Davud (a.s)'ın vefatı nasıl oldu? Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Hazreti Davud (a.s) , gayret-i diniyyesi pek şiddetli ve namusuna çok düşkün biriydi ve evden çıktığı vakit kapıyı iyice kapatır, dönünceye kadar kimse oraya girmezdi. Birgün yine evden çıktı, kapıyı kapattı… Davud -aleyhisselam- geri döndüğünde evin ortasında duran bir adam gördü. Ona: «–Sen kimsin?» diye sordu. O da: «–Ben, o kimseyim ki, krallardan korkmam ve perdeler (engeller) bana mani olamaz.» dedi. Bunun üzerine Davud -aleyhisselam- «–Vallahi o zaman sen ölüm meleğisin. Allah’ın emriyle hoş geldin.» dedi. Bir müddet sonra da ruhu kabzolundu…” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, II, 419) Hazret-i Davud’un kırk sene devam eden idaresi, İsrailoğulları’nın en parlak dönemidir. Davud -aleyhisselam- Kudüs’ü fethederek, devletine başkent yapmıştı. O, hem hükümdar hem de bir peygamberdi. Bu iki özellik Hak tarafından O’na lutfedilmişti. Kendisinden sonra yerine oğlu Hazret-i Süleyman geçti ve O’na da peygamberlik verildi.