Duyu organlarımızla ilgili şiirler

Konusu 'Şiir köşesi' forumundadır ve Beyza tarafından 27 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Duyu Organlarımızla İle İlgili Şiirler

    Eş Duyu Organı

    "Mehmet Tâhir Efendi", âlim ve velî bir zât,
    Dîne hizmet ederken eyledi Hakk’a vuslat.

    Öyle tesirliydi ki, nasîhat ve sözleri,
    Hemen iknâ ederdi dinliyen kimseleri.

    O, bir gün buyurdu ki: (Etrâfımızı, yalnız,
    Beş duyu organiyle bilip tanımaktayız.

    Bu his organlarımız, olmasa idi eğer,
    Dünyâdan ve her şeyden olacaktık bî-haber.

    Biz, kendimizi bile tanıyamıyacaktık.
    Yiyip içemiyecek, yaşıyamıyacaktık.

    Hiç göremiyecektik güzel, tatlı şeyleri.
    İşitemiyecektik hoş nağme ve sesleri.

    Sırf bu nîmeti için, hiç durmaksızın yalnız,
    Rabbimize şükretsek, yine tam yapamayız.

    His organlarımıza etki eden ne varsa,
    Bunlara “Varlık” veyâ “Mevcûd” deriz hülâsa.

    Kum, su, güneş mevcuttur, bunlara “Var” diyoruz.
    Çünkü gözümüz ile, bunları görüyoruz.

    Bunun gibi mevcuttur kâinâtta “Ses” dahî.
    Çünkü işitiyoruz onu da bizâtihî.

    “Hava” da bir mevcuttur, işitiyoruz zîrâ.
    Ve şâhit oluyoruz her gün esen rüzgâra.

    “Sıcaklık, soğukluk” da, mevcuttur ayrı ayrı.
    Çünkü hissediyoruz derimizle bunları.

    "Elektrik", "enerji", yâhut "mıknatıs" gibi,
    Görünmez kuvvetler de mevcuttur pek tabii.

    Bunları, gözümüzle görmemiş olsak bile,
    Anlıyoruz hepsini, bir çok tesirleriyle.

    Meselâ “Elektrik”, veriyor ısı, ışık.
    Bunlar, var olduğunu gösteriyor apaçık.

    “Mıknatıs” da, demiri çekiyor, görüyoruz.
    Bu tesirleri ile, ona da "Var" diyoruz.

    Biri kalkıp dese ki: (Ben, bunlara inanmam.
    Çünkü göremiyorum gözümle bunları tam.)

    Böyle söyliyenlere, hiç kıymet vermiyoruz.
    Hattâ bu sözlerine, “Çok saçmadır” diyoruz.

    Çünkü biz, bu şeyleri göremesek de artık,
    Lâkin eserlerini görüyoruz apaçık.

    Ve yine bunlar gibi, vardır ki nice şeyler,
    Gözle görülmez ama, mevcuttur hepsi birer.

    "Akıl, fikir, hâfıza, üzüntü, keder, sevinç",
    Bunların varlığını, inkâr eden var mı hiç?

    Demek ki bir varlığa “Var” diyebilmek için,
    Muhakkak gözle görmek lâzım gelmez o şeyin.

    Bunun gibi, biri de dese ki bize şöyle:
    (Ben Allaha inanmam, görmedikçe şu gözle.)

    Veyâhut da dese ki: (Var mıdır cin ve melek?
    İnanabilmem için, gözümle görmem gerek.)

    Bu gibi sözlere de “Saçma!” deriz velhâsıl.
    Çünkü isbât ediyor bunları fen ve akıl.

    "Allah"ın varlığını, edemez kimse inkâr.
    Çünkü görülmektedir güneş gibi âşikâr.)
    Abdüllatif Uyan

    Duyu Organları

    Çok güzel bir organım
    Her insanda ben varım
    Kirli ve tozlu yerden
    Uzak tutun korkarım

    Gözlerinize iyi bakın
    Kıymetini bilin onların
    Onlarsız hiç durulmaz
    Karanlıkta yaşam olmaz

    İçimde kıllar
    Mikrobu tutar
    Kıkırdaktan oluşurum
    İki ayrı deliğim var

    Onunla günaydın derim,
    Konuşur ve şarkı söylerim
    Seni onlarla duyabilir,
    Dersimi onlarla dinlerim

    Suyun sıcaklığını,
    Onunla hissederim
    Annemin kokusunu hissederim,
    Çiçeği onunla koklarım

    Sana onlarla bakar,
    Her şeyi onlarla görürüm
    Seni duyar gözlerim
    Günaydın der dilim
    Sesini duyar kulağım
    Selam verir ellerim
    Beş Duyu
    Ey! Benliğine sağır olmuş kulaklar,
    Kelimelerine yabancılaşmış,
    Lal olmuş diller,
    Sevda çiçeklerinin kokusuna kapalı,
    Tıkanmış burunlar,
    İç görüşünü yitirmiş,
    Bakar kör olmuş gözler,
    Dokunmaya tövbeli,
    Nasır tutmuş eller,
    Söyleyin!
    Nasıl bildireyim,
    Halini ahvalini
    Şu yalnız yüreğin
    Gül Karagöz