Hz. Muhammed (s.a.v)'in ailesinin örnek davranışları nelerdir?

Konusu 'Hz.Muhammedin hayatı' forumundadır ve Lasey tarafından 15 Eylül 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Hz. Muhammed (s.a.v)'in ailesinin örnek davranışları nelerdir?

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) gibi onun ailesi de bizler için örnektir. Onlar, aile ilişkilerinde her zaman Kur’an’ın ortaya koyduğu ilkelere uygun davranmışlardır. Sevinç ve sıkıntılarını birbirleriyle paylaşmışlar, akraba ve komşularıyla her zaman iyi ilişkiler içinde olmuşlardır. Hz. Muhammed (s.a.v.) ve ailesi israftan kaçınmaya önem vermiş, fakir ve muhtaçları koruyup gözetmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) ve ailesinin bizler için örnek olabilecek pek çok seçkin özelliği vardır. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.) ve aile bireyleri birbirleriyle iyi geçinir, iyi ve kötü günlerinde birbirlerinedestek olurlardı. Peygamberimizin (s.a.v.) ailesinde sevinç ve üzüntüler paylaşılırdı. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) zaman zaman Mekke yakınlarındaki Nur Dağı’na giderdi. Burada derin düşüncelere dalar, Allah’a (c.c.) dua ederdi. İşte böylesi günlerden birinde, Peygamberimize (s.a.v.) ilk vahiy geldi. Daha önce hiç yaşamadığı böylesi bir durum, Peygamberimizi (s.a.v.) oldukça endişelendirdi. O, karşılaştığı bu sıkıntılı olayı öncelikle eşi Hz. Hatice’yle (r.a.) paylaştı. Hz. Hatice (r.a.) Peygamberimize (s.a.v.) destek olup moral verdi ve onun sakinleşmesini sağladı. Peygamberimiz (s.a.v.), her baba gibi çocukları olunca çok sevinmiştir. Onların sağlıklı bir şekilde yetişmesi için büyük bir çaba harcamıştır. Örneğin, Hz. Muhammed (s.a.v.), oğlu İbrahim doğduğunda çok sevinmiştir. Onun doğumunu kendisine müjdeleyen Ebû Rafi’ye hediye vermiştir.


    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bayramları, çeşitli eğlenceleri aile bireyleriyle birlikte kutlamıştır. Örneğin, Hz. Aişe (r.a.) ile Habeşlilerin oynadığı oyunları izlemiştir.

    Peygamberimiz (s.a.v.) cömert bir insandı. O ve ailesi, muhtaç ve kimsesizlere yardım etmeye önem verirdi. Yakınlarını ve komşularını sahip oldukları imkânlardan faydalandırırdı. Peygamberimiz (s.a.v.), evine gelen misafirleri güler yüzle karşılardı. Onları en güzel şekilde ağırlamaya özen gösterirdi. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ailesinde misafirlere her zaman cömert davranılırdı.
    Hz. Muhammed (s.a.v.) çok sevilen ve saygı gören bir insandı. Ayrıca Peygamberimiz (s.a.v.) bütün Müslümanların önderiydi. Bu nedenle onun evine sık sık misafir gelirdi. Peygamberimiz (s.a.v.) de misafirlerini güzel bir şekilde ağırlardı. O, zaman zaman misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder, bunu yapmaktan da mutlu olurdu. Örneğin, bir gün Peygamberimize (s.a.v.) Habeşistan’dan bir grup insan misafir olarak geldi. O ve aile fertleri, gelen misafirlere hemen yiyecek ve içecek ikram ettiler. Onların rahat etmeleri için ellerinden gelen çabayı gösterdiler. Misafirlerine karşı cömert oldular. Hz. Muhammed (s.a.v.) ve aile bireyleri, evlerine sık
    sık yoksul, muhtaç ve kimsesizleri de misafir ederlerdi. Zor durumda kalanlara yardım etmekten, muhtaç durumda olanların ihtiyaçlarını karşılamaktan mutlu olurlardı.

