Çeşitli dualar ve zikirler

Konusu 'Dua hazinesi' forumundadır ve Adile tarafından 5 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    İNSANIN SEVDİĞİ KİMSEYE KENDİSİNİ SEVDİĞİNİ SÖYLEMESİNİN MÜSTEHAB ÖLDÜĞÜ VE BERİKİNİN BUNA KARŞI VERECEĞİ CEVAP

    Mikdam ibni Ma'dikerib radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Birisi, (din) kardeşini sevdiği zaman onu sevdiğini kendisine söylesin."*25)
    Enes radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Bir adam, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanındaydı. Oradan başka bir adam geçti. İlk adam:

    Ya Rasulallah, ben bunu seviyorum, dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
    Onu sevdiğini kendisine bildirdin mi? dedi.

    Hayır.
    Ona burnu bildir. Adam, onun arkasından gidip yetişti ve:
    Ben Allah için seni seviyorum, dedi. O da:
    Kendisi için beni sevdiğin, seni sevsin, diyerek karşılık verdi."<26) Muaz ibni Cebel radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, onun elinden tuttu ve:
    Ya Muaz! Vallahi seni seviyorum. Sana tavsiye ediyorum Ya Muaz! Her namazdan sonra:

    Allahümme eınni alâ zikrike ve şükrike ve husni ıbâdetik.
    "(Allahım! Seni zikretmek, sana şükretmek ve güzel ibadet etmekte bana yardım et]" demeyi ihmal etme, buyurdu."<27>
    Yezid ibni Nuame'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Adam, adamla arkadaş olduğu zaman onun ismini, babasının ismini ve nereli olduğunu sorup öğrensin. Çünkü bu, sevginin artmasına ve devam etmesine çok yardım eder."(28)

    HASTALIK VEYA BENZERİ BİR İLLETLE MÜBTELA OLAN BİRİSİNİ GÖRENİN OKUYACAĞI DUALAR

    Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim, bir musibetzedeyi gördüğü zaman:

    Elhamdülillahillezî afînî mimmebtelâke bihi ve feddalenî alâ kesîrin mimmen halaka tafzıylen.

    "[Seni denemeye tabi tuttuğu şeyden beni muaf bırakan ve beni, bir çok yaratıklarının oldukça üstüne çıkaran Allah'a hamd olsun] derse o musibet kendisine isabet etmez."<29>
    Ve Ömer ibni Hattab radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasu lüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim, bir bela sahi bini görür de:

    Elhamdülillahillezî afânî mimmebtelâke bihi ve feddalenî alâ kesîrin mimmen halaka tafzıylen derse o belâ, ne olursa olsun yaşadığı müddetçe ondan muaf tutulur."*30)
    Ashabımız ve diğer alimler şöyle dediler: "Kalbinin kırılmaması için, bu zikri musibetzedeye duyurmamalı ve ancak kendisi işitecek şekilde, gizli söylemelidir. Meğerki, bu musibet bir günah işi olsun, o takdirde, bir zarara ve kötülüğe sebep olacağından enşide edilmiyorsa ona duyurmakta bir mahzur yoktur." Allah daha iyi bilir.

    KENDİSİNİN VEYA BİR SEVDİĞİNİN HALİNDEN SORULDUĞU ZAMAN KİŞİNİN, ALLAH TEALA'YA HAMD ETMESİ VE HALİN İYİLİĞİNİ İFADE EDECEKSE CEVAP VERMESİNİN MÜSTEHAB OLDUĞU HAKKINDA

    İbni Abbas radıyallahu anhüma'dan rivayetimize göre, "Vefat edeceği hastalığı sırasında, Ali radıyallahu anh, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanından çıktı. Halk:
    Ya Ebe'lHasen, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem nasıl sabahladı? diye sordular. Ali:
    Allah Teâlâ'ya hamd olsun, iyileşmiş olarak sabahladı, diye cevap verdi."<31>

    ÇARŞIYA GİRENİN OKUYACAĞI DUALAR
    Ömer ibni Hattab radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim çarşıya girdiği aman:

    Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike leh, Iehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yumîtü vehüve hayyün lâ yemütü biyedihil hayrü vehüve alâ külli şey'in kadiyr.
    "[Allah'dan başka ilâh yoktur, O birdir ve dengi, ortağı yoktur. Mülk O'nundur ve hamd O'nadır. Diriltir ve öldürür. Kendisi ölümsüz hayat sahibidir. Hayır O'nun elindedir ve O herşeye muktedirdir)" derse Allah Teâlâ, ona bir milyon sevap yazar, ondan bir milyon günah siler ve onu bir milyon derece yükseltir."*32) Sahihler üzerindeki Müstedrek'inde EIHâkim, bu hadisi bir çok yoldan rivayet etti ve bu yolların bazısında "Ve cennette ona bir bina inşa eder" ziyadesi de vardır. Adı geçen kitapta şu ziyade de vardır: Ravi dedi ki: "Horasan'a vardığım zaman Kuteybe ibni Müslim(33)'e gittim ve:
    Sana bir hediye getirdim, dedim ve hadisi söyledim. Kuteybe bundan sonra mahfeline biner, çarşıya gelir, bu duayı okur ve dönerdi." Hâkim: "Bu konuda Cabir, Ebu Hüreyre, Büreyde ve Enes'den de rivayetler vardır, fakat bu kitabın şartlarına en yakın olan, daha başka şekilde ifade edilen Büreyde hadisidir." dedi ve bunu, Büreyde'den yaptığı isnadla şöyle rivayet etti: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem çarşıya girdiği zaman şöyle derdi:

    Bismillâhillâhümme innî es'elüke hayra hazihissûkı ve hayra ma flha ve eûzü bike miri şerrihâ ve şeni mâ fiha. Allahümme innî eûzi bike en üsiybe fiha yemînen faciraten ev safkaten haasiraten.

    "[Allah'ın ismiyle. Allahım! Senden bu çarşının hayrını ve içindeki lerin haynnı isterim ve onun şerrinden ve içindekilerin şerrinden sa nasığınırım. Allahım! Burada bir yalan yemin veya zararlı bir alış veriş etmekten sana sığınırım.)"


    MÜSTEHAB BİR EVLİLİK YAPAN, MEŞRU BİR ŞEY ALANA VEYA ŞERİATIN HOŞ GÖRDÜĞÜ BİR İŞİ YAPANA "İSABET ETTİN", "İYİ ETTİN" GİBİ BİR ŞEY SÖYLEMENİN MÜSTEHAB OLDUĞU HAKKINDA

    Câbir radıyallahu anh'den, şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem bana:
    Evlendin mi Ya Câbir? diye sordu.
    Evet, dedim.
    Bakire mi, dul mu? dedi.
    Dul, Ya Rasulüllah! dedim.
    Neden bakire almadın, sen onunla, o seninle eğlenirdiniz? dedi. Ve şöyle dedi:
    Sen onunla, o seninle gülüşürdünüz.
    Abdullah (babası) vefat etti ve geride dokuz (veya yedi) kız bıtaktı. Ben onlara, kendileri gibi birisini getirmekten hoşlanmadım. İsUdim ki, onların üstünde duracak ve onları idare edecek bir kadın yatireyim, dedim.
    İsabet ettin, dedi...

    AYNAYA BAKANIN OKUYACAĞI DUALAR

    Ali radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, aynaya bakarken:
    Elhamdülillahi, Allahümme kemâ hassente halkry fehassin hulakıy.
    "(Allah'a hamd olsun. Allahım! Şeklimi güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir." derdi.(35>
    Ve Enes radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, aynada yüzüne baktığı zaman:

    Elhamdiilillahillezî sevvâ halkıy fe'addelehu ve kerrame sürate vechî fehassenehâ vece'alenî minel müslimîn.
    "[Vücuduma şekil veren, onu mütenasib kılan, yüzümün suretine kıymet verip onu güzelleştiren ve beni müslümanlardan eyleyen Allah'a hamd olsun)" derdime)

    HACAMAT YAPTIRANIN OKUYACAĞI

    Ali radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem: "Kim hacamat sırasında Ayetü'lKürsi'yi okursa ha camatınm faydası olur." buyurdu.* )

    KULAĞI ÇINLAYANIN YAPACAKLARI

    Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in azadlı kölesi Ebu Rafi'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Birinizin kulağı çınladığı zaman beni hatırlasın, üzerime salât getirsin ve: "Beni (hayırla) yâdedeni Allah da hayırla yâdetsin" desin. (38)

