Hanefi Mezhebinde Gusül Abdesti Nasıl Alınır

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Beyza tarafından 18 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Gusül Abdesti Hanefi mezhebinde Nasıl Alınır?

    Guslün farzları üçtür

    1-Ağıza su vermek,

    2-Burna su vermek,

    3-Bütün bedeni yıkamak,
    Guslün Sünnetleri Niyet etmek Besmele çekmek, Önce avret mahallini yıkamak, önce başına, sonra sağ, daha sonra sol omuzuna üçer defa su dökmek ve her defasında vücudu ovmak, Avret mahallini örtülü tutmak. Gusül Abdesti Nasıl Alınır Sünnet üzere gusül abdesti şöyle alınır. Gusle niyet edilir, eller yıkanır. Temiz olsalar dahi ön ve arka avret yerleri yıkanır. Besmele çekilip, tam bir Namaz abdesti alınır. Yalnız, ayakları altında su toplanıyorsa ayaklar en sonunda yıkanır. Bu abdesti alırken ağız ve burna su bolca çekilir. Çünkü bu yıkama ile, gusüldeki farz olan ağız ve burna su vermek de yerine gelmiş olur. Başa üç defa su dökülür. Ve her döküşte ovulur. Bu esnada, sakal, bıyık ve saç altına suyu ulaştırmak lâzımdır. Sağ omuza üç defa su dökülür ve her döküşte vücut ovulur. Sol omuza üç defa su dökülür ve her döküşte vücut ovulur. Vücut, göbek çukuru dâhil hiç kuru yer kalmayacak şekilde ovularak yıkanır. Gusül Abdesti ve kaplama diş meselesi bazı kimselerin, kaplama veya dolgu dişi olanların gusüllerinin caiz olmadığını ve böylelerinin cünüplükten kurtulamayacaklarını söylediklerine şahit oluyoruz. Hanefî mezhebine göre, gusülde ağız ve burun, bedenin dış kısmı kabul edildiğinden yıkanması farzdır. Şâfiî mezhebine göre ise sünnettir. Gusledecek kimsenin ağzındaki dişler kaplatılmış veya doldurtulmuşsa kaplanan ve doldurulan dişin, kaplama ve dolgunun dışının yıkanmasıyla gusül tamam olur. Ancak dişler sabit değil de çıkarılabilecek şekilde ise, çıkarılması icap eder. Bu husus; yara ve sargı üzerine meshin caiz olduğu gibidir. Yaranın üzerindeki sargıyı söküp, altını yıkamak mecburiyeti olmadığı gibi, diş için de hüküm aynıdır. Kaza abdestte yüzü yıkamak farz olduğu halde, sakalı sık olan kimsenin sadece sakalının üzerini yıkamasının kafi geldiği ve sakalının diplerini yıkamak mecburiyeti olmadığı gibi, kaplanmış dişi söküp veya söktürüp altını yıkamak icap etmez. dişte zaruret de vardır. Bu arada vücutta iğne ucu kadar kuru yer kalmamasına itina gösterilir. En sonunda da, kirli suların döküldüğü yere basan ayaklar, son olarak tekrar yıkanıp çıkılır. Guslün her iki halinde de, şart ve farz olanı ağız ve burun içi ile bedenin tamamında kuru yer kalmamasıdır. Bu yapıldıktan sonra, gusül yerine getirilmiş, manevî ve maddî temizliğe kavuşulmuş olunur.