Biyografi Ebu Cehil (Cehaletin Babası) Kimdir?

Konusu 'Biyografiler' forumundadır ve Lasey tarafından 13 Şubat 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Ebû Cehil Kimdir?

    Ebû-Cehil-Kimdir-Hayatı.


    Önceleri hikmetli davranışları sebebiyle “Ebû’l-Hakem” lâkabıyla anılırken sonra gösterdiği inat, inkar ve kıskançlıklar sebebiyle “Cehlin Babası” ünvanını almış bir zavallıydı o!.. Yeryüzünün en talihsiz adamlarından biri. Gözlerinin önünde pırıl pırıl parıldayan ışığı göremeyen ve bütün güzelliklere sırtını dönen adam. Sarp yokuşun yolcusu! Gönül gözü kör bir İblis dostu.

    Başının, her türlü alay ve işkenceyi reva gördüğü bir sahabe tarafından gövdesinden ayrılıp cehenneme yuvarlanacağı Bedir’e doğru, azgın devesini koştururken, yakın arkadaşlarından Ahnes b. Şerik şunları sormuştu: “Şu anda burada senden ve benden başka kimse yok. Bana doğruyu söyle ey Ebû’l-Hakem! Sana göre Muhammed sadık mıdır? Gerçekten bir peygamber midir, yoksa yalancı, sahte bir Resûl mü?”

    Şöyle cevap vermişti:“Vallahi Muhammed’in yalan söylediğini şimdiye kadar hiç duymadık! Fakat onun ailesi Kâbe’nin bayraktarlığı ile, hacılara yemek yedirme ve su içirme vazifelerinin yanı sıra peygamberliği de alıp götürürlerse diğer Kureyşliler olarak bize ne kalacak?!”

    Yüce Allah’ın yüreğine inkâr mührü vurduğu bu adam, amansız bir kıskançlığa kapılmış, peygamberliğin kendi soyundan birine yahut kendisine verilmeyip, Muhammed aleyhisselama verilmesine tahammül edememişti. Bu sebeple Allah’ın bütün ayetlerini yalanlıyor, her fırsatta yoksul ve kimsesiz müslümanlara işkence ediyordu. İslam’ın ilk şehitlerinden Yasir ve hanımı Sümeyye onun kanlı mızraklarıyla şehid edilmişlerdi. Daru’n Nedve denilen hükümet konağında Hz. Muhammed aleyhisselamın öldürülmesi kararını o verdirmiş, hicret sırasında peygamberin evine kuşatan azılı cahiller arasında bulunmaktan çekilmemişti.

    Allah’ın hiç bir şeye mecbur olmadan, dilediği kulunu seçip yücelteceğine, dilediğine hayır ve bereket, dilediğine de acı ve zillet vereceğine bir türlü akıl erdiremiyor, vahşi bir sırtlan edasıyla, kainatın efendisinin kanını içmek istiyordu. Eğer O hemen öldürüp yok edilmezse, çok ama çok yüksek yerlere gelecek diye düşünüp, acıyla kıvranıyordu.

    Hiç bir şey istediği gibi olmadı ve kendisini sürekli kışkırtan İblis’in vesveseleri ile Bedir’e doğru koştu. Orada yapılan amansız kavgadan Müslümanlar galip çıkmış ve bir gurur ve kibir heykeli gibi atının üstünde emirler yağdıran Ebû Cehil, Ensardan yeni yetme iki genç sahabenin kılıç darbeleriyle yere yıkılmıştı. Sonra bacakları cılız, ufak tefek bir adamın boynu üzerine ayaklarını bastırdığını ve başını gövdesinden ayırmak üzere eğildiğini gördü. Bu adam, her vakit kendisiyle alay ettiği, bin bir türlü işkenceyle dininden döndürmeye çalıştığı ibn-i Mesud’dan (r.a) başkası değildi!Ebû Cehil Kimdir HayatıKesik başı sürüklenerek efendimizin huzuruna getirildiğinde müminler: “Allahu ekber!” diye haykırdılar. Zira sevgili önderlerinin “ümmetin firavunudur!” dediği bir zalim ortadan kaldırmıştı.

    Evet biz de şimdi bir kez daha, efendimize ve yüce sahabeleri gibi “Allahu ekber!” diye haykırıyor ve bundan sonra yaşayacak firavunlara Ebû Cehil’in akıbetini unutmamalarını tavsiye ediyoruz!..