Haccâc-ı Zâlim Kimdir?

Konusu 'Hacca gitmek' forumundadır ve Lasey tarafından 4 Aralık 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Haccâc-ı Zâlim Kimdir?

    Tarihe dair bütün eserlerde ismine eklenen “Zâlim” sıfatıyla tanınan Haccac b. Yusuf es-Sakafî, Emevi halifelerinden abdülmelik b. Mervan ve I. Valid zamanlarında yaşamış, hilafet kavgalarının sürüp gittiği bu karışık dönemde önce hicaz, Yemen ve Yemame valilikleri, daha sonrada Irak Valisi olarak görev yapmış önemli bir şahsiyettir.

    Haccâc-ı-Zâlim-Kim.

    Haccâc-ı Zâlim Kimdir? Hakkında Bilgi

    Abdülmelik tarafından Irak umumi Valisi olarak tayin edildiğinde Kufe mescidine topladığı ahaliye yaptığı konuşma onun nasıl bir karaktere sahip olduğunu göstermesi açısından ilginçtir. Arap edebiyatındaki Ünlü hitabelerden biri olarak tarihe geçmiş olan bu konuşmasında o: “Ey Iraklılar! İsyan ve hıyanetten başka bir şey bilmeyen âsiler! Kötü kalpliler! Müminlerin Emiri, kuburunu boşaltmış, oklarının arasından en zâlim, en keskin, çelikten ve en sert ağaçtan yapılmış olan oku bulup seçmiştir. İşte o ok benim! Ben Haccac b. Yusuf’um! Kısa sürede göreceksiniz ki ben boyunlarınız üzerindeki kellelerinizi yere düşürecek, sizi yola getireceğim! Bundan böyle hiç bir yerde bir kalabalık toplandığını görmeyeceğim. Toplantı, içtima hepinize yasaktır! Kendi aranızda gizli gizli konuşmanızı da yasaklıyorum. Bundan sonra kimse kimseye “Neler oluyor? Yeni ne haberler var? Diye sormayacak! Elime düşen adamın vay haline!” gibi sözler söylemiş, hutbesinden sonra da, Hz. Osman’ın şehadeti olayına karıştığı bilinen yaşlı bir adamın hemen idam edilmesini emrederek, idaresi sırasında hiç kimseye acımayacağını göstermiştir.
    Yirmi yıldan fazla süren valiliği döneminde Emevi hapishaneleri tıklım tıklım dolmuş, rivayete göre 120.000 kişi onun emir ve iradesiyle katledilmiştir…

    Haccâc-ı Zâlim Kimdir Kısaca

    Son derece cesur, kurnaz ve acımasız bir kimse olarak tanınan ve döneminde herkesin kendisinden ürküp çekindiği Haccac, aslen Taiflidir. 661 yılında burada doğmuş, küçük yaşlarda hafız olup, bölgesindeki çocuklara Kur’an Öğretmenliği yapmıştır. Abdullah b. Zübeyir’in Mekke’deki hilafeti sırasında Şam’a göç eden ailesiyle birlikte, akrabalık bağlarıyla da bağlı olduğu Emevi iktidarına sonuna kadar sana sadık kalarak büyük hizmetler gerçekleştirmiştir.
    Haccac’ın ilk büyük başarısı, Suriye askerlerinin komutanı olarak, Abdullah b. Zübeyr’i Mekke’de sıkıştırması, içine sığındığı Mescid-i Haram’ı ve Kabe’yi mancınıklarla yıkmaktan çekinmeyip nihayet onu ele geçirmesidir. Yapılan kanlı savaş sonunda galip gelmeyi başaran Haccac, Abdullah b. Zübeyir’in başını keserek Şam’a gönderdiği gibi cesedini de asıp halka teşhir etmiştir. Onun bu sırada yıkılan Kabe’yi yeniden inşa ettirdiği, yöredeki isyanları önleyip birliği sağladığı ve bütün hicaz beldelerini demir yumrukla yönettiği bilinmektedir. Irak valiliği sırasında da tarih boyunca her türlü karışıklığın yaşandığı bu bölgeyi zapt u rapt altına almış, hilafete muhalif olanların sesini keserek Şam yönetimine en büyük desteği sağlamıştır.
    Gerek Abdülmelik, gerekse ondan sonra halife olan I. Velid dönemlerinde kendisinden çok bahsedilen Haccac’ın adı zulümle anılmakla beraber yine tarihçilerin ortak kanaatine göre o, keyfi idare peşinde koşan bir devlet adamı değildir. Adaleti ayakta tutmak, şehirleri imar ve inşa etmek, ticari ve sinaî faaliyetlerin gelişmesine yardım etmek için çalışmış, ilmi faaliyetlere destek vermiştir. Kur’an-ı Kerim’in nokta ve hareketlenmesi işi de onun riyasetinde gerçekleştirilmiş, özellikle Arapça’ya yabancı kimselerin âyetleri yanlış okumalarının önüne geçilmiştir.
    Haccac’ın çok uzun süre Valilik yaptığı halde kendi için mal biriktirmediği, emlak ve akar sahibi bir kişi olmadığı da bilinmektedir. Nitekim 714 yılında ve henüz 54 yaşında iken, kendi döneminde kurulan Vasıt şehrinde öldüğünde bir Kur’an-ı Kerim, bir kaç parça silah ve bir kaç yüz dirhemden başka mirası olmadığı anlaşılmıştır.