Hızır Bey (1459) Kimdir?

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Lasey tarafından 17 Şubat 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Hızır Bey (1459) Kimdir?

    hizir-bey-1459.


    İlmin dağarcığı, ikinci İbn-i Sina, İlmin alemi gibi lakaplarıyla tanınan Hızır Bey Osmanlı dönemi bilginlerinin en büyüklerinden biri olup, İstanbu’lun fethinden sonra şehrin ilk kadısı olarak görev yapmıştır.

    1407 yılında Eskişehir’e bağlı Sivrihisar kazasında doğmuştur. Babası Sivrihisar kadısı olan Celaleddin Efendi, annesi ise bazı rivayetlere göre Nasreddin Hoca’nın kızı olan Fatma Hatun’dur.

    İlk tahsilini babasından gören ve daha sonra Bursa’ya giderek buradaki yüksek bilginlerden dersler alan Hızır Bey, hiç Arap ülkelerine gitmediği halde Arapça’yı mükemmelen öğrenmiş, dini ilimlerde büyük bir birikim elde ederek Fatih Sultan Mehmed Han’ın huzurunda Mısır ve Suriye’den gelen bilginlerle giriştiği ilmi tartışmalarda üstünlüğünü kabul ettirmiştir. Bundan sonra hızla yükselen ve Fatih’in hocaları arasına giren Hızır Bey, Bursa’daki Sultaniye Medresesi’ne müderris olarak tayin edilmiş, daha sonra Edirne Üç Şerefeli Cami Medresesi’nde ders vermeye başlamıştır. Çok sayıda ve ünlü talebeler yetiştiren büyük alimin kendi oğulları da dönemlerinin tanınan ilim adamları olarak temayüz etmişlerdir.

    İstanbul’un fethinden sonra şehre kadı tayin edilen Hızır Bey şehrin imarı, adliye, belediye ve emniyet hizmetleri ile ilgili önemli işler yapmış, bu görevde bulunduğu sırada ve genç denilebilecek bir yaşta vefat etmiştir. Vefat tarihi Ocak 1459 olduğuna göre bu esnada 52 yaşında bulunmaktaydı. Kabri Zeyrek’tedir.

    Tarihi kayıtlara göre Hızır Bey yüksek ilmi şahsiyetinin yanında hoşsohbet, alçakgönüllü, açık fikirli ve ince ruhlu bir zat imiş. Yüksek bir şiir kabiliyetine sahip olduğu da geride bıraktı eserlerinden anlaşılmaktadır. Nitekim onun “el-Kasidetü’n-nuniyye” İsimli bir eseri vardır ve 105 beyitten oluşan bu şiirle ehl-i sünnetin itikatta imamı kabul edilen Maturudi akaidi işlenmiştir. Onun ayrıca Yasin Suresini tefsir ettiği bir eseri ve sultan II. Murad’a ithaf edilmiş Farsça bir risalesi yanında Farsça ve Arapça’dan tercüme ettiği kitapları mevcuttur. (Hızır Bey Çelebi)