Hz. İbrahim a.s Kurban Teslimiyeti

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Beyza tarafından 19 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Kurban Teslimiyettir ,Teslim olmaktır
    Sevgili Rahmet Denizi Kurbana az kaldı Kurban deyince aklımıza ne gelir,?
    Ben iki kurbanlık babanın oğluyum" diyerek, "teslimiyet"in ruhumuza nakşettiği mükafatları müjdeleyen İki Cihan Serveri'nin ümmetiyiz.
    Bayram! Kurban Bayramı!
    Artık, "Bismillah, Allâhu Ekber"le İblis'in saltanatına son verme zamanı!
    Hepimiz birer İbrahimiz! O'nun yolunda İsmailimizi kurban edebiliriz.
    Bizim İsmailimiz kim?
    Gururumuz, kibirimiz, şanımız, şöhretimiz, canımız, malımız, ailemiz, evlatlarımız, ruhumuz, gençliğimiz, güzelliğimiz...
    Madem İbrahimiz! İblis'i yenmeliyiz! Hiç tereddüt etmeden içimizdeki İsmail'i kurban etmeliyiz! Tıpkı Hz. İbrahim gibi!
    Hz. İbrahim de öyle yapmadı mı?
    Ulvî emre boyun eğip, İblis'i yenmedi mi?
    Baba ile oğulun kıssasını hatırlayalım. Ve bu kıssayı hiç ama hiç unutmayalım!
    Put yontan bir babanın evinde; özgür ve aydın bir genç!.. Ve onun evinde, samimi, soylu bir kadın: Sare. Ömrünün yüz küsur yılını; savaş, Nemrud'un zulmüne isyan, cehalet toplumuyla kavga, putperestlerle mücadeleye adayan bir ihtiyar! Büyük ilahî risaletinin sonunda, bir oğlunun olmasını arzulayan kutlu bir adam!
    Umutsuz, ama sonuçsuz olmayan bir arzu!..
    Ve bütün ömrünü Kendi yolunda geçiren; vefalı kulun umutsuzluk, yalnızlık ıstırabına merhamet! Hanımı Sare'nin, Habeşli cariyesi Hacer'den nûr topu gibi bir evlat!
    İsmail!..
    Yüz küsur yıl beklenen bir oğul!
    Dile kolay yüz yıl!
    Sevgi nûruyla İbrahim'in yalnızlığına merhem olan oğul İsmail için, Âdemoğlu yaşadıkça unutulmayacak bir ferman:
    "Ey İbrahim! Kendi elinle bıçağı İsmail'in boğazına daya ve kes!"
    Risalet kahramanı, Allah'ın mütevazı kulu, tarihin en büyük put kıranı, İsmail'in babası İbrahim'e korkunun ilk kez galebe çaldığı an. Tarihin en büyük savaş fatihi artık zayıf, perişan ve bîçare! Fakat buyruk büyük yerden!
    Cihad-ı Ekber!
    Kimi seviyorsun? "İsmail"ini mi yoksa "Allah"ını mı? Hangisini seçiyorsan seç İbrahim!
    "Allah insana şah damarından daha yakındır."
    İbrahim ol! En sevdiğini "kes" emrinin sende oluşturacağı mânâyı tahayyül et!
    "Kes" emrindeki murad nedir? Düşün!..
    Burada İsmail'de tezahür eden murad; aşırı evlat sevgisinin insanı meşgul ederek, Allah sevgisinden alıkoyma tehlikesidir. İbrahim'e nehyedilen İsmail'in aşırı sevgisinin, " kes " emriyle vahye dönüşmesindeki hikmetin sebebinden şu anlaşılmaktadır:
    Senin İsmail'e olan aşırı sevgin, ruhunu ve kalbini tamamen Hakk'ın aşkına vermene, Allah'tan başkasına muhabbet beslemekten uzak durmana engel teşkil edebilir. Yeri geldiğinde, "İsmail'i boğazlamak"taki asıl murad "ifrada kaçan İsmail sevgisini boğazlayarak" Allah'a olan sevgisini ispatlamaktır.
