Biyografi Gulam Muhammed Ma'sum

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Adile tarafından 23 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Hindistan'da yetişen büyük velilerden. Muhammed Ma'sum Faruki'nin torunlarından Şeyh Muhammed İsmail'in 2. oğludur. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1748 (H.1161) senesinde doksan yaşını geçmiş olduğu halde, Ramazan-ı şerif bayramı gecesi vefat etmiştir. Tasavvufta pek yüksek derecede olup, Kutb-ül-aktab idi. Tasavvufta yüksek derecelerden olan Kayyumluk, gavslık ve kutbluk makamlarına sahipti. İmam-ı Rabbani hazretlerinin torunu olması sebebiyle asaletten ve yüksek derecelerden pay almıştı.

    Kutb-ül-aktab ismi ile meşhurdur. İmam-ül-evliya da denir. Yıllar önce İmam-ı Muhammed Ma'sum Faruki, Kayyum-ı zaman olan büyük oğlu Muhammed Sıbgatullah'a buyurmuştu ki:"Senin neslinden çok yüksek bir oğul dünyaya gelecektir. İster oğlun, ister torunun olsun. O dünyaya gelince, onu beni temsil eden kimse biliniz ve benim ismimi veriniz. Zira Müceddidi ve de Masumi yolunun asaleten varisi o olacaktır. Onun feyz ve bereketi kıyamete kadar evlad ve müntesiblerinde onun yolunda bulunanlarda devam edecektir. Bu yolumuzu, o kuvvetlendirecek, başka bir itibar verecektir."

    Daha dünyaya gelmeden önce hakkında bildirilen bu müjde; kendisinden yıllar sonra dünyaya gelecek olan Ebü'l-Hasan-ı Harkani'yi müjdeleyen, medheden Bayezid-i Bistami'nin müjdesine benzemektedir.

    İlmi, babası Muhammed İsmail'den öğrenmiştir. Akli ve nakli ilimlerde arkadaşları arasında 1. olmuştur. 20 yaşında tahsili bitirip, dedesi Kayyum-ı zaman Muhammed Sıbgatullah'ın huzurunda, kalbe ait nurları elde etmeye başladı. Kısa zamanda tasavvufda çok yüksek derecelere kavuştu. Kemal dereceye erişti ve yetiştirici hallere yükseldi. Yüksek dedesinden mutlak hilafet aldı ve bu nurlu yolu cihana yaymaya başladı. Çok kimse onun vasıtasıyla yüksek manevi derecelere kavuştu. Sohbetinde ve meclislerinde, binlerce talebe toplanırdı. Mirza Ömer Han, HaceNizam, Hace Hudri ve HaceHabibullah talebelerinin önde gelenleridir. Bu dört talebesi vasıtasıyla pekçok kimse tasavvufta yetişip, kemale gelmiştir.