Cehalet Nedir? Cehalet Ne demek?

Konusu 'Dini Sorular Ve Cevapları' forumundadır ve Adile tarafından 19 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Cehalet, kişinin bilmesi icap eden hususları bilmemesi ilimden yoksun olması demektir.

    Cehalet iki kısımdır.

    1- Cehl-i Basit:
    Bu kişi kendi cahilliğini bilir. Bu tür cahiller idrak ve irfan gibi insanı hayvandan ayıran vasıflar kendilerinde bulunmadığı için hayvanlar gibidir. Hatta hayvanlardan da aşağıdırlar. Zira hayvanlar, kendi menfaati olan tarafa yönelirler. Şöyle ki, faydalı tarafı görür ve onu yapar, kendisine zarar gelecek şeyleri görür ve ondan kaçarlar. Halbuki cahiller böyle değildir. Bir çoğu, bilmediğini bilir ama ilim öğrenip de, kabahatlerin en büyüğü olan bu ayıbı def etmez.


    Beyit:
    İlim öğren! Zira ilim, sahibi için bir ziynettir,
    İlim bir fazilet ve bütün övgülere alamettir.

    İtikat hususunda öğrenilmesi farzı ayın ve farzı kifaye olan bilgilerden cahil olmak ve onları öğrenmemek haramdır.
    Öğrenilmesi farzı kifaye olan bilgilerden insanların tamamının cahil olması haramdır.
    Öğrenilmesi farz olmayan bilgilerden cahil olmak haram değildir. Lakin, mertebelerin en yücesi olan ilim mertebesinin üstünlüğü ve fazileti kaybedilmiş olur.
    İlim öğrenmenin vakti geçmez. İlmin yaşı yoktur.

    Hadisi Şerif: Beşikten mezara kadar ilim öğrenin.
    Hadisi şerifte böyle buyurulmasına rağmen insanların bir çoğu cahil kalmakta ve kibri ya da utanması sebebiyle cahilliğine rıza göstermektedir.

    Mesneviden: Nasihat edenleri görürseniz onlara iştirak ediniz. İlim öğrenmede acele ediniz. Sakın ha geri durmayınız (2)

    2-Cehli Mürekkeb: (3)
    Cahilliğin, sahibi tarafından cehalet, hastalık ve vebal olarak değil de ilim ve üstünlük olarak kabul edildiği, tedavisi ve telafisi düşünülmediği cehalettir.
    Ancak Allah’ın inayeti ile, kişinin ansızın bu düşüncesinin yanlış olduğunu anlaması mümkün olabilir.

    Cehli Basitin ilacı;
    Önce cahilliğin nimetlerden mahrumiyet, bazen de küfre götüren zarar ve tehlikelerini, ilmin de fazilet (4) ve şerefini bilmek, ondan sonra da bir hocadan ilim öğrenmek suretiyle bu hastalığı tedavi etmektir. Zira ilim öğrenmek, cehaleti tedavi etmeye mahsus tecrübe edilmiş bir tedavi şeklidir.

    Denildi ki:
    İlim, ancak öğrenme yolu ile elde edilir.


    İLİM İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLERDEN BAZILARI

    İlmin şeref ve faziletine delalet eden ayet ve hadislerden bir nebze zikretmemiz lazımdır. Ta ki onu öğrenmeye ve elde etmeye teşvik etmiş olalım.

    AYETİ KERİMELER.

    Ayet Meali: Allah dilediğine hikmeti verir. Kime de hikmet (amele götüren faydalı ilim) verilmişse, muhakkak ona, (eksilmeyen, daima artan) çok hayır verilmiştir. Bu ayet ve öğütleri ancak olgun akıl sahipleri düşünürler. (Bakara-269) (5)

    Onun içindir ki, kendisine hikmet, faydalı ilim verilen ve o ilim ile hüküm veren kulları dünya ve ahirette menfaatine olan hususlarda irşad etmek suretiyle onlara öğreten bir adama haset etmek ve onunla yarışmak caizdir.

