Soru Hadis ve sünnetin görevi nedir?

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve saadet tarafından 6 Aralık 2018 21:26 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör

    Hadis ve sünnetin görevi nedir?

    Kur’an-ı Kerîm dinin genel ilkelerini ortaya koyar, inanç ve ahlâk esaslarını bildirir, fakat ayrıntıya girmez. Hadis ve sünnet ise Kur’an-ı Kerim’i “beyan” edip açıklar ve bunu çeşitli şekillerde yapar. İlk olarak hadis ve sünnet, Kur’an-ı Kerim’de özet halinde verildiği için kapalı görülen bilgileri ayrıntılı olarak açıklar. Buna “mücmelin beyanı” (veya tafsili) denir. Örnek vermek gerekirse Kur’an-ı Kerim’de; “Namaz kılın” (İsra 17/78), “Namazı dosdoğru kılın” (Bakara 2/110; Nur 24/56), “Namaz mü’minlere belli vakitlerde farz kılınmıştır.” (Nisa 4/103) buyrulur. Ancak namazın kaç vakit kılınacağı, her namazın kaç rekât olduğu, nasıl kılınacağı, farzlarının vaciplerinin neler olduğu, hangi davranışların namazı bozacağı bildirilmez. Namaz kılınmasını emreden bu özlü emri, hadis ve sünnet açıklayıp beyan eder. Nitekim Allah’ın Resûlü: “Benim namazı nasıl kıldığımı görüyorsanız siz de öyle kılın.” (Buhari, “Ezan” 18, nr. 631) buyurmuştur.

    -İkincisi Kur’an-ı Kerim’de sınır getirilmeyen bazı buyruklar vardır. Hadis ve sünnet bu buyruklara sınır getirir. Buna “mutlakın takyîdi” denir.
    -Üçüncüsü Kur’an-ı Kerim’de bazı genel hükümler vardır. Hadis-i şerif bu hükümleri belirgin hâle getirir. Buna “âmmın tahsisi” denir.
    -Dördüncüsü Kur’an-ı Kerim kapalı bıraktığı için manası anlaşılmayan bazı ayet-i kerimeler vardır. Hadis ve sünnet, ayetteki bu kapalı yönleri izah eder. Buna “müphemin tavzihi” veya “müşkilin tavzihi” denir.

    Örneğin Kur’an-ı Kerim “iman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar”ı (En’am 6/82) över. Bu ayet-i kerimeyi anlamakta zorlanan ashâb-ı kiram Peygamberimiz’e gelerek “Hangimiz zulmetmeyiz ki?” diye üzüntülerini dile getirir. Bunun üzerine Allah’ın Resûlü bu kapalı ifadeye açıklık getirir ve imanlarına zulüm bulaştırmayanların “Allah’a ortak koşmayanlar” olduğunu söyler.

    Bu açıklama sahabe-i güzîni son derece rahatlatır. Bu misallerde görüldüğü üzere Kur’an-ı Kerim bazı konularda kısaca temas etmekle yetinmiş, bu hususları açıklama görevini Peygamber (s.a.v.)’e bırakmıştır.