Biyografi Hz. Osman'ın (r.a.) Hayatı Kısaca Biyografisi

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Lasey tarafından 21 Aralık 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Hz. Osman'ın (r.a.) Hayatı Kısaca Biyografisi

    Hz. Osman (r.a.) Fil olayından altı yıl sonra Taif’te doğdu. Babası affan b. el-as, annesi ise Peygamberimizin halasının kızı Erva’dır. Hz. Osman (r.a.) orta boylu, geniş omuzlu, yakışıklı, zarif endamlı ve beyaz tenliydi. Gür saçı ve sakalı vardı. Bazen sakalına kına sürerdi. Büyük mal ve servet sahibi, hassas, nazik, güzel huylu, yufka yürekli, tatlı dilli ve güler yüzlü biriydi.81 Gençliğinde babasının yanında ticaretle uğraşan Hz. Osman (r.a.) İslam öncesinde Mekke’nin önemli tüccarlarından ve en faziletli insanlarından biriydi. Terbiyeli, erdemli, soylu ve toplumda saygı duyulan bir insandı. Müslüman olmadan önce putlara tapmamıştı. Çirkin bir davranışta bulunmamış ve sarhoş edici hiçbir içecek içmemişti. Hz. Osman (r.a.) içkiden uzak durmasının sebebini şöyle ifade etmiştir: “İçki, aklı giderir. akıl ise allah’ın verdiği en değerli hazinedir. İnsan zorluk karşısında galip gelerek değil, aklıyla yükselir.”82

    Hz. Osman (r.a.) İslamiyet’in ilk yıllarında, Hz. Ebu Bekir’in (r.a.) vasıtasıyla Peygamber Efendimizin (s.a.v.) huzurunda iman etti. Böylece ilk on Müslümandan biri oldu. Bu sırada otuz dört yaşındaydı. Müslüman olduktan sonra Sevgili Peygamberimize (s.a.v.) şunları söyledi: “Ey Allah’ın Resulü! Şam’dan daha yeni geldim. Mu’an ve ez-Zerka denen yerlerin arasında bir yerdeyken uyuyakaldım. Rüyamda bir kişi ‘Ey uyuyanlar, uyanın! Ahmet, Mekke’de ortaya çıktı.’ diye nida ediyordu. Mekke’ye gelince senin peygamberliğini duydum.”83 Mekke’nin ileri gelenlerinden biri olan Hz. Osman’ın (r.a.) Müslüman olması, Kureyş içinde yankı uyandırdı. Hz. Osman’ın (r.a.) Müslüman olduğunu duyunca amcası, onu bir direğe bağladı ve dövmeye başladı. “Eski dininden dönüp Muhammed’in dinine girdiğin için seni bu direğe bağlıyorum. Tekrar atalarının dinine dönmedikçe salıvermem!” dedi. Hz. Osman (r.a.) ise amcasına: “Vallahi ey amca, ne yaparsan yap! Ben hak ve hakikat dinini asla bırakmam!”84 diyerek cevap verdi. Müşrik amcasının günlerce süren işkencesine Hz. Osman (r.a.) iman ile sabretti. Yeğeninin iman dolu yüreği karşısında amcası, onu salıvermekten başka bir şey yapamadı ve ipleri çözdü. Hz. Osman (r.a.) da “allah bir, Resul’ü hak ve ben Müslümanım!”85 diyerek imanını ifade etti. Hz. Osman (r.a.) Peygamberimizin kızı olan eşi Hz. Rukiyye (r.a.) ile birlikte Habeşistan’a hicret etti. Resulullah hicret için onların birlikte yola çıktığını duyunca haklarında şunları söyledi: “Onların dostu ve hakimi Allah’tır. Osman, Lut’tan (a.s.) sonra ailesiyle birlikte hicret eden ilk kimsedir.”86 Hz. Osman (r.a.) Habeşistan’dan hanımıyla birlikte Mekke’ye döndükten bir müddet sonra Medine’ye de hicret etti. Böylece her iki hicretin de faziletini elde etmiş oldu.

