Hat Sanatından Müthiş Örnekler

Konusu 'Eğitim Konuları' forumundadır ve Beyza tarafından 12 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Hat Sanatından Müthiş Örnekler Nedir?

    Tezhip Sanatı

    Tezhip sözcüğü; Arapça zeheb altın kelimesinden gelmektedir. El yazması eserleri murakka denilen hüsn-i hat yani güzel yazı levha ve albümleri ile padişah tuğralarına altın yaldız ve boyasıyla yapılan bezeme sanatına verilen isimdir.
    Tezhiple bezenmiş eserlere "Müzehhep" ezilmiş toz altınla birlikte sulu guvaj boya ile tezyinat yapan sanatçılara da "Müzehhip" denir. Yalnızca altınla yapılan tezhip çeşitlerine "Halkari" denir. Tahrirli ve tahrirsiz olmak üzere 2 türlüdür. Sayfa kenarlarında o sayfadaki yazının neye ait olduğunu göstermek için yazılan yazıların etrafını çevreleyen yuvarlak ve içi boş süslemelerle "Gül" denir. Bu gül motiflerinin daha büyük ve süslü olanlarına "Şemse" denir. Genellikle şemse cilt kapaklarının ortasına yapılan bir bezeme çeşididir.

    El yazma kitapların sayfaları yaldızla biri kalın diğeri ince iki çizgiden oluşan bir çerçeve içine alınır. Bu çizilen altın çizgilere (cetvel) denir. Tezhibin bütününü daha iyi göstermesi için yapılır. Sayfaların etrafında cetvellerden dahası çiçek ve bezemelerle yapılan sular görülür, bunlar da şekillerine göre isimlendirilir. Daha geniş olanına "zencerek" kısaca zincir gibi zincirimsi birbirine geçmelerle eklenmiş halkalara (Ulama) içi çiçek ve yapraklarla süslenmiş bordürlere "Kıvrık dalı" dendiği gibi (Hüsnü hat) levhalarında kelime ve harflerin süslenmesi için bazı tezhipli bezemeler de yapılır ki bunlara da "Hurda tezyinat" denir.

    Tezhipte önemli yeri olan bir süsleme çeşidi ile tığ olarak isimlendirilen kısımdır. Tezhip işlerinin bitiminde itibaren dışa doğru uzanan ince ucu sivri kısımlara denir.
    İlk Osmanlı dönemi tezhiplerinde en fazla kullanılan motif Rumi ve kıvrık dallardır. Bunun yanında Selçuklu geleneğinin devamı olan münhaniler de vardır. Türklerin bitkisel motiflere olan ilgisi bu dönemde yoğunluk kazanmaya başlamış olup, çok küçük stilize çiçek motifleri kullanılmış; seberk, pençberk, asma yaprakları, nilüferler, hatayılar çoğu zengin renklerle ince titiz bir işçilikle oya gibi işlenmiştir. Kullanılan renkler ise; başta altın yaldız ve mavinin tonları kiremit kırmızısı, pembe, yeşil, açık ve koyu beyaz, kahverengi ve siyah kullanılmaktadır.

    Ferman
    Ferman; sözcük itibariyle emir, irade, emretme anlamlarını taşır, islamiyeti kabul ettikten sonra ilhanlılar tarafından kullanılan bu kelime, Osmanlılar'a da onlardan geçmiştir. Kısaca ferman; herhangi bir konuda Sultan'ın "Alamet-i Şerif" denilen tuğralı emri demektir. Üzerinde padişahın kendi el yazısıyla bir ibare de bulunan fermanlara "Ferman-i Hümayun" denir.

    Osmanlılar'da divani hat ile yazılması görenek olan fermanlar kısaca su sırayla kaleme alınırlardı:
    En üst kısma davet, ki bir dua metninden oluşur. Bunun altında tuğra kısmı, onun altında ise esas metin kısmı bulunur. Bu kısım ferman gönderilen kişinin adve sıfatlarını taşıyan övgü sözleri, konuya giriş cümlesi, fermanın çıkarılma nedeni, padişahın yapılması istenen şeyi emrettiğinin ifadesi, işin açıklanması, ihtar ve ısrar sözleri, son satırda ise tarih bölümlerinden oluşur.

    Günümüzde, antik bedel taşıyan orijinal fermanlar gibi onların iyi kopyaları da büyük ilgi görmektedir. Epeyce zor bir yazı olan divani hat ile yazılan ferman kopyaları, orijinaline müsait kağıt ve mürekkep kullanılarak, usta hattatlar tarafından hazırlanmaktadır.

    Sanat Tarihi Ansiklopedisi
    Görsel Ansiklopedik Yayınlar 1981, Cilt 4 sayfa 757-760