El-Mümit İsmi İle Hakka Münacat

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Adile tarafından 20 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    El-Mümit Esması İle Hakka Münacat

    Ebediyyen var olansın, seksiz var idin ezelî, Yakasındadır her nefsin, tadacağı mevtin eli, Hayat gibi ölümü de halkeden sensin İlâhî; el-Mümît'sin, vâdesinde gönderen sensin eceli.... Yârabbi... Eceli gönderen sen, Ölümü yaratan sen, Can verdiğin bedene mevti uygun gören sen, Ölümün şuuruyla doğarken ağlatan sen... Sana dönecek ervah, toprak olacak beden, Dönmedi bunca zaman dünyayı koyup giden... Can verdiğin her beden dünyaya gelecektir, Gülecekse dünyada ömrünce gülecektir. İmân eyledik Yârab, Her nefis mevti tadıp, mutlaka ölecektir... Fâni bedeni yiyecek, üstünde gezdiği yerdir, Ölüm her canlıya bir gün mutlak mukadderdir... Dün doğumuna sevinç, Yarın ölümü için tutulan yasıdır. Bir ömürlük ödünç aldık zamandan, Bu dünya elbette imtihan dünyasıdır... Doğan her nefis bir gün ölecektir mutlaka, Biz ki fâni kullarız, Allah'a mahsus bekâ... Ölüm bir son değildir, Bir eşiktir fena ile bekâ arasında. Yerli yerindedir her şey, Herkes kendi sırasında... Sırası gelen doğar, sırası gelen ölür, Her gün ağlayan ölür, her zaman gülen ölür... el-Mümît vasfın ile yaratan sensin ölümü, Nedir bu atâlet Yârab, cemiyet sağ mı, ölü mü?.. Bahşettiğin canı taşır, Verdiğin rızkı yeriz de; Yine de yürümeyiz bize gösterdiğin izde... İltica sana Yârab, yaşarken de, sonra da, Yetişen sensin her an kullarına imdada... Biraz izanı olan keser mi senden ümid? Sensin bahşeden ruhu, elbette sensin Mümît...