Biyografi Hz. Esmâ Bint Ebû Bekir Kimdir? Hayatı Hakkında Bilgi

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Lasey tarafından 18 Ekim 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    İki Kuşaklı Cennet Hanımefendisi: Esma binti Ebi Bekir

    Hz. Esma, Peygamberimizin sadık dostu Hz. Ebu Bekir'in kızı, Hz. Âişe’nin de kız kardeşidir. Mekke’de doğup büyüdü. Babasından hemen sonra İslam ile şereflenerek ilk Müslümanlardan oldu. Mekkelilerin Müslümanlara baskı ve işkence yaptığı zamanlarda büyük bir cesaretle Peygamberimize destek oldu. Baskıların arttığı dönemde Peygamberimiz zaman zaman Hz. Ebu Bekir ile şehir dışına çıkar, günlerce dönmezdi. Onlara yiyecek ve içecek götüren Hz. Esma, Mekke’de olup bitenler hakkında da bilgi verirdi. Hicret sırasında da aynı görevi yaptı.

    Esma binti Ebi Bekir şöyle anlatıyor: “Babam, Medine’ye hicret etmek için hazırlıklara başlamıştı. Bunu görünce Peygamberimiz ve onun için yol azığı yapıp bir heybeye koydum. Bir su tulumuna da içecek hazırladım. Ancak bunların ağızlarını bağlayacak bir şey bulamadım. Kuşağımdan başka bir şey yoktu. Babama,
    – Bunları bağlamak için kuşağımı kullanabilir miyim? dedim.
    – Kuşağını ikiye böl. Biri ile heybenin, diğeri ile su tulumunun ağzını bağla, dedi.

    Dediği gibi yaptığım için İki Kuşaklı (Zâtu’n-nitâkayn) lakabını aldım.” Olanları öğrenen Allah Resulü, “Allah sana, bu kuşak yerine cennette iki kuşak verecektir!” buyurarak onu cennetle müjdeledi. Hicret sırasında Peygamberimizi evinde bulamayan Ebu Cehil, büyük bir öfkeyle Hz. Ebu Bekir’in kapısına dayanıp “Ebu Bekir nerede?” diye bağırdı. Hz. Esma, büyük bir cesaretle kapıya çıktı. Babasının nerede olduğunu bilmediğini söyledi. Aldığı cevaptan hoşlanmayan Ebu Cehil, karşısındakinin genç bir hanım olduğuna aldırmadan var gücüyle bir tokat attı. Hz. Esma, tokadın etkisi ile sendeledi fakat tek bir kelime dahi söylemedi.

    Bu arada Mekke’den ayrılan Allah Resulü, Hz. Ebu Bekir ile Sevr Mağarası’na gizlenmişti. Akıllı ve bir o kadar da cesur olan Hz. Esma, gece olunca gizlice evden ayrıldı. Hazırladığı yemeği onlara götürdü, aynı gece eve geri döndü. Esma (r.a), dikkat isteyen bu tehlikeli görevi, üç gün boyunca yerine getirdi. Hz. Esma, hicretten bir süre önce Peygamberimizin halasının oğlu Zübeyr b. Avvâm ile evlendi. Daha sonra eşiyle birlikte Medine’ye hicret etti. Burada dünyaya gelen oğlu, hicretten sonra doğan ilk çocuktu. Abdullah adını verdikleri oğullarının doğumu, Müslümanlara bayram sevinci yaşattı. Hz. Esma ve ailesi, her şeylerini Mekke’de bıraktıkları için Medine’de çok zor şartlar altında yaşıyorlardı. Cömert biri olan Hz. Esma, yaşam şartlarının zorluğundan dolayı ihtiyaç sahiplerine bir şey veremediği için çok üzülüyordu. Bir gün Allah Resulü’ne, – Ya Resulallah! Evimize yalnızca Zübeyr’in kazanıp getirdiği kadar bir şey giriyor. Onun getirdiklerinden bir miktar da olsa ihtiyaç sahiplerine verebilir miyim? diye sordu. Peygamberimiz: – Ölçülü olarak verebilirsin. Gücünün yettiği kadar hayır kapısını açık tut, buyurdu. İslam toprakları genişlemeye başlayınca maddi durumları düzeldi. Ailesini ve çevresindeki insanları, “Sadaka verin, insanları doyurun, malınızın fazlasını elinizde tutmayın. Elinizde tutarsanız malınız artmaz. İhtiyaç sahiplerine verirseniz yokluğunu hissetmezsiniz” diyerek fakirlere yardıma teşvik etti. Esma binti Ebi Bekir, yüz yaşına kadar yaşadı. Hicretin 73. yılında Mekke’de vefat etti. Kadın muhacirler içinde en son ölen sahabi olarak bilindi. Eğitim sürecini ömrü boyunca aralıksız sürdüren Hz. Esma, güçlü bir zekâya, sağlam bir imana ve eşsiz bir sabra sahipti. Yüz yaşında bile, hâlâ önemli konularda kendisiyle istişare edilen bir hanımdı.