Çocuklarda dinsel yaşam nasıl oluşturulur?

Konusu 'Manevi Hayatımız' forumundadır ve Lasey tarafından 23 Şubat 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Çocukta dinsel yaşam nasıl oluşturulur?

    Çocukta-dinsel-yaşam-nasıl.


    Allah’tan korkan iyi bir Müslüman çocuk yetiştirmek istiyorum. Ne yapmak gerekiyor? Çok fazla önemli bir konu, çünkü çocukta dinsel hayat oluşturacağım diye birçok yanlışlıklar yapılıyor.Ardından da çocuklarımız ne istesek, tamamen tersini yapan hayatlar yaşamaya başlarlar. İbadetlerini tam yapsınlar istiyoruz, sanki işkence etmişiz gibi tepki koyuyorlar. O halde bir şeyler yanlış gidiyordur. Hatta bebeklik döneminden itibaren bazı şeyleri yanlış başlatılıyoruzdur

    Çocuklarda dinsel yaşam oluşturmak çok önemli bir konudur. Aslına bakarsanız çok da uzundur.Çocuklar birer melek ve yaşadıkları ortamı cennete çevirmek bizim elimizde. Dinsel yaşam nasıl oluşturulur?
    Allah’ın bize verdiği evlat nimetini Müslüman bireyler haline getirmek için gerekli yöntemleri adım adım gözden geçirelim.Çocukta dinsel yaşam nasıl oluşturulur?


    1. Çocuklar yavaş yavaş büyümeye başlarlar. Karşılaştıkları her yeni şeyin büyüleyici olduğunu düşünürler. Ortalama 6.aydan itibaren yeni girdikleri ortamlarda, kendilerine farklı görünen kişileri keşfettiklerinde hayretle karışık coşku davranışlarında bulunurlar. Her zaman kemirdiği diş rahatlatan ürünlerin yerine değişik bir nesne verirseniz mutlu olurlar.Çocuğunuz zaman ilerledikçe dünyayı keşfetmeye başlar. Yolda gördüğü kedilerin arkasına takılmak ister. Konuşmaya başladığında her türlü yenilik için kendine özgü kelimelerle hayret ifadelerini sıralar.

    2. Çocuklar bu büyüme süreci içerisinde “din” kanalıyla kendi toplumları içinde doğal olarak tanışırlar. Doğaya, çevreye, tabiata olan hayranlık, bilinçaltlarına (Allah’ın hikmeti) zamanla ruhların da yaşamı olduğu hissini vermeye başlar. İçinde büyüdüğü aile, çevre ve toplum ne kadar sevgi dolu, tatlı davranırsa, içinde bir yerlerde çok iyi hissedecektir. İşte o iyi hissediş, ruhsal bir bünyenin varlığını hissetmesine vesile olacaktır. Canı yandığında öptüğünüzde, içinde bir şeylerin acımadığını, durumun taa derinlerde telafi olduğunu hissedecektir. Kısacası ne kadar çok sevilirse anne babası ve yakın çevresi tarafından, o kadar çok ruhsal alt yapısı sağlam atılacaktır. Dolayısıyla fizik bedeninin dışında, ruhunun varlığını keşfedecektir.

    3. Çocuğunuzun dini duyguları gelişim sürecine göre şekillenecektir. Çocukta dinsel yaşam oluşması için, özellikle okul öncesi dönemde henüz gerçekle gerçek olmayanı birbirinden ayırt edemediği için çok ciddi sıkı bilgiler vermemeniz gerekir. Çocuklar gözlerinin önünde olup bitenler için bile hayret içindedir o yaşlarda. Bilgisayarların çok akıllı olduğuna inanır. Eline verdiğiniz oyunlarda bilgisayarla yarışır ve onunla konuşur.
    İşin güzel yanı, tüm bunların kendisine doğuştan ihsan edilmiş ayrıcalıklar olduğunu hisseder. Doğuştan verilen hediyeler için mutludur. Ve böylece Allah’ın varlığını doğrudan bilmese bile, Allah’ın ikramları hakkında içine cici veriler yerleşir. Demek ki endişelenip bu tarz bilgileri çocuğun gözüne gözüne sokmaya gerek yok, nasılsa hissederek öğreniyorlar kendiliklerinden bazı şeyleri.

