Dinimizde Caminin Önemi

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Beyza tarafından 5 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Camilerin Önemi

    Bilindiği gibi camiler, dua ve ibadetlerin topluca Cenab-ı Allah`a arz edildiği, gönüllerin yıkandığı, elem ve sevinçlerin paylaşıldığı kutsal yerlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in hicreti esnasında daha Medine`ye varmadan Kuba mescidini, Medine`ye ulaşınca da ilk iş olarak Mescid-i Nebevi`yi, bizzat çalışarak ve teşvik ederek inşa etmeleri dinimizde Cami ve cemaate verilen önemi ortaya koymaktadır. Camilerin imar ve inşası konusunda büyük gayret gösteren aziz milletimiz, mevcut Camilerin yıllık bakım ve temizliğini, gerektiğinde tamirini de severek yapmaktadır. Bu konuda el birliği yapılması amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı, her yıl Ekim ayının ilk haftasını Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak ilan etmiştir. Ayrıca Diyanet Başkanlığı, bu hafta içerisinde çeşitli sempozyum, panel ve konferanslar tertip ederek, camilerin dini ve sosyal hayatımızdaki yerini halkımıza anlatmaktadır. Yine bu hafta vesilesiyle camilerimizin ihtiyaçları gözden geçirilmekte ve yapılması gerekenler ele alınmaktadır.


    [​IMG]


    Aziz Müslümanlar!
    Yüce Allah`ın engin rahmet ve bereketinin cemaat üzerine olduğunu unutmayalım. Meşru mazeretlerimiz dışında namazlarımızı cemaatle kılmaya özen gösterelim. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz bu hususta: "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan 27 kat daha üstündür" buyurmuştur. Zira camilerin zineti cemaattir. Camiler, Allah katında en sevimli yerlerdir. Camilere cemaat olmak, Yüce Yaratan`a misafir olmaktır. Unutmayalım ki bu mübarek mekanların maddi ve manevi bakımdan imar ve ihyası cemaatle olur.
    Camiler, bulundukları yörenin sosyal hizmetlerinde, devamlı ışıldayan ve çevresini aydınlatan bir kandil gibidirler. Namaz için camiye gelen insanlar, orada birbirleriyle tanışırlar. Aralarında sevgi ve saygı bağları oluşturur, arkadaşlıklar ve dostluklar geliştirirler. Oluşturulan bu maddi ve manevi bağlar sayesinde hastaları ziyaret eder, muhtaçların dertlerine çare aralar. Namaz için Camiye yönelen müminler, her türlü kötü duygu ve düşünceden arınırlar. Birbirlerinin sevinç ve kederini paylaşırlar. Amiri, memuru, işçisi, patronu, büyüğü, küçüğü yan yana omuz omuza durarak Cenab-ı Allah'a secdeye kapanırlar, bir ve eşit olurlar.

    Muhterem Müslümanlar!
    Camiler, şifa ve huzur evlerimiz, gerçek mutluluğu bulabildiğimiz manevi sığınaklardır. Mescitler edep, terbiye, ilim ve irfan ocağıdır, İrşat kaynağı ve birlik mekanıdır. Bu sebeple camilerle aramızdaki bağları sıcak tutalım. Çocuklarımızı da camilere alıştıralım. Onların temiz kalplerine din, iman, Kur’an-ı Kerim ve peygamber sevgisini yerleştirelim. Müminlerden uzak kalan camiler matem havasına bürünürler, Cenab-ı Allah`ın (Camilerini) mescitlerini mahzun bırakmayalım. Bunalan, sıkılan, umutsuzluğa kapılan gönüllerimizin, ruhlarımızın, camilerin manevi havasıyla bir dinamizm ve canlılık kazanacağını unutmayalım. Dünyanın aldatıcı, bitmez tükenmez emellerine oralarda kazanılan ruhla dur denilebileceğini bilelim.Yüce rabbimiz buyuruyor ki:"Şüphesiz (Camiler) Mescitler Yüce Allah`ındır. O halde Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin"