Ev ile ilgili atasözleri anlamları nelerdir

Konusu 'Sağlık Rehberi' forumundadır ve Beyza tarafından 14 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Ev İle İlgili Atasözleri Ve Anlamları Kısa

    Ev sahibinin bir evi, kiracının bin evi var
    Anlamı: Evi olan yalnızca kendi evinde oturur, evi olmayan ise beğendiği evde oturur.

    Ev alma, komşu al
    Anlamı: Komşuluk ilişkileri, iyi bir komşuya sahip olma çok çok önemlidir.

    Güneş girmeyen eve doktor girer
    Anlamı: Güneşsiz evde hastalık eksik olmaz.

    Evi ev eden avrat
    Anlamı: Bir evin dirlik ve düzenini kadın sağlar.

    Ev sahibi mülk sahibi, hani nerede bunun ilk sahibi
    Anlamı: Kişi malını mülkünü kaybederim korkusuyla kendini üzüntüye kaptırmamalı, malı mülkü ile övünmemelidir, zira mal mülk dünyaya ait bir şeydir.

    Evdeki pazar (hesap) çarşıya uymaz
    Anlamı: Önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz.

    Herkes evinde ağadır
    Anlamı: Herkesin kendi evinde, kendi çevresinde saygınlığı vardır.


    Evimiz bezden, ne umarsın bizden
    Anlamı: Kendisi yardıma muhtaç olandan yardım beklemek boşuna umutlanmaktır.

    Evli evine, köylü köyüne
    Anlamı: Artık dağılalım, herkes evine, işine gitsin.

    Kızevi, naz evi
    Anlamı: Kız tarafı nazlı olur.

    Şaşkın misafir, ev sahibini ağırlar
    Anlamı: Başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

    Sarımsak da acı ama evde lazım bir dişi
    Anlamı: Gerekli olanın niceliğinden çok niteliği önemlidir.

    Gün varken davarını eve götür
    Anlamı: İşlerini en uygun zamanda yap.

    Var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi
    Anlamı: Varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.

    Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış
    Anlamı: Yalan söylemeyi huy edinen kimsenin sözlerine, gerçeği söylediği zaman bile inanılmaz.

    İki karılı evde toz diz boyu olur
    Anlamı: Bir işi iki kişi yürütemez.

    Yavuz hırsız ev sahibini bastırır
    Anlamı: Biri, suçunu zarar verdiği kimseye yüklediğinde söylenen bir söz.

    Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz
    Anlamı: Aynı evde oturan iki aile arasında er geç birtakım anlaşmazlıklar çıkar.

    Ev alanla evlenene Allah yardım eder
    Anlamı: Evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir.

    Gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz
    Anlamı: Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.

    Gönül verme evliye, eve gider unutur
    Anlamı: Bir kadın, evli bir erkeğe gönlünü kaptırmamalıdır.

    El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
    Anlamı: Her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.

    Ahmak misafir ev sahibini ağırlar
    Anlamı: Başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

    Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar
    Anlamı: Öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir, mutluluk getirir; öyle kadınlar da vardır ki ailenin düzenini, mutluluğunu bozarlar.

    Baktın kar havası, eve gel kör olası
    Anlamı: Tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır.

    Issız eve it buyruk
    Anlamı: Aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır.


    Kuşkulu uyku evin bekçisidir
    Anlamı: Ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.


    Misafirin umduğu ev sahibine iki öğün olur
    Anlamı: Misafir, ev sahibinin kendine çok şeyler ikram edeceğini umar ama beklediklerini bulamayabilir.

    Ölü evinde ağlamasını, düğünevinde gülmesini bilmeli
    Anlamı: İnsan içinde bulunduğu çevrenin durum ve koşullarına uygun biçimde davranmasını bilmelidir.

    Malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın
    Anlamı: Çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.


    İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz
    Anlamı: Bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur.