Hz. Ömer Faruk (r.a) Böyle Seslendi

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Abdullah tarafından 22 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. Abdullah

    Abdullah Süper Moderatör Süper Moderatör

    Hz. Ömer Faruk (r.a) Böyle Seslendi
    Hz.Ömer (r.a) halifelik döneminde halka seslenişi

    Hz. Ömer r.a. vergi işlerini denetlemek için gittiği “ Câbiye ” denen mevkide, bir kiliseden getirilen kürsünün üzerine çıkarak halka şöyle seslenmiştir:

    Allah Tealâ’ya hamd ü sena ve Rasulü’ne salât ve selamdan sonra ..

    Ey insanlar! Gizli hallerinizi ıslah edin ki, Allah Tealâ da aleni hallerinizi ıslah etsin. Ahiretiniz için amel edin ki, dünya işleriniz de düzene girsin.

    Ey insanlar! Kur’an okuyun ve onu tanıyın (içindekileri öğrenin) ve onunla amel edin ki, ehl-i Kur’an olasınız.

    Hiç bir hak sahibinin, Allah Tealâ’ya ma’siyet anlamına gelen konularda kendisine itaat edilmesini isteme hakkı yoktur.

    Dikkat edin! Hak söz söyleme ve hakkı hatırlatma, eceli yakınlaştırmayacağı gibi, rızkı da uzaklaştırmaz. (Öldürülme veya bir rızıktan mahrum kalma ihtimali sizi hak sözü söylemekten alıkoymasın.) Bilin ki kul ile rızkı arasında bazı perdeler vardır. Kişi eğer sabrederse rızkı kendisine gelir. Şayet acelecilik gösterirse perdeyi yırtmış olur ve daha fazla rızka nail olabilecek iken, daha azı ile karşılaşır.

    Dikkat edin! Allah Tealâ’nın bana takdir ettiği bu işte (hilafette, devlet başkanlığında) ancak şu üç husus bulunursa salah ve esenlik olacaktır:

    - Emaneti eda etmek,

    - Haklının hakkını haksızdan alırken gerektiğinde kuvvet kullanmak,

    - Allah Tealâ’nın indirdikleriyle hükmetmek…

    Dikkat edin! Nail olduğumuz şu dünyalık konusunda salah ve esenliği de şu üç noktada görüyorum:

    - Alındığı zaman haklı bir sebeple alınması,

    - Verileceği yere hakka uygun olarak verilmesi,

    - Meşru olmayan bir sebeple o mal üzerinde tasarrufta bulunulmaması.

    Dikkat edin! Sizin şu mallarınız üzerinde benim konumum, yetimin velisinin konumu gibidir. Müstağni davranırsam, haramdan korunmuş olurum. İhtiyaç içinde olursam, ancak ma’ruf veçhile harcarım; mala saldırıp ağız dolusu yemem, ancak hayvanın ön dişleriyle ısırıp yemesi gibi az bir miktar ile yetinirim.

    Ey insanlar! Sizin benim üzerimdeki hakkınız, zikredeceğim şu hususlardadır:

    - Allah Tealâ’nın size nasip ettiği ganimetten vergi olarak sadece O’nun rızasına uygun şekilde almak,

    - O mallardan benim elime geçen kısmı, sadece hak yolunda harcamak,

    - Rızkınızı ve maaşınızı inşallah artırmak ve açıklarınızı kapatmak,

    - Sizi tehlikeye atmamak ve (cephede savaşma sürenizi uzatarak) ehl u ıyalinizden tamamen ayrı koymamak.

    (Haline ve işlerine yansıtmadan) Kur’an okuyanların çoğalacağı, güvenilir insanların azalacağı, uzun emel sahiplerinin çoğalacağı ve fukahanın azalacağı bir zamanın gelmesi yakındır. O zamanda insanlar ahiret için amel ediyor görünecek, ancak o amellerle dünyalık peşinde olacaklar. O dünyalık da sahibinin dinini, tıpkı ateşin odunu yeyip bitirdiği gibi yiyip yok edecek.

    Dikkat edin! Sizden kim o zamana kadar yaşarsa Allah’tan ittika etsin ve sabretsin.
    [​IMG]