    İblis'in kalbine evlat sevgisi atarak ruhuna mantıklı gelecek deliller üflemesine izin verme!
    Atan Hz. Âdem'e oynanan oyuna gelme!
    İsmail'ini kurban etmek kolay değil, mücadele et!
    Ya Rabbini, ya da İblis'i seçmekten başka çaren yok!
    Hangisini tercih edersin İbrahim!?
    İblis, Âdem'e verdiği o "yasak meyve"den senin de yemeni istiyor.
    Sakın hâ! ..
    İsmail'ini kurban etmekten asla vazgeçme!
    İbrahim ol! İbrahim gibi düşün! Tereddütü bırak, "Büyük Çağrı"ya kulak ver!
    Oyun edenin oyununu boşa çıkar, tam hakkıyla Yaradanına teslim ol!..
    İsmail, büyük kurban !..
    Minâ'nın kayalıkları dibinde baba ile oğulun konuşmasına kulak kesil ! Gönlünü aç! Yeryüzü yaratıldı yaratılalı böyle bir muhabbetin benzerine şahit olmak mümkün değil! İbrahim; vahyin kucağında, Allah'a teslimiyet çemberinde, niyetini İsmail'ine ağzının içindeki incileri unufak edercesine:
    "İsmail, ben rüyada seni kestiğimi gördüm!.." demesindeki inkişafta vücud bulan rahmet sağanağını hatırla!
    Ve yanan baba yüreğinin, gözyaşına dönüşmesi karşısında teslimiyet abidesi İsmail'in:
    "Baba! Hakk'ın emrini yerine getirmede tereddüt etme, teslim ol. Beni de bu işte teslim olmuş bulacak ve inşaallah sabredenlerden olacağımı göreceksin!.." deyişini hatırla!
    Allâhu Ekber!
    Teslimiyet! Kimin teslimiyeti? İsmail'in ruhunda İbrahim'in teslimiyeti!
    İki hâl, ikisi de birbirinden müthiş!
    Babanın oğulu oracıkta yatırışını, hışımla bıçağı kayalara sürüşünü, İsmail'in saçından tutuşunu, kurbanın şah damarının dışarı fırlayışını, İbrahim'in kendini Allah'a havale edişini ve keskin demir parçasının ensede bir daha, bir daha sürüldükçe bîtap düşüşünü hayal et.
    Allâhu Ekber!
    O anda kayaya isabet etse onu paramparça edebilecek bıçak kesmiyor! İbrahim'in gayretleri, İsmail'in teslimiyeti nafile! Ve İsmail sevgisinden arınarak Allah sevgisine iltica eden İbrahim'i ferahlatan ilahi mesaj:
    "Ey İbrahim! Allah İsmail'in boğazlanmasından vazgeçmiş, O'nun yerine kesmen için bir koç göndermiştir. Zira sen buyruğu yerine getirdin!"
    Allâhu Ekber!
    İblis mağlup, İbrahim galip!
    Bu kıssa, insanın Allah'ın kemâlîyetinde varoluşunun öyküsüdür. Vesvese zincirlerinin kırılışı, ruhun arınarak yükselişi, hakikat karşısında sorumlu bir kulun tüm benliklerinden sıyrılarak tutsaklıktan kurtuluşunun öyküsüdür.
    Sonsuz defa selam olsun onlara...
    Unutmayalım ki, bizler "Ben iki kurbanlık babanın oğluyum" diyerek, "teslimiyet"in ruhumuza nakşettiği mükafatları müjdeleyen İki Cihan Serveri'nin ümmetiyiz.
    Kestiğimiz koyun, koç, sığır, deve birer sembolden ibarettir. Asıl kurban yüreklerimizdeki İsmaillerimizdir, Abdullahlarımızdır.
    Kurbanlarımızı ona göre seçmeliyiz, ona göre kesmeliyiz !..
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 17 Nisan 2014