Hz. İbrahim (a.s) Ateşe Atılması ve Tevhid Mucadelesi

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve saadet tarafından 7 Kasım 2018 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör

    Katılım:
    28 Şubat 2014
    Mesajlar:
    3.354

    Hz. İbrahim (a.s) Ateşe Atılması ve tevhid Mucadelesi1.

    Hz. İbrahim’in (a.s) ateşe atıldığı yer olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Balıklı Göl

    Hz. İbrahim (a.s) Ateşe Atılması ve Tevhid Mucadelesi

    Hz. İbrahim (a.s)

    Hz. İbrahim (a.s) peygamberlikle görevlendirilince Allah Teala'nın varlığını ve birliğini çevresindeki insanlara anlatmaya başladı. Ancak başta babası Âzer olmak üzere hiç kimse Hz. İbrahim’e (a.s) inanmadı. Babası ona hakaret etti ve onu yanından kovdu. Buna rağmen Hz. İbrahim (a.s), babasına iyilikle davrandı ve onu affetmesi için Cenab-ı Allah'a dua etti.

    Hz. İbrahim (a.s), o dönemin kralı olan ve ilahlık iddiasında bulunan Nemrut’u da hak dine davet etti. Ondan her şeyi yoktan var eden, öldüren ve dirilten Allah Teala'nın iman etmesini istedi. Nemrut, kendisinin de bunu yapabileceğini iddia etti ve ispat etmek için iki adam getirterek birini öldürdü, diğerini serbest bıraktı. İbrahim’e (a.s) dönerek:

    — Bak! Ben de öldürüp diriltiyorum, dedi. Bu defa Hz. İbrahim (a.s) ona :

    — Allah, güneş’i doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene, deyince Nemrut bocaladı, cevap veremedi.11

    Bu sözlere verecek cevap bulamayan Nemrut çok kızdı. Hz. İbrahim’in (a.s) ateşe atılmasını emretti. Çok büyük ve alevli bir ateş yakıldı. Hz. İbrahim (a.s), Nemrut’un askerleri tarafından ateşe atıldı. Ancak her şeyin sahibi olan Allah (c.c), “Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve esenlik ol!”12 diye emir verdi. Ateş de Hz. İbrahim’i (a.s) yakmadı. Allah Teala'ya inanmayanlar şaşkınlık içindeydiler. Hz. İbrahim (a.s), dünyayı yakacak kadar kızgın olan ateşin ortasında Allah'ya dua ederek secdeye varıyordu.
    Hz. İbrahim (a.s) Ateşe Atılması ve tevhid Mucadelesi.
    Hz. İbrahim (a.s) putların kendilerine bile faydası olmayan cansız varlıklar olduğunu insanların anlamasını istiyordu. Bir bayram günü, insanların bayram eğlencesine gitmesini fırsat bilen Hz. İbrahim (a.s) tapınağa girdi. Buradaki bütün putları kırdı. İçlerinden sadece en büyük ve gösterişli olanı sağlam bıraktı. Elindeki baltayı da o büyük putun omzuna astı.

    Bayram eğlencesinden dönen halk, tapınaktaki putların paramparça edildiğini görünce çok öfkelendiler. Akıllarına ,Hz. İbrahim (a.s) ve onun söyledikleri geldi. Hemen onu çağırarak sordular:
    — Ey İbrahim! Tanrılarımıza bunu sen mi yaptın?

    Bu soruyu bekleyen Hz. İbrahim (a.s) onlara şöyle cevap verdi: Belki de bunu, içlerinden şu büyük olan yapmıştır. Baksanıza balta onun boynunda asılı duruyor. Gidip sorun bakalım ne diyecek!

    Hz. İbrahim’in (a.s) cevabı karşısında ne diyeceğini bilemeyen halk putların cansız olduklarını ve konuşamayacaklarını itiraf etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine Hz. İbrahim (a.s), tevhid inancını tekrar hatırlatıp şöyle dedi:

    — O hâlde konuşamayan, kendilerini koruyamayan putlara neden tapıyorsunuz? Allah’ı bırakıp da size hiçbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara neden kulluk ediyorsunuz? Size de, Allah’ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun! Hâlâ akıllanmayacak mısınız?13

    11 bk. Bakara suresi, 258. ayet.
    12 Enbiyâ suresi, 69. ayet.
    13 bk. Enbiya suresi, 52-67. ayetler.