Hz.Aişe'ye atılan iftira olayı

Konusu 'Hz.Muhammedin hayatı' forumundadır ve Adile tarafından 29 Aralık 2014 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Hz.Aişe'ye atılan iftira

    Hz. Aişe (radıyallahu anh)'ye münafıkların öncülüğü ile atılan iftiraya tarihte "ifk hadisesi" denmiştir. Bu iftiranın ortaya atılmasından dolayı, Hz. Aişe (radıyallahu anh) ve Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) ile birlikte bütün mü'minler derinden sarsılmışlardır. Resul-i Ekrem Efendimiz bu konu hakkında yakınları ile istişarede bulunmuş ve hepsi de Hz. Aişe (radıyallahu anh)’nin lehinde konuşmuştur.

    İfk hadisesi, hicretin altıncı yılında, Resul-i Ekrem Efendimiz'in (s.a.v), Müstalikoğullarına karşı düzenlediği seferin dönüşünde meydana gelen bir olay dolayısıyla patlak vermiştir. Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) ile birlikte bu sefere katılan Hz. Aişe, dönüş yolculuğunda, ordunun konakladığı bir yerde, tam hareket edilmek üzereyken, devesi üzerinde taşınan ve hevdec adı verilen kapalı, yuvarlak ve üstü kubbeli kafesinden def-i hacet için çıkmış ve bu arada gerdanlığını kaybetmişti. Gece karanlığında gerdanlığını ararken biraz oyalanmış ve bu arada ordu hareket etmişti, Hz. Aişe’ (radıyallahu anh)'nın dışarı çıktığını görmeyen taşıyıcılar, genç ve zayıf olan Hz. Aişe’yi içinde zannederek hevdecini deveye yükleyip yola koyuldular.

    Geri döndüğünde ordunun uzaklaştığını gören Hz. Aişe (radıyallahu anh), kendisini almaya gelirler umuduyla olduğu yerde beklerken uykuya daldı ve bu sırada ordunun artçılarından olan Safvan b. Muattal ismindeki sahabi, Hz. Aişe’ (radıyallahu anh)'yı görüp uyandırdı ve devesine bindirerek orduya yetiştirdi.

    Hz. Aişe (radıyallahu anh) ile Safvan’ın yalnız geldiklerini gören münafıkların reisi Abdullah b. Übey, onlar hakkında iftiraya başladı ve buna alet olan birkaç kişinin katılımıyla iftira ve dedikodu yayılmaya başladı. Olayın gerçek mahiyetinden haberdar olmayan Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) ailesiyle ilgili dedikodulardan son derece rahatsız oldu.

    Kendisine yapılan iftirayı duyan Hz. Aişe (radıyallahu anh) da Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) izniyle babasının evine gitti ve üzüntüsünden günlerce ağladı ve bu olaydan bir ay sonra Hz. Aişe’nin suçsuz olduğunu bildiren ayetler geldi. Bu ayetlerde, yapılan dedikoduların tamamen asılsız ve iftira olduğu bildirildi ve Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), masum olduğunu bildiren ayetlerin nazil olduğunu büyük bir sevinçle Hz. Aişe’ye müjdeledi. Fakat, yapılan dedikoduların etkisinde kaldığını düşündüğü ve bu yüzden kırgın olduğu anlaşılan Hz. Aişe’ (radıyallahu anh)'nın Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)'e verdiği cevap oldukça manidardı: “Aziz ve Celil olan Allah’a hamd ediyorum sana değil.” Hz. Aişe (radıyallahu anh) ’ya atılan iftira (ifk) olayında Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) ona şöyle hitap etmiştir: “Ey Âişe! Senin hakkında bana şöyle şöyle şeyler ulaştı. Eğer bunlardan beri isen Allah seni tebrie edecek (temize çıkartacak) tır. ve eğer bir günaha bulaştıysan Allah’Azze ve celle'den af dile ve O’na tevbe et, çünkü kul itirafta bulunur ve tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder.” (Buhârî, Megazî, 34.)

