Biyografi Hz. Hatice Hakkında Detaylı Tüm Bilgiler Kısa Kısa Yer Verilmiştir

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve saadet tarafından 28 Kasım 2018 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör

    Hz. Hatice Hakkında Detaylı Tüm Bilgiler Kısa Kısa Yer Verilmiştir

    Hz. Hatice, miladi 556 yılında Mekke’de dünyaya geldi.

    Hz. Hatice’nin “temiz kadın” anlamına gelen lakabı
    nedir?

    İffetli ve namuslu bir hayat sürmesinden dolayı İslam’dan önce kavmi arasında “temiz kadın” anlamına gelen “Tahire” lakabıyla anılıyordu.

    Hz. Peygamber ile evlenmeden önce iki evlilik yapmış olan Hz. Hatice, sahip olduğu güzel hasletleri sebebiyle ikinci eşinin vefatından sonra da pek çok evlilik teklifi aldı. Fakat o, çocuklarını ve işlerini bahane ederek bu taleplerin hepsini geri çevirdi.

    Hz Hatice hangi kabileden
    Hz. Hatice Esedoğulları kabilesindendi.

    Hz. Hatice, Mekke’nin tanınmış tüccarlarından birisiydi. Bu sebeple Hz. Peygamber’in amcası Ebu Talib, Hz. Hatice’den yeğenini Şam’a gidecek ticaret kervanında görevlendirmesini istedi. Hz. Hatice, doğru sözlü ve güvenilir olduğunu bildiği
    Hz. Muhammed’i (s.a.v.) yardımcısı Meysere ile birlikte ticaret kervanının başında Şam’a gönderdi. Kervan beklentilerin çok üstünde bir kârla geri döndü.

    Hz. Hatice yardımcısı Meysere’nin de anlattığı pek çok özellikleri sebebiyle hayran kaldığı Hz. Muhammed’e (s.a.v.) evlenme teklif etti. Yaptığı teklifi, Resul-i Ekrem’in kabul etmesiyle bu evlilik gerçekleşmiş oldu. Hz. Peygamber evlendiğinde yirmi beş yaşındaydı. Hz. Hatice ise ondan yaşça daha büyüktü.

    Hz. Hatice’nin Hz. Peygamber ile olan evliliğinden kaç çocuğu olmuştur?
    Bu evliliğin ilk meyvesi olan Kasım daha iki yaşında iken vefat etti. Sonrasında sırasıyla Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma adında kızları ile Abdullah adındaki oğlu dünyaya geldi.

    Hz. Hatice, ilk vahiy sonrası Hz. Peygamber’i kimin yanına götürmüştür?

    Hz. Muhammed ile Hz. Hatice’nin evliliklerinin üzerinden on beş yıl geçmişti. Kırk yaşına gelen Hz. Peygamber’e Hira’da vahiy meleği Cebrail (a.s.) gelerek Allah’ın ilk emrini duyurdu: “Yaratan rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan (asılıp tutunan zigottan) yaratmıştır. Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten, (böylece) insana bilmediğini bildiren rabbin sonsuz kerem sahibidir.”95

    Allah Resulü (s.a.v.) bu hadise üzerine korku ve heyecanla Hira’yı terk ederek evine koştu. Hz. Hatice’den kendisini örtmesini istedi. Bir süre dinlenip sakinleşince olup biteni eşine anlattı. Başına bir iş gelmesinden korktuğunu dile getirdi. Evlilik sürecinde eşini iyi tanımış olan Hz. Hatice bu endişe ve korkularının yersiz olduğunu anlatmak için “Öyle deme! Yemin ederim ki Allah hiçbir zaman seni utandırıp üzmez. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, doğru konuşursun, işini görmekten aciz kimselerin elinden tutarsın, yoksulları kayırırsın, misafirleri ağırlarsın, haksızlığa uğrayan kimselere yardım edersin.”96 diyerek onu teskin etti.


    Hatice validemiz daha sonra Hz. Peygamber’i amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’e götürdü. Varaka, Resul-i Ekrem’i dinledikten sonra ona görünen meleğin bütün peygamberlere vahyi ulaştıran Cebrail (a.s.) olduğunu söyleyerek onu müjdeledi. Hz. Peygamber ilahi emri insanlara tebliğ etmekle vazifelendirildiğinde Hz. Hatice eşini tereddütsüz tasdik etti. Böylece o, Müslümanların ilki olma şerefine ulaştı. Hz. Hatice, İslam davetine tepki gösteren müşriklerin zulüm ve haksızlığı karşısında Resulullah’a (s.a.v.) daima destek verdi. Zira Mekkeliler, Müslümanları kuşatma altına aldığında kendisi de Hz. Peygamber ile birlikte üç yıl boyunca yıpratıcı boykota göğüs germek zorunda kaldı. Bu sıkıntılı ve zor zamanda sahip olduğu bütün servetini onun davası uğrunda harcadı.


    Hz. Hatice kaç yılında vefat etti ? Defnedildiği kabristan neresidir?

    Müminlerin annesi Hz. Hatice, boykotun bitiminden altı ay sonra rahatsızlandı. Yaklaşık yirmi beş yıl süren evliliğinin ardından 620 yılında vefat etti ve bugün Cennetü’l-Muallâ ismiyle bilinen Hacun Kabristanı’na defnedildi.

    Hz. Peygamber yaşadığı sıkıntı ve üzüntülerde Hz. Hatice’nin destek ve yardımını hep yanında bulmuştu.
    Allah Resulü (s.a.v.), ne zaman halkı tarafından reddedilmiş olarak eve kederli gelse Hatice validemiz tarafından sevgi ve muhabbetle karşılanır, bütün acı ve ıstıraplarını unuturdu. Bu sıkıntılı ve zor zamanı onunla yaşayan fakat hiçbir şeyden şikayetçi olmayan Hz. Hatice’nin konumu, Hz. Peygamber nezdinde müstesna bir yerdedir. Hz. Muhammed eşine duyduğu sevgi ve muhabbetini, “Allah (c.c.) bana ondan daha hayırlısını vermemiştir. Çünkü herkes benim peygamberliğimi inkâr ederken o bana inandı. Herkes beni yalanlarken o, beni tasdik etti. İnsanlar benden mallarını esirgerken o, malı ile bana destek oldu. Üstelik Allah (c.c.), ondan bana çocuk da nasip etti.” 101 sözleri ile açık bir şekilde dile getirmiştir.

    95 Alak suresi, 1-5. ayetler.
    96 Buhârî, Bed’ül-vahy, 3.
    97 İbn Hişam, es-Sîre, C 1, s. 262-263.
    101 Ahmet b. Hanbel, Müsned, C 6, s. 117-118.