    AYAĞI UYUŞANIN SÖYLEYECEĞİ

    Heysem ibni Haneş'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Abdullah ibni Ömer radıyallahu anhüma'nın yanındaydık, ayağı uyuştu. Bir adam ona:
    En çok sevdiğin insanın ismini söyle, dedi. O da:
    Ya Muhammedi dedi ve kayıdlardan kurtulmuş gibi oldu."< ) Mücahid'den, şöyle dediğini rivayet ettik: "İbni Abbas radıyallahu
    anhüma'nın yanında bir adamın ayağı uyuştu. İbni Abbas ona:
    En çok sevdiğin insanın ismini söyle, dedi. Adam:
    Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, dedi ve ayağındaki uyuşukluk gitti."< >
    Buhari'nin kendilerinden rivayet ettiği şeyhlerinden birisi olan İbrahim ibni Münzir'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Medine halkı, Ebu'lAtahiyye'nin:
    "Uyuşur bazı zamanlar onun ayağı
    "Ya Utbü!" demese geçmez uyuşukluğu"
    beytinin güzelliğine hayran oluyorlar."*41)

    İNSANIN, MÜSLÜMANLARA VEYA YALNIZ KENDİSİNE ZULMEDENİN ALEYHİNDE DÜA ETMESİNİN CAİZ ÖLDÜĞÜ HAKKINDA

    Bil ki bu bahis oldukça geniştir. Ve bu türlü dua etmenin caiz oluşu hususunda Kur'ân ve hadisin açık ifadeleri ve selef ile halefin fiilleri birbirini kuvvetlendirmektedir. Allah Teâlâ da, Kur'ân'ın malum olan bir çok yerinde peygamberden, kâfirler aleyhindeki beddualarıyla bahsetmektedir.
    Ali radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem Ahzab günü<42> şöyle dedi: "Bizi ikindi namazından meşgul ettikleri gibi, Allah da onlann mezarlarını ve evlerini ateşle doldursun."*43)
    Bir kaç yoldan rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, okuyan sahabileri (kurra) öldürenlerin aleyhinde dua etti ve bunu bir ay sürdürdü. Duasında: "Allahıml Ri'l, Zekvan ve (Usayye'ye*44) lanet et" diyordu.*4*)
    Ebu Cehil ve Kureyş'li arkadaşlarımın, deve leşi'ni Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in sırtına bırakmaları kıssasının anlatıldığı uzun hadisde İbni Mes'ud radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem onların aleyhinde dua etti ve âdeti üzere her duayı üç defa tekrar etti. Üç defa: "Allahım! Kureyş'in belasını ver." dedi ve şöyle devam etti: "Allahım! Ebu Cehil'in ve Utbe ibni Rabia'nın belasını ver."*46>
     
  2. Adile

    Adile Admin

    Çeşitli Dua ve Zikirler

    İNSANIN, KENDİSİNİ SEVİNDİREN BİR ŞEYLE MÜJDELENİRKEN ALLAH TEÂLÂ'YA HAMD VE SENA ETMESİNİN MÜSTEHAB ÖLDÜĞÜ HAKKINDA

    Bil ki, kendisine açık bir ni'met hasıl olan veya üzerinden bir belâ kalkan kimsenin, şükür ifadesi olarak Allah Teâlâ'ya secde etmesi ve lâyık olduğu şeyle O'na hamd ve sena etmesi müstehabdır. bununla ilgili eserler (hadis ve selefin sözleri) çok ve meşhurdur.
    Amr ibni Meymûn'dan, Ömer ibni Hattab radıyallahu anh'in ölüm olayını sözkonusu eden uzun Şura Hadis'inde rivayetimize göre, "Ömer radıyallahu anh, oğlu Abdullah'ı, Aişe radıyallahu anha'ya göndererek iki arkadaşının (Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem ve Ebu bekir) yanında defnedilmesine müsaade istedi. Abdullah döndüğü zaman Ömer:
    Ne getirdin? dedi.

    Senin sevdiğin şeyi Ya Emira'lmü'minin, izin verdi. Bunun üzeri ne Ömer: "Allah'a hamd olsun. Hiç bir şey benim için bu kadar mü him değildi." dedi.O

    HOROZ ÖTMESİ, EŞEK ANIRMASI VE KÖPEK ULUMASI İŞİTENİN OKUYACAĞI DUA

    Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Eşek anırması işittiğiniz zaman şeytandan Allah'a sığının. Çünkü o, şeytan görmüştür. Horoz ötmesi duyduğunuz zaman da Allah'dan fazlını (rahmet, bereket...) isteyiniz. Çünkü o, melek görmüştür."*2)
    Câbir ibni Abdillah radıyallahu anhüma'dan rivayetimize göre de, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Gece içinde köpeklerin ulumasını ve eşeklerin anırmasını işittiğiniz zaman Allah'a sığının. Çünkü onlar sizin görmediğiniz şeyleri görürler."<3>

    YANGIN GÖRENİN OKUYACAKLARI

    Amr ibni Şuayb ve babası yoluyla dedesinden rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem: "Yangın gördüğünüz zaman tekbir getiriniz; çünkü tekbir onu söndürür." buyurdu.(4> Bununla birlikte keder duasıyla ve daha evvel zikrettiğimiz, arız olan haller ve afetler sırasında söylenecek diğer zikirlerle de dua etmek müstehabdır.

