Ev İle İlgili Atasözleri Ve Anlamları Kısa Ev sahibinin bir evi, kiracının bin evi var Anlamı: Evi olan yalnızca kendi evinde oturur, evi olmayan ise beğendiği evde oturur. Ev alma, komşu al Anlamı: Komşuluk ilişkileri, iyi bir komşuya sahip olma çok çok önemlidir. Güneş girmeyen eve doktor girer Anlamı: Güneşsiz evde hastalık eksik olmaz. Evi ev eden avrat Anlamı: Bir evin dirlik ve düzenini kadın sağlar. Ev sahibi mülk sahibi, hani nerede bunun ilk sahibi Anlamı: Kişi malını mülkünü kaybederim korkusuyla kendini üzüntüye kaptırmamalı, malı mülkü ile övünmemelidir, zira mal mülk dünyaya ait bir şeydir. Evdeki pazar (hesap) çarşıya uymaz Anlamı: Önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz. Herkes evinde ağadır Anlamı: Herkesin kendi evinde, kendi çevresinde saygınlığı vardır. Evimiz bezden, ne umarsın bizden Anlamı: Kendisi yardıma muhtaç olandan yardım beklemek boşuna umutlanmaktır. Evli evine, köylü köyüne Anlamı: Artık dağılalım, herkes evine, işine gitsin. Kızevi, naz evi Anlamı: Kız tarafı nazlı olur. Şaşkın misafir, ev sahibini ağırlar Anlamı: Başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır. Sarımsak da acı ama evde lazım bir dişi Anlamı: Gerekli olanın niceliğinden çok niteliği önemlidir. Gün varken davarını eve götür Anlamı: İşlerini en uygun zamanda yap. Var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi Anlamı: Varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz. Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış Anlamı: Yalan söylemeyi huy edinen kimsenin sözlerine, gerçeği söylediği zaman bile inanılmaz. İki karılı evde toz diz boyu olur Anlamı: Bir işi iki kişi yürütemez. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır Anlamı: Biri, suçunu zarar verdiği kimseye yüklediğinde söylenen bir söz. Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz Anlamı: Aynı evde oturan iki aile arasında er geç birtakım anlaşmazlıklar çıkar. Ev alanla evlenene Allah yardım eder Anlamı: Evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir. Gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz Anlamı: Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer. Gönül verme evliye, eve gider unutur Anlamı: Bir kadın, evli bir erkeğe gönlünü kaptırmamalıdır. El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz Anlamı: Her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez. Ahmak misafir ev sahibini ağırlar Anlamı: Başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır. Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar Anlamı: Öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir, mutluluk getirir; öyle kadınlar da vardır ki ailenin düzenini, mutluluğunu bozarlar. Baktın kar havası, eve gel kör olası Anlamı: Tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır. Issız eve it buyruk Anlamı: Aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır. Kuşkulu uyku evin bekçisidir Anlamı: Ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir. Misafirin umduğu ev sahibine iki öğün olur Anlamı: Misafir, ev sahibinin kendine çok şeyler ikram edeceğini umar ama beklediklerini bulamayabilir. Ölü evinde ağlamasını, düğünevinde gülmesini bilmeli Anlamı: İnsan içinde bulunduğu çevrenin durum ve koşullarına uygun biçimde davranmasını bilmelidir. Malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın Anlamı: Çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir. İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz Anlamı: Bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur.