Hz. İsmail'in Kurban Edilmesi Hadisesi

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve Lasey tarafından 7 Şubat 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Hz. İsmail’in Kurban Edilmesi Hadisesi Kısaca

    Hz.-İsmailin-Kurban-Edilmesi.

    Hz. İsmail yedi yaşına bastığı sıralarda Hz. İbrahim, rüyasında oğlu İsmail’i Allah için kurban ettiğini görmüştü. Bu rüya üç defa tekrarlanınca Hz. İbrahim bunun Allah’tan gelen bir emir olduğunu anladı ve oğlunu kurban etmek üzere Mekke’ye gitti. Onu annesinin yanında buldu. Oğluna, “Yavrucuğum! Bir ip ve büyük bir bıçak al. Sonra, şu vadiye gidelim de ev halkına odun toplayalım” dedi. Daha sonra Hz. İsmail’e durumu anlattı; rüyasında Allah Teâlâ’nın kendisine oğlunu kurban etmesini emrettiğini söyledi. Hz. İsmail babasına hiç itiraz etmeden “Babacığım, Allah’ın sana emrettiği ne ise onu yap!” diyerek teslimiyetle karşılık verdi. Bunu üzerine Hz. İbrahim, oğlunu Allah yolunda kurban etmek üzere yere yatırdı ve onu kesmeye çalıştı. Fakat bıçak kesmedi.


    Bu hadise Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle anlatılır: “İbrahim: ‘Ey Rabb’im! Bana, salihlerden bir oğul ihsan et!’ diye dua etti. Biz de ona, çok uysal bir oğul müjdesini verdik. Artık, o oğul, İbrahim’in yanında koşma çağına erince, babası: ‘Oğulcağızım! Ben, seni rüyamda kurban ettiğimi görüyorum! Ne düşünürsün?’ dedi. Oğlu: ‘Babacığım! Sana verilen emir ne ise onu yap! İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın!’ dedi. Böylece ikisi de, Allah’ın emrine boyun eğdiler. İbrahim, onu alnı üzere yatırdı. Biz, ona: ‘Ey İbrahim! Sen, rüyana sadakat gösterdin. Şüphesiz ki biz, salih amel işleyenleri böyle mükâfatlandırırız!’ diye seslendik. Gerçekten de bu, apaçık ve kesin bir imtihandı. Ona büyük bir kurbanlık fidye verdik. Sonra gelenler arasında, ona iyi bir nam bıraktık. Selâm olsun İbrahim’e! Biz, iyi hareket edenleri, işte böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten de o, inanmış kullarımızdandı. Ona, salihlerden bir Peygamber olmak üzere de, İshak’ı müjdeledik. Hem ona, hem İshak’a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden, iyi hareket edeni de, nefsine apaçık zulüm edeni de vardır.”