Hz Muhammed'in Kısa Hikayeleri Amanın Yanında Hicabı Korumak! Ümmi Seleme şöyle diyor: Peygamber (s.a.v)in huzurunda idik. Meymune isminde olan hanımlarından birisi de orada idi. Bu esnada ama (kör) olan İbn-i Ümmi MektumPeygamberimiz ın huzuruna geldi.Peygamberimiz (s.a.v) bana ve Meymuneye: İbn-i Ümmî Mektumun karşısında hicabınızı (kendinizi) koruyun. buyurdu. YaPeygamberimiz ! O ama değil midir, hicaplı olmamızın ne anlamı vardır? dediğimizde de şöyle buyurdular: Siz de mi körsünüz? Siz onu görmüyor musunuz? İki Meleğin Haline Gülüyorum Bir gün Peygamberimiz (s.a.v) gülümseyerek göğe bakıyordu, bir adam Hazretin gülmesinin sebebini sorunca,Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurdular: Evet göğe bakıyordum, iki meleğin hali beni güldürdü, onlar kendi yerinde ibadetle meşgul olan mümin bir kulun gece gündüz yaptığı ibadetlerinin mükafatını yazmaları için yeryüzüne indiler, fakat onu, hasta olduğundan dolayı ibadetgahında bulamayınca, göğe çıkıp, Hak Tealaya şöyle arz ettiler: Ey Rabbimiz! Biz o mümin kulun ibadetini yazmak için her zamanki gibi onun ibadetgahına gittik, fakat onu orada bulamadık, hastalık yatağına düşmüştü. Allah Teala, o meleklere cevabında şöyle buyurdu: O mümin kul, hastalık yatağında olduğu sürece, her gün ibadetgahında olduğu zaman ona yazdığınız her günün sevabı miktarınca ona sevap yazın. Hastalık yatağında olduğu müddetçe onun hayır amellerinin mükafatı bana aittir; onun mükafatını ben vereceğim. Rahmet Etmeyene Rahmolunmaz Ebu Hureyre dedi ki peygamberimiz (s.a.v)ın huzurunda bulunuyorduk. Bu arada Hazret durmadan henüz küçük yaşta olan Hasan ve Hüseyini öpüyordu. Hazretin bu hareketini gören Uyeyne: Peygamberimiz (s.a.v), benim on çocuğum vardır. Ben şimdiye kadar onların hiçbirini asla öpmemişim dedi. Hazret bu sözü duyunca çok sinirlendi, öyle ki çehresinin rengi değişti ve: Kim rahmetmezse, ona rahmolunmaz; eğer Allah rahmeti kalbinden almışsa, benim sana yapacak bir şeyim yoktur; kim, küçüklerimize rahmetmez, büyüklerimizi de saymazsa, o bizden değildir buyurdu. Sıraya Riayet Edin Ali (a.s) şöyle buyuruyor: Bir gün Peygamberimiz (s.a.v) ayaklarının üzerine yorgan örtmüş ve istirahata çekilmişti. Bu arada Hasan su istedi. Resullullah (s.a.v) hemen yerinden fırladı ve devemizden bir kaba biraz süt sağıp onu Hasana (a.s) verdi. Bunu gören Hüseyin (a.s) yerinden fırlayıp sütü almak istedi. Ama Peygamberimiz (s.a.v) ona mani olup sütü Hasana verdi. Bu arada durumu seyretmekte olan Fatıma: YaPeygamberimiz ! Güya Hasanı daha çok seviyorsun dedi.Peygamberimiz cevaben buyurdular ki: Hayır öyle değildir. Benim Hasanı savunmamın sebebi, öncelik onun hakkı olduğu içindir. Çünkü O, daha önce su istemişti, sırayı riayet etmek gerekir. Yoksa kıyamet günü ben, sen, bu ikisi ve şu yerde yatan (Ali) hepimiz bir mekanda olacağız buyurdu.