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), Mescid-i Nebi’nin bitişiğindeki odalarda (suffe) kalan ve burada öğrenim gören yoksul gençleri zaman zaman evine davet ederdi. Onlara ikramda bulunurdu. Onun evinde gerek Medineliler gerekse Medine dışından gelen misafirler hiç eksik olmazdı. Hz. Peygamber (s.a.v.) ve ailesi, misafirlerini imkânları ölçüsünde en iyi şekilde ağırlamaya özen gösterirdi. Peygamberimiz (s.a.v.) bizlere de misafirleri güzel bir şekilde ağırlamayı öğütlemiştir. Onun bu konuyla ilgili çeşitli hadisleri vardır. Örneğin, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuyla ilgili bir hadisinde, “Allah’a ve ahiret gününe inanan, misafirlerine ikram etsin...”(Müslim, Edeb, 18.) buyurmuştur.

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) ve ailesi akrabalık ilişkilerine büyük önem vermiştir. Allah Resulü (s.a.v.); amcalarını, sütannesini, halalarını sık sık ziyaret etmiştir. Yaşlı akrabalarını koruyup gözetmiştir. Bayramlarda, üzüntülü zamanlarında akrabalarının yanında bulunmuştur. Onların sevinç ve üzüntülerini paylaşmıştır. Çevresinde bulunan kişilere ve bizlere, akraba ilişkilerini en güzel şekilde sürdürmeyi tavsiye etmiştir. O, bir hadisinde akrabalık bağlarını sağlam tutmanın önemini şöyle belirtmiştir: “Kim rızkının bollaşmasını ve ömrünün uzamasını isterse akraba ziyaretine önem versin.”(. Tirmizî, Birr, 49)

    Her konuda olduğu gibi komşuluk ilişkilerinde de Peygamberimiz (s.a.v.) ve ailesi bizim için en güzel örnektir. Çünkü Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ve aile fertleri, komşularıyla daima iyi geçinmiştir. Onlar, sıkıntıları olduğunda komşularına yardımcı olmuşlardır. Sevinçli ve üzüntülü zamanlarında komşularıyla birlikte olmaya özen göstermişlerdir. Evlerinde pişen yemekten zaman zaman komşularına da ikram etmişlerdir. Yaşlı ve yoksul komşularına her zaman destek olmuşlardır. Bir gün Hz. Aişe (r.a.) Peygamber Efendimize (s.a.v.), “Ya Resulallah! İki komşum var. Hangisine önce ikramda bulunayım?” diye sormuştur. Allah
    Resulü (s.a.v.) de “Kapısı sana en yakın olana önce ikram et.” (Buhârî, Edeb, 32.) buyurmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ailesi, komşularını gözetirken inanç ayrımı yapmamıştır. Müslüman olsun, gayrimüslim olsun bütün komşularına iyi davranmıştır.


    Peygamberimiz (s.a.v.) ve ailesi yetimlere, yoksullara her zaman yardım etmiş, onlara destek olmuştur. Kendisi de yetim olarak büyüyen Peygamberimiz (s.a.v.), yetimlerin korunup gözetilmesine ayrı bir önem vermiştir. Resulullah (s.a.v.) ve ailesi, sahip oldukları para, yiyecek, giyecek gibi imkânlardan yoksulları da yararlandırmıştır. Yoksul, yaşlı ve muhtaç durumda olanları her zaman gözetmişlerdir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), çeşitli hadislerinde bizleri de bu konuda duyarlı olmaya teşvik etmiştir. Örneğin, bir hadisinde, “Müslümanların evlerinin en hayırlısı, içinde yetime iyilik ve ikram edilen evdir. Müslümanların evlerinin en kötüsü, içinde yetime kötü davranılan evdir.”(. Buhârî, Edeb, 39) buyurmuştur. Hz. Muhammed (s.a.v.), başka bir hadisinde ise eşi Hz. Aişe’ye (r.a.) hitap ederek şöyle buyurmuştur: “Ey Aişe! Hiçbir zaman yoksul ve muhtaç durumda olanı kapından boş çevirme. Verebileceğin tek bir hurma dahi olsa ona yardım et…” ( İbn-i Mâce, Zühd, 6.)