İblisi Kandıran Adam

Konusu 'Hikayeler' forumundadır ve Eylül tarafından 23 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Moderatör

    Eski zamanlarda İblis aleyhillane gözle görülebiyordu. Bir gün adamın biri ona,
    -Ey Ebu Mürre! Sen nasıl yapıyorsun da insanları böyle çıkarıyorsun? Onları bana da öğret; çünkü ben de senin gibi olmak istiyorum, dedi. İblis,
    -Yazık sana! Bu güne kadar hiç kimse benden böyle bi şey istememişti.
    Sen nasıl istiyorsun?!Adam,
    -Ben bunu istiyor ve böyle senin gibi olmak hoşuma gidiyor, dedi. Bunun üzerine iblis,
    - O halde namazlarından gevşeklik göster, yalan mı yoksa doğru mu yere yemin ettiğine önem verme, dedi. Adam,
    -Bunundan böyle Allah’a söz veriyorum ki,hiçbir namazı kaçırmayacağım ve hiçbir yemin de etmeyeceğim, dedi. İblis aleyhillane de,
    -Bu güne kadar, senden başka hiç kimse, benden hile yoluyla nasihatler edinememişti. Ben de söz veriyorum ki, artık hiç kimseye nasihat etmeyeceğim.

    Hikmet ehli zatlar demişlerdi ki: Ariflerden olmak ve şeytandan kurtulmak isteyen kimse, kendisiyle marifatullah arasındaki dört perdeyi kaldırmalıdır.
    1. İblis’i ve onun istediklerini.
    2. Nefi ve onun arzularını.
    3. Heva ve onun istediklerini.
    4. Dünya ve onun istediklerini.
    İblis senin imanının gitmesini ve kendisiyle beraber cehenneme girmemi ister. Allah Teala şöyle buyurur:
    “Çünkü şeytan insana inkar et der.” 6

    Bir başka ayet-i kerimede de şeytanın isteği şöyle ifade edilmiştir.
    “Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder.”7

    Nefis ise isyanı ve itaati terk etmeyi arzular. Nefis Allah (c.c) tarafından ayıplanmış ve kınanmıştır. Ayet-i Kerimede,
    “ Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder.”8

    Hevanın isteği şehvetler ve Allah yolunda hizmeti terk etmektir. Allah Teala ayet-i kerimesinde şöyle buyuru:
    “ Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise şüphesiz cennet yegane barınaktır.”9

    Dünya ise kendi işlerinin ahret işlerinden önde tutar ve hatta sadece kendi işlerinin yapılmasını ister. Allah (c.c) ayet-i kerimesinde şöyle buyurur:

    “ Azana ve dünya hayatını ahreti tercih edene, şüphesiz cehennem tek barınaktır.”10
    İşte bu dört şey aradan kalktığı zaman kişi Rabbine kavuşur yani marifatullaha erer, kısacası ariflerden olur. İblis’e ve onun isteklerine boyun eğen kimse, adeta dininin elden çıkması için konuşturmuş olur. Ve onun cezası da iblis gibi ebedi cehennem azabı olur. Nefsini ve onun isteklerine uyan kimse ise isyankar olur. Onun cezası ise ilahi rahmetten ayrılıktır. Hevasına ve onun arzuları olan şehvetlere uyan kişinin hesabı pek çetin olur. Dünyaya ve onun isteklerine tabi olan kimsese hem dünyasını kaybeder hem de ahretini. Allah Teala ayet-i kerimesinde, “o, dünyasını da, ahiteni de kaybetmiştir.”11 buyurmuştur.

    Nefsine uyan kimse vera ve takvayı kaybeder. Hevasına uyan kimse aklını kaybeder. Dünyaya tabi olan kimsenin ahreti de gider. Ayet-i kerimde şöyle buyrulur.

    “Zalimler için bu fena değişmedir!”13

    6 Haşr 59/16.
    7 Bakara 2/268.
    8 Yusuf 12/53.
    9 Nâziat 79/40-41.
    10 Nâziat 79/37-39.
    11 Hacc 22/11.
    12 Zuhruf 43/36.
    13 Keyf 18/50.