    Ayet Meali: Hükmünü yerine getiren, hak olan Allah yücedir. Sana onun vahyi tamamlanmazdan önce Kur’an-ı okumakta acele etme ve “Rabbim, benim ilmimi artır” de. ( Taha-114 )

    Yani, ilmin, idrakin ve hakikatları anlayışın artmasını Allah’tan iste. Çünkü onun ilmi hudutsuzdur. Ya da, “Nefsime ve onun gizlediği şer ve tehditlerine ait ilmimi artır” demektir.

    Denildi ki:
    Allâh’ü Teâlâ Peygamberimize hiçbir şeyin artmasını istemeyi emretmedi. Ancak ilminin artmasını istemeyi emretti.

    Ayet Meali: İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da böyle türlü renklerde olanlar vardır. Allâh’ü Teâlâ kulları içinde ancak alimler (tazim ederek ve sakınarak, azap ve felaketinden) korkarlar. Şüphesiz Allah azizdir-her şeye galiptir-, gafurdur -çok bağışlayıcıdır.- (Fatır-28)

    Allah’tan ancak alim olanlar korkar. Çünkü korku , kendisinden korkulan zatı ve onun sıfatlarını bilmekle mümkün olur. Bilgi arttıkça korku da artar. (6)
    Bu sebepledir ki Peygamber Efendimiz; “Vallahi ben Allah’tan en çok korkanınız ve takvası en fazla olanınızım” buyurmuşlardır.

    Cafer bin Muhammed Bakır Süfyan-ı Sevri'ye şöyle dedi:
    -“İşlerinde, Allâh’ü Teâlâ’dan korkanlarla (yani alimlerle) müşavere et. Zira onların görüşleri, şeyhlerin görüşleri gibi övülmüştür.”

    Bazı müfessirler “Ey Rasülüm, gerçekten biz sana kevseri verdik” (Kevser-1) Ayeti kerimesindeki “Kevser” ile kast olunan mana, bu ümmetin alimleridir, demişlerdir. Zira onlar çok büyük hayırdır.(7) Onların ilimleri, kıyamete kadar istifade edilecek, döşenmiş bir sofradır. İlimlerinin eserleri gözlerle görülmese bile kalplerde vücut bulur.

    Ayet Meali: Ey iman edenler! Size meclislerde “yer açın” denildiği zaman hemen yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size “ Kalkın” denilince de kalkıverin ki Allah iman edenlerinizi yükseltsin. Kendilerine ilim verilenler için ise dereceler vardır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. (Mücadele-11)

    Yani müminler içinde özellikle alimlerin dereceleri yükseltilir.

    İbn-i Abbas Radıyallâhü Anh’dan:
    Alimler için müminlerden üstün olarak 900 derece vardır. Her iki derece arası da 500 yıllık mesafedir.

    Hikmetli Söz:
    İlim sağanaklarından kaçma. Gerçekten o ne güzel taşkındır.

    Ayet Meali: Ey Ademoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve bir de süs elbisesi indirdik. Fakat takva elbisesi, işte o hepsinden daha hayırlıdır. Bu giyim eşyasını göndermek Allah’ın ihsanına delalet eden alametlerdendir. Gerektir ki, düşünür ve anlarlar. (Araf-26)

    Ayeti Kerimede zikredilen süs elbisesi ilimdir. Zira ilim, sahibi için bir örtü ve süstür.


    Beyt:
    İlim ve mal her ayıbı örter.
    Cehalet ve fakirlik her ayıbı açar. (8)

    Hasılı kelam; ilim bütün şeref ve faziletlerin vesilesidir. Çünkü o, köleleri sultanlar meclisine yükseltir. (9)

    Hikmette şeref vardır. Seni sultanlar meclisinde oturtur. (10)

    Burada ilmin dünyadaki kazancını ifade etti. Ahiretin daha hayırlı ve bâki olduğu zaten bilinmektedir
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Nisan 2016