Berzah Aleminde Ruhlar Ne Yapar

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Eylül tarafından 24 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Moderatör


    Berzah alemindekilerin de kendilerine göre bir hayatı vardır, lezzetleri, elemleri, ferah ve de sevinçleri hisseder. Ancak henüz madde aleminde bulunanlar, ruhun bedenden sonraki hayatını ve orada kişinin neler hissettiğini, nelerle karşılaşacağını normal duyularıyla hissedip bilemez. Bu hususu, ancak ilahi gerçeklere vakıf olan Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhi salatu vesselam'den öğreniriz.

    Berzah kavramı Kur'an-ı Kerim'de 3 noktada geçmektedir. Bunlardan "İki denizi kavuşmaları için salıvermiştir. Böyle iken aralarında karışmalarına engel perde berzah vardır karışamazlar. "(er-Rahman, 55/19-20) öte yandan iki şey arasındaki engel anlamında kullanılmıştır. (el-Furkan, 25/53). Müminun suresinde ise "Nihayet onlara ölüm gelip çatınca tekrar tekrar şöyle diyecekler: "Rabbim beni dünyaya geri gönder, tâ ki ben zaâyi ettiğim ömrüm mukabilinde iyi amel ve harekette bulunayım ". Hayır onun söylediği hu söz hakikatte boş laftan ibarettir. Önlerinde ise diriltilip kaldırılacakları güne kadar dönmelerine mani bir engel berzah vardır. " şekliyle, yani dünya ve kabir alemini ayıran perde anlamında kullanılmıştır. (el-Mû'minun, 23/100).

    Bu ayetten anlamaktayız ki ruhlar ölmemekte; cesedin ölümünden sonra, İslami ıstılahta berzah denilen bir alemde yaşamaktadırlar.

    Mümin ruhların berzah aleminde birbirleriyle görüştüklerini Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhi salatu vesselam hadislerinden anlamaktayız. Ayrıca ölülerin hayattakilerden haber aldıkları ve kabirlerinin başına giden kimseleri gördükleri yine rivayetlerde vardır. Onlar için yapılan dua ve manevi hediyelerin kimlerden geldiğini bilebilirler.

    Mümin ruhlar nimet içinde oldukları için ve ruhları serbest oldukları için serbest dolaşabilirler. Fakat kafirlerin ruhları ve günahları fazla olan müminlerin ruhları azabla meşguldurlar."Berzah alemindeki yaşayış nasıldır?" sorusunun cevabında Şah Veliyyullah ed-Dehlevî şöyle der:

    "Bu alemde insanların yani ruhlarının sayılamayacak kadar çok tabakaları vardır. Ancak bu tabakalar başlıca 4 sınıftır.

    1. uyanıklık [yakaza] ehli olanlar ki, iyiliklerinden ve kötülüklerinden dolayı iyilik yada azap görecek olan ruhlardır.
    2. ise tabii uyku halinde olup rüya gören, rüya ile ferahlandırılan yada azaplandırılan ruhlardır.
    3. behimi hayvani ve meleki yönleri zayıf olanlardır.
    Bunlardan başka bir de fazilet ehli iyi ruhlar vardır ki [4. sınıf olsa gerek] bunlar meleklere karışır, meleki bir hayat sürerler." (Huccetullahi'l-Baliğa, Kahire 1355, I/34-36).

    Nesefi'nin Bahrü'l-Kelam’ında şöyle denilmiştir:

    "Ruhlar dört guruptur:


    Peygamberlerin ruhları ki, cesedinden çıkar, misk ve de kafur gibi güzel kokulu cesedinin şekline girer. Cennette olur. Yer içer faydalanır, geceleyin de Arşa asılı kandillerin içinde barınır.

    Şehidlerin ruhları ki, cesedlerinden çıkar, Cennette yeşil kuşlar içinde olurlar, yer, içer, faydalanır ve geceleyin Arşa asılı kandillerin içinde olur.

    Müminlerden ehl-i itaat olan ruhlar ki, Cennet etrafında olurlar. Yemez, içmez, faydalanmazlar, ancak Cennete bakmakla istifade ederler.

    Mü'minlerden ehl-i isyan ruhları ise gökte ve yerde havada olurlar. Kafirlerin ruhları ise onlar, Siccinde yerin 7. katının dibinde siyah kuşlar içindedirler. Cesedleriyle ilişkileri vardır. Güneş gökte iken ışığı yerde olduğu gibi."