Borçlu kimsenin okuyacağı dua

Konusu 'Dua hazinesi' forumundadır ve Adile tarafından 24 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Borçlu Olan Kimsenin Okuyacağı Dua

    Allâhümmekfınî bi halâlike an harâmike ve ağninî bi fadlike ammen sivâk. *

    Hazreti Ali (r.a.) buyurdu: "Resulüllah'ın bana öğrettiği duayı sana öğreteceğim. Eğer üzerinde Sebir dağı kadar borç olsa Allah Teala sana ödettirir."

    Bismillâhi alâ nefsi ve mâlî ve dînî. Allâhümme raddınî bi kadâike ve bâriklî fiymâ kuddira lî hattâ lâ ühıbbe ta'ciyle mâ ahharte ve lâ te'hıyra mâ accelte.

    Manası: Dinim, nefsim ve malım için şimdiden besmeleyi hazırladım. Allah'ım! Beni hükmüne rıza gösterenlerden kıl ki, benim için tehir ettiğinin ta'cilini, peşin vereceğinin tehirini sevmiyeyim. * Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu: "Maişet sıkıntısı ve darlığı içinde kıvranan kimsenin (bu duayı) okumasına mani olan nedir? (Yani bu duayı okuyan maişet darlığı çekmez demektir.

    Sübhânellâhi ve bi hamdihî sübhânellâhil azıymi estağfirullâh.

    Birisi Resulüllah'a geldi ve: "Ya Resulellah, fakirim, elimde hiçbir şeyim yoktur." dedi. Resulü Ekrem (s.a.v.): "Sen meleklerin yaptığı istiğfarı, mahlukatın getirdiği teşbihi bilmiyor musun?" buyurdu. O adam: "O teşbih nedir?" dedi. Bunun üzerine Resulü Ekrem (s.a.v.) bu teşbihi okudu ve şöyle buyurdu:

    "Bu teşbihi imsaktan sonra güneş doğmadan evvel yüzer defa okuyunuz. Dünya kendiliğinden ayağınıza gelir ve her bir kelimesi için de Allah Teala bir melek yaratır. Kıyamete kadar teşbih eder ve sevabı senin defterine yazılır."

    Allâhümme fâricel hemmi ve kâşifel ğammi müciybe da'vetil mudtarriyne rahmâned dünyâ vel âhırati ve rahıymehümâ ente terhamünî ferhamnî bi rahmetin tuğniynî bihâ an rahmeti men sivâk.

    İsa (a.s.) ümmetine hitaben buyurdu:

    "Bir insanın dağ kadar altından borcu olsa da bu duaya devam etse Allah Teala borcunu ödettirir." Bu duayı Resulü Ekrem (s.a.v.), Hazreti EbuBekir (r.a.)'e öğretmiştir. Bu duaya devam edenler azbir zamanda borçtan kurtulurlar.

    Allahümme mâlikel mülki tü'til mülke men teşâü ve tenziul mülke mimmen teşâü ve tüızzü men teşâü ve tüzillü men teşâü bi yedikel hayr, inneke alâ külli şey'in kadiyr. Tûlicülleyle finnehâri ve tûlicünnehâra filleyli ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayy, ve terzüku men teşâü bi gayri hisâb. Rahmâned dünya vel âhırati ve rahıymehümâ tu'tiy men teşâü min hümâ ve temneu men teşâü irhamniy rahmeten tuğniyniy bihâ an rahmeti men sivâke.

    Cenâb-ı Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ashabı kiramdan Muaz b. Cebel (r.a.) hazretlerini bir Cuma günü orada göremez ve Cuma namazından sonra yanına teşrif eder ve göremediğinden sual eder:

    - "Yâ Resûlallah, bir yahûdinin üzerimde kırk dirhem gümüş alacağı olduğundan tarafı saadetinize teveccüh etmişken huzurunuza varabilmekden beni men etmiştir, cevabında bulunur."

    - Cenabı Peygamber Efendimiz: "Yâ Muaz sana bir dua öğreteyim ki ona devam edersen sabır dağı kadar borcun olmuş olsa Cenab-ı Hak onu öder" buyurmuşlardı.

    Diğer bir hadis-i şerifte de bu duanın esrarına dair Resulü Ekrem:

    "Ya Muaz kulak ver, iyi dinle, sana öyle bir dua öğreteceğim ki üzerinde Uhud dağı kadar borcun olsa Cenab-ı Ecelli Alâ sana borcunu ödettirir" buyurmuşlardır.
     
    Son düzenleme: 17 Aralık 2013