Çocuklara kabir azabı varmıdır?

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Beyza tarafından 2 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Ölen çocukların kabir hayatı varmı


    Kabir sualinin çocukları da içine alacağını söyleyenlerin delili çocukların cenaze namazlarını kılmanın onlara dua etmenin meşru olmasıdır. Malik'in Muvatta'sında Ebu Hureyre (ra) yoluyla gelen bir hadiste Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir çocuğun cenazesini kıldıktan sonra: "Allah'ım onu kabir azabından koru!" (Malik Muvatta; İbni Ebi Şeybe) diye dua ettiği rivayet edilir. Kabir azabından ve sualinden koruması için Allah'a dua etmek onun da sual vereceğine delildir.

    Diğer bir delil Ali bin Ma'bed'in Hz. Aişe (raa)'dan rivayet ettiği hadistir. Rivayete göre Hz. Aişe küçük bir çocuğun cenazesini görür ve ağlamaya başlar. Denir ki: "Ey mü'minlerin annesi niçin ağlıyorsun?" Bu suale karşı Hz. Aişe: "Kabrin sıkacağı şu çocuğa olan şefkatimden dolayı ağlıyorum." (Kurtubi Tezkire 100) der.

    Diğer bir delil de Hennad bin Süra'nın Ebu Muaviye'den onun da Yahya bin Said'den onun da Said bin Müseyyeb'den onun da Ebu Hureyre'den naklettiği olaydır. "Rasulullah hayatında hiç günah işlememiş bir çocuğun cenaze namazını kıldıktan sonra: "Allahım onu kabir azabından koru" diye dua etmişdir.

    Diyorlar ki: "Allah çocukların durumlarını bilmeleri için onları olgunlaştırır sorulan sorulara cevap vermeleri için onlara ilham verir." (Malik Muvatta; Beyhaki)

    Şu delil de onlara aittir: Rasulullah'tan gelen birçok hadisler çocukların ahirette sorguya çekileceklerini ifade etmektedir. İmam Eş'ari Ehli Sünnetten bu görüşü naklettikten sonra: "Ahirette sorguya çekilmeleri kabirde de sorguya çekilmelerine engel değildir." der.

    Birinci görüşü kabul etmeyenler de şöyle derler: Sual sorulacak kişinin insanlara peygamber olarak gönderilen Rasulü kavrayabilecek bir seviyede olması gerekir ki "Rasule iman edip ona itaat etti mi yoksa etmedi mi?" diye sorulsun. Zira "Size peygamber olarak gönderilen şu adam hakkında ne diyorsun?" denildiğinde çocuk bundan birşey anlayamayacaktır. O halde: "Size peygamber olarak gönderilen şu adam hakkında ne diyorsun?" diye çocuğa nasıl sorulabilir? Kabirde çocuğa akıl verilse de bilmediği öğrenmediği birşeyden sormanın hiçbir anlamı yoktur. Ahirette imtihan edilmesi ise bundan farklıdır. Allah onlara Rasul göndermiş akılları olduğundan gönderilen Rasule uymalarını emretmiştir. Kim Rasule tabi olursa onu kurtarır. Asi olanı ise cehenneme atar. Buradaki sorgulama o anda yapmaları gereken bir işten dolayıdır. Münker ve Nekir meleklerinin kabirde yaptığı gibi dünyada yapmış oldukları itaattan ya da isyandan dolayı yaptıkları sorgulama değildir.

    Ebu Hureyre'den gelen rivayette çocuğun dünyada yaptığı iyilik veya kötülüğük karşısında ceza görmesi kabir azabı demek değildir. Çünkü Yüce Allah günahsız kimseleri cezalandırmayacaktır. Belki kabir azabından işlediği bir suçun günahı yoksa başka bir sebepten dolayı duyulan acı kastedilmektedir. Mesela bir hadiste: "Ölü ehlinin arkasından ağlamasından dolayı azap görür." (Buhari; Müslim; Ahmed) buyurulmaktadır. Yani işlediği bir günahtan değil de ehlinin ağlamasından dolayı acı çeker. Ayeti celilede bu husus: "Kimse kimsenin günahını yüklenmez." (el-En'am 6/164) şeklinde açıklanmaktadır.

    Rasulullah'ın: "Yolculuk azaptan bir cüzdür" sözü de buna benzer. Buna göre azap ukubetten daha geniş bir manayı ifade eder. Şüphesiz kabirde acılar kederler ve ateşler vardır. Bunlar çocuk için sözkonusu değil ki çocuk acı çeksin. İşte çocuğun cenaze namazının kılınması Allah'ın bu çeşit azaptan koruması içindir.