Biyografi Hz. Yusuf peygamber hayatı hakkında neler biliyorsunuz?

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve saadet tarafından 20 Eylül 2018 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör


    Hz. Yusuf peygamber hayatı hakkında neler biliyorsunuz?

    Hz. Yusuf peygamber hayatı


    Hz. Yusuf (a.s.) Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberler arasındandır. Onun hayatını anlatan kıssa Kur’an-ı Kerim’de “kıssaların en güzeli” olarak nitelenir. Hz. Yusuf (a.s.), Hz. Yakub’un (a.s.) on iki oğlundan biridir. Hz. Yakub (a.s.), Hz İshak’ın (a.s.), o da Hz. İbrahim’in (a.s.) oğludur. Hz. Yusuf'un (a.s.) annesi, kardeşi Bünyamin'i doğururken vefat etmiştir. Bu nedenden dolayı Yusuf (a.s.) ve Bünyamin öksüz olarak büyümüşlerdi. Anne sevgisinden mahrum kalan bu iki kardeşe Hz. Yakup (a.s.) daha fazla özen gösteriyor, onları çok seviyordu. Yusuf’un (a.s.) ağabeyleri, babalarının Yusuf’a (a.s.) gösterdiği ilgiyi kıskanıyor, hatta ondan nefret ediyorlardı. Buna karşılık Yusuf (a.s.) kardeşlerinden daha olgun bir karaktere sahipti ve ağabeylerinin hepsine saygı duyuyordu.

    Bir sabah Yusuf babasına “...Babacığım! Rüyamda on bir yıldız, güneş ve ayın bana secde ettiklerini gördüm...” diyerek rüyasını anlattı. Babası “...‘Yavrum’, dedi. Rüyanı kardeşlerine anlatma. Olur ki sana karşı bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.”43 diyerek Yusuf’a nasihat etti.


    ileri zamanlarda büyük kardeşlerin Yusuf’a (a.s.) düşmanlıkları daha da çoğaldı. Onu öldürmek istediler. Fakat babalarından çekindikleri için “İçlerinden biri: ‘Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Böyle yaparsanız yolculardan bulup onu alan olur.’ dedi.”44 Böylece onu öldürmeden Yusuf’tan kurtulacaklar ve babalarının sevgisini üzerlerinde toplayacaklardı.

    Bu arzularına ulaşmak için Yusuf’un (a.s.) ağabeyleri babalarından gezmeye gitmek bahanesi ile izin aldılar. Yusuf’u (a.s.) kırlara götürdüler ve onu bir kuyuya attılar. “Akşamüstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: “Sevgili babamız, biz yarışmak üzere bulunduğumuz yerden ayrılırken Yusuf’u da eşyalarımızın yanında bıraktık. Bir de döndük ki onu kurt yemiş! Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın! ”45 söylediler. Kardeşler bu yalanlarını ispatlamak istemişlerdi. Bunun için Hz. Yusuf’un (a.s.) gömleğine sürdükleri uydurma bir kan izini de babalarına gösterdiler.

    Yusuf (a.s.) kuyuda iken “Bir kervan çıkageldi ve sucularını su kuyusuna gönderdiler, o da kovasını suya attı ve ‘Müjdeler olsun, ne güzel kısmet’ diye bağırdı. ‘Güzel bir oğlan çocuğu bu.’ Ve böylece kervandakiler, Yusuf’u bir ticaret malı gibi sakladılar… Kervan Mısır’a vardığında onu değersiz bir paraya… sattılar.”46

    Zengin bir adam Hz. Yusuf’u (a.s.) köle olarak satın almış ve onu karısına hediye etmiş, . Hz. Yusuf (a.s.) kısa zamanda herkesin sevgisini kazanmıştır. Zengin adamın yanında iyi eğitim almış, bilgisini ve görgüsünü çoğaltmıştı. Biraz daha büyüyüp çocukluktan çıkınca uğradığı bir iftira sonucu zindana atıldı ama tüm zorluklara rağmen hiçbir zaman Allah tealanın isyan etmemiştir.

