Hz. Alinin Ailesi

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Beyza tarafından 26 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör


    Hz. Alinin Ailesi Hayatı

    Hz. Ali [a.s] ile Hz. Fatıma [a.s] evin işlerini kendi aralarında taksim ettiler.
    Hz. Fatıma [a.s] evin içerisindeki yani hamur yapmak, ekmek pişirmek, evi süpürmek gibi işleri yapmayı üstlendi.
    Hz. Ali [a.s] da odun getirmek vede yiyecek temin etmek gibi evin dışındaki işleri üstlendi.
    Bir gün Hz. Ali [a.s] Hz. Fatıma [a.s]’a şöyle buyurdu:
    Ya Fatıma! Evde yiyecek bir şey var mı?
    Hz. Fatıma [a.s] Hayır! Allah’a andolsun ki, 3 gündür çocuklarım Hasan, Hüseyin açlar vede kendim de bir şey yemedim.
    Hz. Ali [a.s] Neden bana söylemedin?
    Hz. Fatıma [a.s] Babam Resulullah [s.a.v.], sizden bir şey istememi nakletmiştir ve buyurmuştur ki:
    Amca oğlundan asla bir şey isteme.
    Bir şey getirdiğinde al, aksi takdirde O’ndan bir şey isteme!
    Hz. Ali [a.s] bu sözleri duyduktan sonra evden dışarı çıktı ve yolda birisiyle karşılaştı.
    Ailesine yiyecek temin etmek için o adamdan bir dinar borç aldı.
    Bu esnada o sıcak havada Mikdad b. Esved’i çok perişan vede üzgün bir halde gördü.
    Bunun üzerine ona: Ne olmuş? Neden bu sızak vakitte evden dışarı çıkmışsın? diye sordu.
    Mikdad: Açlık beni evden dışarı çıkarmıştır; çocuklarımın ağlama seslerini duymaya tahammül edemedim dedi.
    Hz. Ali [a.s]: Ben de bunun için evden dışarı çıktım.
    Ben bu dinarı az önce borç aldım, onu sana veriyorum vede seni kendime tercih ediyorum buyurdu.
    Sonra parayı Mikdad’a verdi, kendisi ise eli boş eve geri döndü.
    Eve girdiğinde Hz. muhammed [s.a.v.]’in evde oturduğunu, Fatıma [a.s]’ın da namaz kılmakla meşgul olduğunu ve aralarında ise üstü kapalı bir şeyin bulunduğunu gördü.
    Fatıma [a.s] namazını bitirdiğinde, yanlarında bulunan şeyin üzerinden örtüyü kaldırınca, içerisi et ve ekmekle dolu bir kase olduğunu gördüler.
    Hz. Muhammed [s.a.v.] şöyle buyurdu: Fatımacığım! Bu yemek sizin için nereden gelmiştir?
    Fatıma [a.s] cevaben:
    Allah tarafından gelmiştir; Allah'u Teala dilediğine hesapsız rızk verir dedi.
    Bu esnada Hz. Muhammed [s.a.v.] Hz. Ali’ye bakarak şöyle buyurdu: Senin ve Fatıma’nın öyküsü gibi olan bir kimsenin öyküsünü beyan edeyim mi?
    Hz. Ali [a.s]: Evet dedi.
    Hz. Muhammed [s.a.v.] şöyle buyurdu:
    Senin misalin Zekeriyya’nın misali gibidir.
    Zekeriyya mihrapta Meryem’in yanına vardığında, onun yanında bir yemek görünce: Ey Meryem! Bu yemek neredendir? diye sordu.
    O da cevaben: Allah'u Teala katındandır; Allah istediğine hesapsız rızk verir dedi.
    İmam Bakir [a.s] şöyle buyurmuştur: Onlar İmam Ali ve ailesi o kaptan bir ay boyunca yemek yediler.
    Bu kap, Kaim’in [Hz. Mehdi’nin], içerisinde yemek yiyeceği kabın aynısıdır; bu kap şimdi bizim yanımızdadır.
    [Bihar, c. 14, s. 198; c. 43, s. 319]