Dinimiz sadece Allah rızası için ihlasla ibadet yapmamızı ister Kur'an-ı Kerim'de ihlas kavramı çok önemli bir yer tutar. Esasen Ku'an'ın bütününe baktığımızda en temel hususlardan birinin ihlas olduğunu görürüz. Çünkü yüce kitabımızın birçok ayetinde ibadetlerin, iyiliklerin, amellerin sadece Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yapılması gerektiğine dikkat çekilmektedir. Allahü Teala bir ayette, Resulüne ve onun şahsında tüm insanlara hitaben, إِنَّا أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللَّهَ مُخْلِصًا لَّهُ الدِّينَ " (Resulüm!) Şüphesiz ki kitabı sana hak olarak indirdik. O hâlde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlas ile) kulluk et." ( Zümer suresi, 2. ayet.) buyurmaktadır. قُلْ إِنِّي أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللَّهَ مُخْلِصًا لَّهُ الدِّينَ " De ki: Bana, dini Allah'a hâlis kılarak O'na kulluk etmem emrolundu. (Zümer suresi, 11. ayet.) ayetiyle de Allah'a ibadette ihlasın temel unsur olduğuna dikkat çekmektedir. Mâûn suresinde ise Rabb'imiz, " Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar gösteriş yapanlardır, hayra da mani olurlar." (Mâûn suresi, 4-7. ayetler.) buyurarak amellerinde ihlası gözetmeyenleri kınamaktadır. Peygamber Efendimiz de amellerde ihlasın önemine sık sık dikkat . Birçok hadisinde bu konuyu vurgulamıştır. Allah Rasulü (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurmuştur : " Amellerinizde her zaman ihlası gözetin; zira Allah sadece amelin ihlaslı olanını kabul eder. " (Münavi, Feyzü'l- Kadir, C 1,S. 217.) Allah Rasulü (s.a.v.) buyuruyor ki: " Allahü Teala sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Kalplerinize ve ammellerinize bakar." ( Buharî, İman, 41; Nikâh, 5.)