Ed-Dar İsmi İle Hakka Münacat

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Adile tarafından 17 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin


    Yârabbi sensin kuluna şefkat menşei ve medar, Sonsuz kudret sana özgü, gücümüz verdiğin kadar, İnkâr edip seni hâşâ, öz gücüne kibredeni; Kahredersin gazabınla, yâ İlâhî sensin ed-Dâr... Yârabbi... Yaratan sensin cümle haşerâtı, Veren sensin kullarına kurtuluş berâtı... Senin emrine uymayan elbette görür zarar, Yolundan ayrılanın sonsuz ızdırâbı var... O gafil bu acıyı duysa da, duymasa da, Tükenir bir mum gibi, kendini yer masada... Zararlı şeyleri de yaratansın ibret için, Elbet azâb da gerekli ebedî bir devlet için.. Sana kalbiyle bağlanan duymaz yarasından sancı Sararsın şefkat eliyle en onulmaz yaramızı... Kimi zaman kullarını acıyla imtihan edersin, Sonu gelmez kereminle dertleri nihân edersin. Biliriz ki senden gelir Yâ İlâhî hayır ve şer, Hayrı hep gönderen sensin, Şerri kendi ister beşer. Alınırsa gaflet ile rızâna aykırı karar, Elbette kuluna verir aldığı kararı zarar. Seni inkâr eden münkir, Kuluna zulmeden zâlim, sonunda olur perişan, Seni inkâr etmek hâşâ. Var iken bunca delil, var iken bunca nişan... Sen ki merhamet ile beklersin tevbesini, Duymak istersin kulun Allah diyen sesini. Bilirsin sürekli sana isyan edenleri, Doğru yolu bırakıp, fenaya gidenleri. Sevgilerden nasipsiz, taş gibi yürekleri, Rızâna hiç uymayan havaî dilekleri, Bilirsin Yârabbi, bilirsin. Sen ki cümle zorluğun üstesinden gelirsin... Sevmezsin kibredeni, sevmezsin zulmedeni, Dilersen bin yarayla sızlatırsın bedeni ed-Dâr sın Yâ İlâhî, Edersin zâlimlere bir anda dünyayı dar, Affeyleyen de sensin, elbet senindir karar...