Haccın Yükümlülük Şartları Nelerdir?

Konusu 'Zekat vermek' forumundadır ve Lasey tarafından 4 Nisan 2017 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Hac ibadetiyle yükümlü olmak için genel olarak bütün yükümlülükler de öngörülen Müslümanlık, akıl ve bulûğ şartı yanında, ayrıca hac yapmaya bedenî ve malî imkanların yeterli olması da şarttır. Beden ve malî imkanın yeterli düzeyde bulunmasına literatürde, yapabilme, güç yetirebilme anlamında istitaat denilir.

    Ayrıca kişinin hac ile yükümlü sayılabilmesi ve hac yükümlülüğünün zimmetinde borç olarak sabit olabilmesi için belirtilen dört şarta ilave olarak, bu farîzayı yerine getirecek vakte erişmiş olması da gerekir. Belirtilen tüm şartları taşıdığı halde, bu tarihten itibaren haccı ifaya elverişli zaman bulamadan yani hac mevsimine erişemeden ölen kişi hac ile yükümlü olmadan ölmüş kabul edilir.

    İstitaat, teknik ifadesiyle söylenecek olursa, haccın vücûb şartıdır. Hac, sadece Kabe ve civarında belirli günlerde eda edilen bir ibadet olduğu için hac yükümlülüğü bedenî ve malî imkanların yeterli olması şartına bağlanmıştır. İslam dini, diğer mükellefiyetlerde olduğu gibi, hac ibadetinde de mükellefin durumunu dikkate almış ve ona güç ve imkanlarının üzerinde bir yük yüklememiştir.

    Hac yükümlülüğü için istitaatın şart olduğu konusunda mezhepler arasında görüş birliği olmakla beraber istitaatin ne anlama geldiği konusunda bir birlik yoktur. Mezhep imamları ve müntesipleri, ayette geçen istitaat kavramını farklı şekillerde anladıkları için aralarında, haccın yükümlülük ve eda şartlarının tesbitinde bazı farklılıklar doğmuş, bu bakımdan bir kısmının yükümlülük şartı olarak kabul ettiği bir şey diğerinde eda şartı olmuştur.

    İstitaat denilen yapabilme güç ve imkanı, hac yolculuğuna çıkacak kişinin gidip dönünceye kadar kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimlerini sosyal seviyelerine uygun olarak sağlayacak malî güce ve hac için yeterli zamana ve malî güce sahip olması anlamına gelmektedir.