    Hz. Osman (r.a.) yüksek ahlaki meziyetlere sahipti. Son derece edep ve hayA sahibi biriydi. Hz. Aişe’nin rivayetine göre, bir gün Resulullah, üzerine bir örtü çekmiş olduğu halde istirahat ediyordu. O sırada Hz. Ebu Bekir kapıya geldi, içeri girmek için izin istedi. Resulullah tavrında bir değişiklik yapmadan içeri girmesine izin verdi. Sonra soracağını sorup gitti. Daha sonra Hz. Ömer geldi, o da soracağını sorup gitti. Ona da aynı şekilde halini değiştirmeden izin verdi. Ondan sonra Hz. Osman, huzura girmek için izin istedi. Bu defa Resulullah hemen doğruldu, toparlandı. Bunun üzerine Hz. Aişe: “Ey allah’ın Resulü!” dedi, “Ebu Bekir ve Ömer için toparlanmadığınız halde, neden Osman gelince halinizi değiştirdiniz?” Allah Resulü şöyle cevap verdi: “Çünkü Osman çok hayAlı birisidir. Kendisinden meleklerin bile haya ettiği bir kimseden ben haya etmeyeyim mi?!” (Müslim, Fezâilu’s-Sahâbe, 26-27.) Hz. Osman (r.a.) çok zengin olduğu gibi çok da cömert bir insandı. Hicretten sonraki yıllarda Medine’de içme suyu sıkıntısı yaşandığında Rume Kuyusu’nu yüksek bir fiyatla 35.000 dirheme satın aldı ve Müslümanların kullanması için vakfetti. aynı şekilde Tebük Seferi hazırlıkları yapılırken orduya en büyük yardımı o yaptı. Hz. Ebu Bekir (r.a.) halifeliği zamanındaki bir kıtlık sırasında yüz deve yükü buğday, kuru üzüm, zeytinyağı getiren kervanındaki mallarının tamamını muhtaç olan Müslümanlara dağıttı. Talha b. Ubeydullah’ta (r.a.) olan 50.000 dirhem alacağını, zor durumda olduğu için, ona bağışladı. Etrafındaki yerleri satın alıp Mescid-i Haram’ı genişletti ve Harem’in89 sınır taşlarını yeniletti. Mescid-i Nebevi’yi yenilerken de kendi malından 10.000 dirhem harcadı.

    Hz. Osman (r.a.), Sevgili Peygamberimizin kızı Rukiyye (r.a.) ile evliydi. Hz. Rukiyye’den (r.a.) “abdullah” adını verdiği bir çocuğu dünyaya gelince künyesi “Ebu abdullah” oldu. ancak Hz. Rukiyye (r.a.), yakalandığı ağır bir hastalık sebebiyle vefat etti. İlerleyen zaman içinde Peygamber Efendimiz kızı Hz. Ümmü Gülsüm’ü (r.a.) de Hz. Osman’a (r.a.) nikahladı. Bundan dolayı Hz. Osman (r.a.) “Zinnureyn (iki nur sahibi)” lakabıyla anıldı. Güçlü bir hafızası ve etkileyici hitabeti vardı. Vahiy kAtipliği yaptı. Kur’an-ı Kerim’i ezberledi. Hz. Osman (r.a.) Hz. Ömer’den (r.a.) sonra halife olarak seçildi ve herkes ona biat etti. Hz. Osman’ın (r.a.) İslam dinine yaptığı en büyük hizmetlerden biri de Kur’an-ı Kerim’i çoğaltmasıdır. Hz. Peygamber zamanında Cebrail’in (a.s.) vasıtasıyla inen ayetler, vahyin devam etmesi sebebiyle mushaf haline getirilememiştir. Sahabe tarafından ezberlenmiş ve vahiy katipleri tarafından işlenmiş deri, beyaz taş, deve ve koyunların kürek kemikleri, tahta parçaları, hurma ağaçlarının yaprakları, kumaş ve bez parçaları gibi malzemeler üzerine yazılmıştı. İlk halife Hz. Ebu Bekir (r.a.) Kur’an-ı Kerim ayetlerini bir araya toplaması için vahiy kAtibi olan Zeyd b. Sabit’i (r.a.) görevlendirdi. Zeyd b. Sabit (r.a.) Kur’an ayetlerini toplayarak bir mushaf haline getirdi. Hz. Osman (r.a.) ise Zeyd b. Sabit’in (r.a.) başkanlığındaki bir heyete, bu mushafı çoğaltma görevi verdi. Çoğaltılan mushaflar, Medine İslam Devleti’nin vilayeti konumundaki Kufe’, Basra, Şam, Mekke, Yemen ve Bahreyn’e gönderildi. Böylece Kur’an-ı Kerim, indirildiği gibi hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar ulaştı.

    Hz. Osman döneminde İran, Kafkasya ve afrika’da fetihler devam etti. İlk donanma oluşturularak akdeniz’de büyük stratejik önemi olan Kıbrıs adası alındı. Bizans İmparatorluğu’na karşı büyük zaferler kazanıldı. Fethedilen topraklarda adalet ve düzen tesis edildi. Hz. Osman, on iki yıl halifelik yaptı. Halifeliğinin son zamanlarında genişleyen İslam topraklarında bazı fitneler ortaya çıktı. Fitneci bir kısım insanlar, Medine’ye gelerek Hz. Osman’ın evini kuşattı. Hz. Osman’ın yanında 700 kişi vardı, Hz. Osman bozguncuları dağıtabilirdi. Fakat o çok merhametli biriydi. Ümmetin arasında kan dökülmesini istemedi. ancak fitneciler bir gece gizlice Hz. Osman’ın (r.a.) evine girerek onu Kur’an-ı Kerim okurken şehit etti.92 Vücudundan akan kan “… Onlara karşı allah sana yeter…” mealindeki Bakara suresinin 137. ayeti üzerine damladı. Hz. Osman (r.a.) 656 yılında şehit edildi. Medine’deki Cennet-ül Baki kabristanına defnedildi.