Hz. Muhammed'in Eşlerine Karşı Davranışları

Konusu 'Hz.Muhammed'in hayatı' forumundadır ve Adile tarafından 20 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    O’nun [s.a.v] hanesi yeryüzünde gelmiş ve geçmiş ve gelecek hanelerin, kurulacak yuvaların en mesudu, en bahtiyarı vede en bereketlisi olmuştur. Efendimizin hanesinde her zaman burcu burcu saadet kokardı. Alemde hiçbir kadın Resulullah [s.a.v.]’in, hanımlarını sevdiği gibi sevilmemiştir. Hiçbir erkek de Resulullah [s.a.v.] gibi sevilmiş değildir. Bu sevgi halesinin elbette bir sebebi vardı. Allah Rasûlü eli altında bulunanlara uyguladığı terbiye usulü ile onların kalplerinde, sonsuz bir alaka ve bağlılık hasıl etmiştir.

    O'nun aile reisi olarak çizdiği portre de hayranlıkla izlenecek mükemmelliktedir.
    Merhametin ve sabrın, inceliğin, anlayışlılığın, hoşgörünün vede sorumluluğun timsalidir, o peygamber.
    Ve bu faziletler belki de hiç kimselerde kendini bu denli güzel ifade edememiştir.

    Cenab-ı Hak katında aile reisinin değeri, hanımına ve yakınlarına verdiği değerle ölçülür.
    Bu konuda Fahri Kainat Efendimiz [s.a.v] [En hayırlınız, aileniz için hayırlı olandır.
    Bana gelince ben, aileme karşı sizden en hayırlı olanınızım.] buyurmaktadır.


    Sevgi ve ilgi: Bir eş ve babanın ailesine olan ilgisinin en mühim göstergesi, onlarla birlikte zaman geçirmesidir. Fahri Kainat Efendimiz [s.a.v], buna itini eder, ne ibadeti, ne arkadaşlarıyla geçirdiği zaman ne de dünya meşguliyeti buna mani olmazdı. O, ailesi ile birlikte olduğunda, onlarla sohbet eder, hal ve hatırlarını sorar, şakalaşır ve eğitmeye çalışırdı.


    Rivayetler, Kainat Efendimiz [s.a.v.]’in ailevi sohbeti 2 istikamette oluştuğunu gösterilmektedir: Birincisi, aile bireylerinin her biri ile şahsen teması ve hususi sohbeti; İkincisi ise aile bireylerinin tümünü birbirleriyle temas ve sohbeti.

    Bu her iki sohbetin, günlük siyasi ve irşadi faaliyet ve diğer meşguliyetler içerisinde ihmale uğramaması için
    Hazireti Peygamberin [s.a.v.] birkaç kesin prensibe yer vermiştir.

    Eşleriyle geçireceği gece, belli bir esasa bağlanmış, kur’a ile tesbit edilen bir sıra ile her gece birinin yanında kalmak, prensip olmuştur.
    Nevevi’nin açıklamasına göre kadın hayızlı halde olsa bile sohbet nöbetinde atlama yapılmamıştır.

    Dahası her sabah mescitten çıktıktan sonra ve her ikindi vakti namaz kıldıktan sonra eşlerinin her birine teker teker ziyaretler yapar, alışılan muayyen bir müddet boyunca onlarla sohbet ederdi.

    Bir de özellikle âilenin bir araya gelmesini sağlamak maksadıyla her akşam, bütün hanımlar, Kainat Efendimiz [s.a.v.], o gece kimin yanında geceleyecek ise, topluca oraya gelirler, sohbet ederlerdi. Bu toplantılarda Rasulullah [s.a.s.]’ın zevcelerine ibretli kıssalar anlattığı, hepsinin güldürücü şakalar yaptığı rivâyet edilmiştir.Resulullah [s.a.v.], günlük sabah ve ikindi ziyaretlerine gider, selam verir, elini omuzlarına veya başlarına koyarak öper, hal ve hatır sorup meseleleriyle alakadar olurdu.
    Ondaki bu incelik, eşlerinin ruhlarına bütün letafeti ve nuraniyetiyle sirayet etmiş olacak ki, bir değil bir çok hanım birbirlerine aynı zarafetle yaklaşmışlardır.