Genel olarak “fetret-i vahiy” vahyin kesilmesi demektir. Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.)’in hayatıyla bağlantılı olarak ise bu ifade Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.s.)’in ilk vahyi aldıktan sonra ikinci vahyi alıncaya kadar geçen süre demektir. Kaynaklar, bu bekleyiş için birkaç günden üç yıla kadar çeşitli süreler kaydederler. Ancak bu durumun çok uzun müddet devam etmediği muhakkaktır. Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.s.) bundan rahatsız olmuş ve endişelenmiş; hatta Rabbi tarafından terk edildiği zannına kapılmıştır. Bir gün Hira mağarasından evine gelirken Cebrail (aleyhisselam)'ı ilk gördüğü heybetli haliyle tekrar gördü. Daha önceki gibi korku ve heyecana kapılarak derhal evine koştu ve yatağına girdi. lakin melek evde bir kez daha karşısına çıktı ve ona şöyle hitap etti: “Ey örtünen adam, kalk ve (insanları) uyar. Rabbini büyük tanı. Elbiseni tertemiz tut. Kötü şeylerden uzak dur.” (Müddessir, 74/1-5)