HALAL (Helal): Yasak edilmiş olmayan, yahut yasak edilmiş ise de, İslamiyet'in özr, mani ve mecbûriyet saydığı sebeblerden birisi ile yasaklığı kaldırılmış olan şeyler. Allahü teala Kur'an-ı kerîmde mealen buyurdu ki: Ey mü'minler! Allahü tealanın size helal ettiği tayyib yani güzel şeyleri kendinize haram etmeyiniz! Helallere haram demeyiniz! Allahü teala helal ettiği şeylere haram diyenleri sevmez. (Maide sûresi: 87) Duanın kabûl olması için helal lokma yiyin. (Hadîs-i şerîf-Kimyay-ıSeadet) Bir kimse, hiç haram karıştırmadan, kırk gün helal yerse, Allahü teala, onun kalbini nûr ile doldurur. Kalbine, nehirler gibi hikmet (faydalı ilim) akıtır. Dünya muhabbetini, kalbinden giderir. (Hadîs-i şerîf-Kimyay-ı Seadet) Allahü teala, peygamberlerine emrettiğini, mü'minlere de emretti ve buyurdu ki: "Ey peygamberlerim! Helal yiyiniz ve salih (iyi) işler yapınız!" (Mü'minûn sûresi: 51) Mü'minlere de emretti ki; "Ey îman edenler! Sizlere verdiğim rızıklardan helal olanları yiyiniz." (Bekara sûresi: 172) (Hadîs-i şerîf-Cami-ul-Usûl, Mişkat, Müslim) Allahü tealaya itaat etmek, bir hazîneye benzer. Bu hazînenin anahtarı dua, anahtarının dişleri de helal lokmadır. (Yahya bin Muaz) Haram yiyenlerin yedi azası, istese de istemese de günah işler. Helal yiyenlerin her azası ibadet eder. Hayır işlemesi kolay ve tatlı gelir. (Sehl bin AbdullahTüsterî) Bizim yolumuzda el, helal karda (işte); gönül ise hakîki yardadır (Allahü tealadadır). (Ubeydullah-ı Ahrar) Her gün helalinden alış-veriş yapmam, geceleri ibadet, gündüzleri oruçla geçirmemden bana daha sevimlidir. (Muaviye bin Kurre) Halal Lokma: Haram olmayan, dinde yenilmesi yasak edilmeyen yiyecek. Helal lokma yemeyen kimse, Allahü tealaya itaat etme gücünü kendisinde bulamaz. Helal lokma yiyen kimse de Allahü tealaya isyankar olmaz. (Ali Ramitenî)