    Cenab-ı Allah, Yusuf’a (a.s.) zindanda iken peygamberlik görevi verilmiştir. Bu ağır sorumlulukla birlikte Hz. Yusuf (a.s.), Allah teala'dan aldığı vahiyleri zindandaki arkadaşlarına anlatmaya başlamıştır. Ahlaklı kişiliği ve güzel davranışları ile Allah teala'nın inancını ve bunun gereklerini anlatan Hz. Yusuf (a.s.), zindandakilerin de sevgisini ve güvenini kazanmıştı.


    Hz. Yusuf (a.s.), Allah teala kendisine bildirmesi sayesinde rüyaları yorumluyordu. Zindandaki arkadaşları gördükleri rüyaların Yusuf’un (a.s.) söylediği gibi çıktığına şahit oldular. Bir gün Mısır’ın hükümdarı rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördü. Bu rüyanın yorumunu yaptırmak istedi. Ama sarayın bilginleri dahil hiç kimse bu rüyayı tabir edemedi. Bu arada Hz. Yusuf’un (a.s.) çok iyi rüya yorumladığını duyan hükümdar, gördüğü rüyayı anlatması ve yorumunu öğrenmesi için bir görevliyi Hz. Yusuf’un (a.s.) yanına gönderdi. Hz. Yusuf (a.s.), yedi sene bolluk olacağını, peşinden gelen yedi yılın ise kıtlıkla geçeceğini anlattı. Hükümdar bu yorumu beğenmişti.
    Hz. Yusuf’a (a.s.) devlet hazinesinin sorumluluğunu teklif etti. Ama Yusuf (a.s.) kendisine atılan iftira açığa çıkmadan görevi kabul etmeyeceğini söyledi. İftiracı suçunu itiraf edince hazinenin sorumluluğunu kabul eden Hz. Yusuf (a.s.), bolluk yıllarında tüm ambarları buğdayla doldurtup, kıtlık yılları gelince de oradan halka dağıtmaya başlamıştı. Bu tedbirli davranışı onun Mısır’daki konumunu daha da artırdı.

    Hz. Yusuf’un (a.s.) kardeşleri Mısır’da bir devlet görevlisinin yoksul halka erzak dağıttığı haberini almışlardı. Bu nedenle buğday almak için iki kere Kenan ilinden Mısır’a geldiler. Hz. Yusuf (a.s.) onları tanımıştı ama onlar kardeşlerini tanımamışlardı. Hz. Yusuf (a.s.), kendini ağabeylerine tanıtınca yıllar önce yaptıklarından büyük utanç duydular. Hz. Yusuf (a.s.) onları affettiğini söyleyerek ailesinin tamamını Mısır’a davet etti.

    Yusuf (a.s), ailesi Mısır’a vardığında “Anne ve babasını makamına çıkarttı; diğer on bir kardeşi ise Hz. Yusuf’un önünde saygıyla eğildiler. O zaman Yusuf; “Babacığım, işte bu vaktiyle gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozmuştu. Beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim, bana pek çok iyiliklerde bulundu. Doğrusu Rabbim, dilediğine lütufkârdır. O şüphesiz, bilendir, hâkimdir.”47 dedi. Böylece İsrailoğullarının tarihinde Mısır dönemi başlamış oldu. Hz. Yusuf (a.s.) hayatı boyunca yaşamış olduğu zorluklara karşı üstün bir ahlak örneği sergilemiştir. Kardeşlerinin kendisine yaptığı kötülükleri affetmiş, karşılaşmış olduğu zorluklara sabretmiş, Allah Teala'nın güvenmiştir.

    43 Yûsuf suresi, 4-5. ayetler.
    44 Yûsuf suresi, 10. ayet.
    45 Yûsuf suresi, 16-17. ayetler.
    46 Yûsuf suresi, 19-20. ayetler.
    47 Yûsuf suresi, 100. ayet