    BİR MECLİSTE OTURANIN, KALKACAĞI ZAMAN OKUYACAĞI DUALAR
    Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir mecliste oturup çok lüzumsuz şeyler konuşan bir kimse, oradan ayrılmadan evvel:

    Sübhanekallahümme vebihamdike eşhedü en lâ ilahe illâ ente estağfirüke ve etûbü ileyk.
    "[Seni tenzih ederim Allahım ve sana hamd ederim. Senden başka ilah olmadığına şahidlik ederim. Senden af dilerik ve sana tevbe ederim)" derse o mecliste işlediği kusurları affolunur."*5)
    Ebu Bürze radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, son zamanlarında bir meclisten kalkmak istediğinde:

    Sübhanekallahümme vebihamdike, eşhedü en lâ ilahe illâ ente estağfiruke ve etûbü ileyk. derdi. Bir adam:
    Ya Rasulallah! Önceleri söylemediğin bir şey söylüyorsun, dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
    Bu, meclisteki (hatalara) kefarettir, buyurdu."*6)
    Ali radıyallahu anh'den de , şöyle dediğini rivayet ettik: "Kim, büyük ölçüklerle kendisine sevab ölçülmesini isterse meclis (bir yerde oturmak) inin sonunda veya kalktığı zaman:
    Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesıfûne ve selâmün alel mürselîn velhamdü lillâhi rabbil âlemîn.
    "[Senin güçlü ve izzet sahibi Rabbın onların vasıflandırmalarından münezzehtir. Peygamberlere.selam olsun ve alemlerin Rabbı olan Al lah'a hamd olsun.]"<7) desin."<8>

    BİR TOPLULUK İÇİNDE OTURANIN, KENDİNE VE YANINDAKİLERE EDECEĞİ DUA

    İbni Ömer radıyallahu anhüma'dan, şöyle dediğini rivayet ettik: "Ashabına, şu dualarladua etmedikçe Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in bir meclisten kalktığı çok az olurdu:

    Allahümmaksim lenâ min haşyetike mâ yehulü beynenâ ve beyne meâsıyke vemin tâ'atik mâ tübelliğunâ bihi cenneteke ve minel yekjyni mâ tühevvinü bihi aleynâ mesâûibeddünyâ. Allahümme mettı'na biesmâına ve ebsârinâ ve kuvvetini mâ ahyeytenâ vec'alhül vârise minnâ vec'al se'rena alâ men zalemenâ vensurnâ alâ men fidana velâ tec'al musiybetenâ fi dininâ velâ tec'aliddünyâ ekbera hrmminâ velâ mebleğa ılminâ velâ tüsellıt aleynâ men la yerhamünâ.
    "(Allahım! Bizimle günahlarımız arasına girecek (günah işlememizi nlıyecek) kadar bize korkunu, o sebeple bizi cennete ulaştıracağın kadar taat ve dünya musibetlerini, dolayısıyla üzerimizde hafifleteceğin kadar iman kuvveti nasib et. Allahım! Yaşadıkça bizi kulaklarımızdan, gözlerimizden ve kuvvetimizden faydalandır ve onları bize varis kıl.(9) Çize zulmedenlerden intikamımızı gerçekleştir. Bize düşmanlık edenlere karşı bize yardım et. Musibetimizi dinimizde eyleme. Dünyayı en büyük gayemiz ve ilmimizin erdiği son hudud haline getirme ve bizi acımıyanlan üzerimize musallat etme.]"(10)

    ALLAH TEÂLÂ'YI ZİKRETMEDEN MECLİSTEN KALKMANIN MEKRUH OLDUĞU HAKKINDA

    Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir topluluk, Allah Teâlâ'yı zikretmeden meclisten kalkarsa eşek ölüsü gibi (bir günah üzerinden) kalkarlar ve bu, onlar için bir hasret ve nedamet olur."(n)
    Yine Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim, bir yerde oturur da orada Allah Teala'yı zikretmezse bu ona, Allah tarafından bir hasret (ve nedamet) olacak ve kim, bir yerde uzanır da orada Allah Teâlâ'yı zikretmezse bu ona, Allah'dan bir hasret (ve pişmanlık) olacaktır."*12)