    4. Okul öncesinde durumla alakalı olarak sorular sormaya başlarlar. Kafalarını karıştırmayan, pratik cevaplar vermemiz yeterli. En şanslı yanımız 18 aydan itibaren suya bayılmaları. Bizler abdest alırken yanımıza gelip eşlik ederler, suyla oynamak için dibimizden ayrılmazlar namaz vakitleri. Böyle böyle seveceklerini hatırlayıp, ıslanıyor diye azarlayarak banyodan çıkarmayın! Bırakın sizinle abdest alsın. Size göre ibadet ona göre oyun. Ama böylece anne-babasının dinsel yaşamını taklitlemeyi öğrenir. Ritüelleri zihnine kaydeder. Dinin ananelerine hevesle bağlanmayı öğrenir.

    5. Tüm bu doğal kayıtlar olurken mesafeli de yaklaşır. Mesela 3,5 yaş civarında başımızı neden örttüğümüzü sorar. Siz cevabınızı tatlı şekilde verir, hayatınızın eskisi gibi devam ettiğine dair oyunlu bir davranış sergilerseniz, ne başınızdaki örtüden endişelenir, ne de kıldığınız namazdan. Tam tersine sizinle duygusal bağı devam ettiği için sizin severek yaptığınız her ibadeti, iç dünyasında benimser. Sizinle ortak dil oluşturabilmek adına taklitler.

    6.Okul öncesinde dünyanın neresinde olursa olsun, dini değerleri idealleştirme ve yüksek taleplerin varlığını hissetme güdüsünden dolayı, çocuklar cennetin gökyüzünde olduğunu düşünürler. Özellikle okul öncesinde Allah’ın her yerde, cennetin öldükten sonra yeryüzünde olduğu gibi bilgileri kesinlikle söylememeliyiz. Zihinsel algılamalarının dışında verilecek bilgi kafalarını karıştırır ve endişelenip kaygı nöbetleri yaşamalarına vesile olur. Kocamannn çok büyük bir Allah, gözyüzünde cennette oturuyor olsun varsın! Nasılsa beyin gelişimi değiştikçe, bebekliğinden beri Allah’ın hikmeti olan hissederek bulma aygıtları onlara yardım edecek. Doğru bilgilerle buluşmaya başladıklarında geçmişteki inandıkları şeyleri kendileri bile gülecek.

    7. Din duygusu çok rahatlatıcı ve huzur vericidir. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar, dini ibadetlerle yetişkinlerin mutlu olduklarını görerek büyürler. Dinsel yaşam nasıl oluşturulur? Din duygusu bir çocuğa dünyanın adil olduğu, dünyada kendi içinde dengeler olduğunu, uyurken bile anne/babası gibi kendisini koruyan bir üst makam olduğunu hisseder. Allah’a karşı derin duygular besler. Hasta olduğunda doktorlardan ziyade Allah’ın kendisini iyileştirdiğini düşünür. Kaldı ki bizler günlük hayatımızda Allah’ı kavramsal olarak da doğru ve tatlı kullanmayı başarırsak, içinde beliren Allah figürü inanılmaz koruyucu/kollayıcı/destekleyici olur.

    8.Çok sevilen bir yakının ölmesi durumunda “Allah onu çok sevdiği için kendi yanına aldı” gibi ifadeler bu dönemde bana göre biraz tehlikeli. Kendi adıma o dili kullanmamayı tercih ederim. Çünkü koruyan kollayan bir Allah imajindan, çocuğun elindeki en sevdiği kişiyi alan Allah imajı, çocukta derin kızgınlıklar uyandırabilir. O nedenle ölümü ve ölen kişiyi bu şekilde tanımlamamanızı tavsiye ederim.Biraz daha büyümeye başladığında nasılsa Allah’ın izniyle ömrünü tamamladığını öğrenecek. Zaten büyüdüğündeki zihinsel kapasitesi bu durumun üstesinden gelebilecek. Ama 4 yaşındaki çocuk ne bilsin ilk anlatımı! Babası öldüyse, Allah aldı diye nefret duymaya başlar Allah korusun. 6-7’li yaşlarda bilgi zihnine doğru şekilde oturacak nasılsa.

    9. Ev içinde sevgi dolu, saygılı davranışlar sergilememiz çok önemli ve yaptığımız bu güzel davranışları da Müslüman olmamıza bağlamamız. Güzel ve iyi olan her davranışımızla Müslüman kimliğimizi buluşturabiliriz. Ama vur deyince öldürmemek şartıyla. Yani günde 50 kere söylersek çocuğun midesi bulanır resmen. Arada sırada. 15 günde bir söylemeniz yeterli diye düşünün. Beyinleri inanılmaz güçlü ve aktardığımız her bilgiyi kaydediyor. Bize düşen işin suyunu çıkarmadan yeterli dozda, dengeli bilgiler vermek.