    Resulullah'ın mübarek sesini işitince ağlamayı kesen Hz. Aişe (radıyallahu anh) babasına bakıp cevap vermesini istedi ve Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) ve Aişe'nin annesi böyle söylentilere ve dedi-kodu yapanlara sadece şaşırdıklarını söylediler. Hz. Aişe (radıyallahu anh) ise: "Allah Azze ve celle'e yemin ederim ki kulağınıza gelen lafların hepsi yalandır, iftiradır, Allah biliyor ki benim bir şeyden haberim yoktur. Yapmadığım bir şeye evet dediğimde kendime iftira etmiş olurum sabretmek iyidir ve onların söylediği şey için Allah Azze ve celle'den yardım bekliyorum." dedi. Günahsız olduğundan, kalbinin temizliği ile ve kendinden emin olarak bekledi .

    Bu sırada Resul-i Ekrem Efendimiz'in (s.a.v) yüzünde vahiy alametleri belirdi ve Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh), Resulullah'ın başının altına bir yastık koyup üzerine çarşaf örterek beklediler. Vahiy tamamlanınca Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) terlemiş yüzünü örtünün altından kaldırarak: "Müjdeler olsun sana ey Aişe! Allah Azze ve celle seni temize çıkardı, senin pak olduğuna şahit oldu." deyip Kur'an'daki Nur Suresinden, o an nazil olunan 10 ayeti okudu. Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)hemen kalkıp kızı Aişe'yi başından öptü, "Kalk, Allah Rasulüne teşekkür et." dedi. Kendisi için ayet ineceğini aklından geçirmeyen Aişe (radıyallahu anh) şaşkınlık içinde: "Hayır kalkmam baba vallahi kalkmam Allah Azze ve celle den başkasına şükretmem çünkü Rabbim beni Ayet-i Kerime ile methetti." dedi. Ama, çok sevindi. iftirada bulunanlar zamanla hakîr ve zelîl oldular.
     
    Zeynep Abla bunu beğendi.
  2. Zeynep Abla

    Zeynep Abla Kayıtlı Üye

    Bu olay beni çok etkilemiştir elinize sağlık Adile Doğan
    Resulullah Hz Aişenin masumiyetini biliyordu ama zan denilen hepimizin sormadan araştırmadan yaptığımız hatalar gibi ortaya atılmıştı bir kere. Bu ibretlik olay Peygamberimiz s.a ve Hz Aişe'de (r.a) büyük üzüntüye sebep olmuştu. Aişe validemiz sürekli ağlatan üzücü bir iftira hikmet dolu . geçiriyordu. Çok sıkıntılı bir dönemlerini bu ayetler indi ve Hz Aişe'nin masumiyetiYüce Allah tüm yaratıklarını kalpleri en iyi bilen Allah tarafından
    açıklığa kavuştu. Müslümanlara bu konuda uyarılar geldi. Burada Resulullah'ın Kuran'ı haşa kendisinin yazmadığı da kesinlikle bir kez daha ortaya çıkmaktadır.Hayatında en fazla sıkıntı çektiği bir zaman dilimi yaşanmıştı ve ayetin inmesi ile Allah Resulllahında daim yardımcı ve tüm müminlerinde
    İşte o ayetler ;

    Nur (24/4) “Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu isbat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdırlar.”
    Nur (24/5) “Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.”
    Nur (24/15) “Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük (bir suç) tur.”
    Nur (24/16) “Onu duyduğunuzda: "Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Hâşâ! Bu, çok büyük bir iftiradır" demeli değil miydiniz?”
    Nur (24/23) “Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar, dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. Onlar için çok büyük bir azap vardır.”

    Allah bizleri iftiralardan,dedikodudan, şer sözden, uzak eylesin.
     
    Adile bunu beğendi.
  3. Adile

    Adile Admin

    Amin Zeynep hanım Allah razı olsun
     
    Zeynep Abla bunu beğendi.