    Yine Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Birkaç kişi bir yerde otururlar da, orada Allah Teâlâ'yı zikretmez ve peygamberlerine salat getirmezlerse, bu onlar için hasret olacak ve bu kusurlarından dolayı Allah Teâlâ, isterse onlara azab edecek ve isterse onları affedecek tir."('3)

    YOLDA ZİKRETMEK

    Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir kaç, kişi bir yerde otururlar da orada Allah Teâlâ'yı zikretmezlerse bu, onlar için bir hasret olacak ve bir adam, herhangi bir yolda gider de orada Allah Teâlâ'yı zikretmezse bu, onun üzerinde bir hasret olacaktır. "(14>
    Ebu ümâme ElBahılî radıyallahu anh'den, şöyle dediğini rivayetettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem Tebuk'de iken Cebrail geldi ve:
    Ya Muhammedi Muaviye ibni Muaviye elMüzenî'nin cenazesinde bulun, dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem çıktıO5) ve Cebrail aleyhisselam da yetmiş bin melek ile indi. Cebrail sağ kanadını dağların üzerine bıraktı ve onlar eğildiler, sol kanadını da yerlerin üzerine bıraktı, onlar da düzeldiler. Böylece, Mekke ve Medine'yi görerek Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, Cebrail ve melekler aleyhimüsselam (adı geçenin) cenazesi üzerinde namaz kıldılar. Ayrıldıkları zaman, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
    Ya Cebrail! Muaviye ne ile bu mertebeye ulaştı? diye sordu. Cebrail aleyhisselam:
    Ayakta, binitli ve yaya iken İhlâs sûresini okumasıyla, dedi."06)

    İNSANIN.KIZDIĞI ZAMAN OKUYACAKLARI
    Allah Teâlâ: "... kızgınlığını yutanlar...) ve: "Şeytan seni dürtecek olursa Allah'a sığın, doğrusu O, işitici ue bilicidir." buyuruyor.
    Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah »ollallahu aleyhi ve sellem: "Güçlü, güreşte yenen değildir, güçlü, ancak hiddet anında kendisini tutandır." buyurdu.(19>
    ibni Mes'ud radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
    Sizce pehlivan kimdir, diye sordu.
    Güreşte hasımlarını yenen dedik.
    Bu değil. Pehlivan, hiddet anında kendisini tutandır, buyurdu."<20> Sahabi Muaz ibni Enes ElCüheni radıyallahu anh'denrivayetimi
    ze göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İnfazına muktedir olduğu halde kim hiddetini yenerse kıyamet gününde Allah Teâlâ, mahlukların huzurunda onu çağırır ve cennet kızlarından istediklerini seçmekte onu muhayyer bırakır."<2I>
    Sahabi Süleyman ibni Surad radıyallahı anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında oturmaktaydım. Ötede iki adam kavga ediyorlardı. Birisinin, hiddetten yüzü kızarmış ve boyun damarları kabarmıştı. Rasulüllah sallallahu
    aleyhi ve sellem:
    Bir kelime bilirim, bu adam onu söylerse duyduğu (hiddeti) kal
    kacaktır: Eûzübillahimineşşeytanirracîm.
    "(Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım)" derse kızgınlığı gidecektir,
    buyurdu. Adama:
    Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem la'netli şeytandan Allah'a
    sığınmanı istedi, dediler. Adam:

    Ben de delilik mi var ki! dedi."t22)"
    Aişe radıyallahu anha'dan, şöyle dediğini rivayet ettik: "Kızgın olduğum bir sırada Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem yanıma geldi. (Beni hiddetli görünce) burnumun bir tarafını tutup oğdu ve:
    Ya üveyşe,

    Allahümmağfirtî zenbî vezhib ğayza galbî ve ecirnî mineş şeytân.
    "[Allahım! Günahımı bana bağışla, kalbimin kızgınlığını gider ve beni şeytandan koru)" söyle, dedi."t23)
    Sahabi Atıyye Ibni Urve esSa'dî radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Gazab şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateş ancak su ile söndürülür. Bunun için, biriniz kızdığı zaman abdest alsın."<24>