ona güvenir. Hiç kimse onun kendisini aldatacağını düşünmez. Çünkü o samimidir, asla haktan, adaletten ayrılmaz. İhlaslı kişi, Allah'a (c.c.) onu görüyormuş gibi kulluk eder. Her ne kadar o Yüce Allah'ı (C.c.) görmüyorsa da Allah onu görmektedir. Bu sebeple ihlaslı bir kişinin işinde sahtekârlık olmaz, kimseyi kandırmaz, dolandırmaz. Bu da hayatın her alanında yapılan işlere hile karıştırılmaması, her işin doğru ve dürüst bir şekilde yapılması anlamına gelir.

    İhlas, bir müminin en önemli özelliklerinden biridir. Kişinin imanında, ibadetlerinde, amelinde, işinde ve ilişkilerinde ihlaslı olması, o kişinin iç dünyasında huzurlu olmasını sağlar, kalplerini güçlü kılar. İşlerinde ihlaslı hareket eden, Allah'ın (c.c.) kullarına karşı daima ve her şartta samimi olan, Müslümanlarla uyum içerisinde hareket ederek toplumdan kopmayan kişinin kalbi saf, duru ve temiz olur. Bu kişi Allah (c.c.) dostudur.

    Yaptığımız tüm işlerin Allah (c.c.) katında değerlendirilme ölçüsü şüphesiz ki ihlastır. İkiyüzlülük, kibir, kandırma, hile, dedikodu gibi özelliklerle ihlas asla bir arada bulunmaz. Örneğin, başkalarına gösteriş yapma, kendini öne çıkarma, büyüklenme, gururlanma, insanlar yanında saygınlık kazanma gibi Allah (c.c.) rizası gözetilmeden, başka amaçlarla yapılan işlerin Yüce Allah (c.c.) katında bir değeri yoktur. Bu sebeple gerçek anlamda ihlaslı bir mümin, yaptığı tüm işlerde Yüce Allah'tan (c.c.) başka tanik aramaz, insanların dediklerine aldırmadan Allah'ın (c.c.) övgüsünü kazanmaya çalışır.

    İhlasin en bağdaşmadığı nitelik ise hıyanettir. Bundan dolayı münafıklarda asla ihlas olmaz. Mümin, davasına inanmış kimsedir, münafık ise daima tedirgindir.

    Kur'an-ı Kerim'de ihlasa ermiş olanlarla ilgili bazı ayeti kerimeler ise şöyledir:

    "Kitapta, Musa'yı da an. Şüphesiz o ihlasa erdirilmiş birisiydi. Bir resul, bir nebi idi.” (Meryem suresi, 51.ayet).

    "İblis, "Rabb'im! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım." dedi" (Hicr suresi, 39-40. ayetler).

    Konuyla ilgili Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur :

    "O sizin suret, şekil ve dış görünüşlerinize değil, kalplerinize bakar." (Müslim, Birr,33.)

    "Her zaman amellerinizde ihlası gözetin, zira Allah sadece amelin has olanını kabul eder.” (Münavi, 1/217)

    "Benim şefaatim ihlas ile 'la ilahe illallah' diyenleredir. Çünkü muhlis olanın kalbi dilini, dili kalbini doğrular." ( Müsned, 2/307)

    "Bir Müslüman'ın cenaze namazı kılındığında onun için ihlasla dua edin.” (Ebu Davud, Cenaiz, 60)