Çocuğun manevi eğitimi nasıl olmalı

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Eylül tarafından 4 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Moderatör


    Çocuğun Manevi Eğitimi


    Çocukların birtakım ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlar karşılanmadan çocukların sağlıklı olması mümkün değildir. Sağlık derken “fiziksel” ve “psikolojik” sağlığı kastediyorum. Beslenme, sevilme, sevme, eğitilme, güvende olma, öğretilme, manevi eğitim gibi ihtiyaçların giderilmesi sağlıklı bir çocuk için çok önemlidir. Ben bu yazımda sadece “manevî eğitim” ihtiyacı üzerinde durmak istiyorum.

    Manevî eğitim, birçok anne babanın zannettiği gibi daha sonra verilmesi gereken bir eğitim değildir. Bu eğitim ihtiyacı da daha bebek dünyaya yeni geldiği zaman giderilmeye başlaması gereken bir ihtiyaçtır. Bebeğin ilk doğumuyla beraber dua okumak, besmele ile ona yaklaşmak, besmele ile kucağa almak, besmele ile beslemek çok önemlidir.

    Bu arada bazı insanlar manevî eğitime çok erken başlamak gerektiğini veya hiç verilmemesini savunmaktadır. Onlara göre, çocuk belli bir yaşa gelince kendisi karar verecektir… İnsanlık tarihi boyunca, insanın “ölüm kaygısı” ve “var oluş merakı” insanı bir takım manevî şeylere inanma ihtiyacını doğurmuştur. Hali hazırda öğretilmediği halde, insanlar kendileri bir takım inançlar geliştirmişlerdir. Sonuçta, öğretilmese dahi insan kendisi de manevî bir inanç sistemi geliştirmektedir. Bu arada sapkın bazı inanç sistemleri de geliştirmişlerdir. Arada verdiğim bu kısa değerlendirmeden sonra yazıma devam etmek istiyorum.

    Çocuklar belli bir yaştan sonra manevî yaşam, manevî dünya ile ilgili sorular sormaya başlarlar zaten. Bu tabii ki daha çok öğrenme sonucu sorulan sorulardır. İşte bu dönem çok önemlidir: Çocuğun sorular sorduğu bu dönem (2-6 yaş), manevî eğitim açısından çok önemlidir. Anne babaların bu sorulara verdiği cevaplalar çok önemlidir. Çocuğun içinde bulunduğu dönem olan somut işlemler dönemi. Çocukların sorularına onların idrak edeceği şekilde cevap verilmelidir. Sorular asla geçiştirilmemeli, mutlaka her soruya onun anlayacağı kelimelerle cevap verilmelidir. Bu konuda gerekirse bir uzmandan yardım istenmelidir. Uzman derken, elbette ki çocuk eğitimi ve psikolojisi konusunda uzman olan kişileri kastediyorum.

    Her eğitimde olduğu gibi manevî eğitimde de görerek-örnek alarak öğrenme çok önemlidir. Onlara öğretmen ve onların öğrenmesi için aile bireylerinin de yaşaması gerekir.

    Yine her eğitimde olduğu gibi manevî eğitimde de “korku-korkutma” asla olmamalıdır. Korkutma, dayak anla bir eğitim aracı değildir. Manevî eğitimde korkutma çok tehlikeli sonuçlara sebep olabilir.

    Allah ile korkutmak, cehennem ile korkutmak çocuğun psikolojisini tamir edilmeyecek derecede bozmaktadır.

    Ne yazık ki günümüzde halen bazı anne babalar “korku”yu kullanmaktadır. Şunlar size tanıdık değil mi?: “Yatın çabuk, kapatın gözlerinizi, yoksa öcüler gelir sizi yer”, “Allah annesini üzen çocukları cehenneminde yakar”, “Baban akşam gelsin görürsün sen, temiz bir dayak ye de aklın başına gelsin.”

    Evet, çocuğun dini eğitimi ihmal edilmeyecek bir eğitimdir. Ama, yukarda da dile getirdiğim gibi, bu eğitimin ne zaman ve nasıl verilmesi gerektiği de çok önemlidir.