Araç içerisinde namaz kılmak caiz mi?

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Eylül tarafından 23 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Moderatör

    Araba içinde namaz kılmak dinen caiz mi?

    Çoğunlukla fıkıhçılarımızın, özellikle de Hanefi fıkıhçılarının görüşü şudur: Sefer süresi yolda dahi olsa kişi, farz namazları, özrü [zaruret] olmaksızın binek üzerinde kılamaz. Zira farzların belli vakitleri vardır. O vakitlerde biraz durup namazı kılmak zor değildir. Arkadaşı varsa onlar da zaten ona destek olacak ve beraberinde kılacaklardır. [Serahsi, I/250; Ibn Hümam, I/463; Ayrıca bk: Ali el-Kari, İrşadü's-Sari, 41] Cabir b. Abdillah hadisinde:
    "Peygamber Efendimiz [s.a.v.] bineği üzerinde iken, kendisini ne tarafa çevirirse o tarafa doğru nafile kılardı. Farz kılmak istediğinde ise bineğinden iner ve kıbleye dönerek kılardı."[el-Hindi, kenzü'l-Ummal, VNI/385]
    denmektedir. Vitir için indigi rivayeti de vardır.[Serahsi, I/249] Sonra, daha önce de işaret ettiğimiz gibi, binek üzerinde nafilenin kılınması kıyasa rağmen nas ile sabittir. Öyleyse farz ona kıyas edilemez, netice itibari ile de zaruret [özür] bulunmadan binek üzerinde kılınamaz.

    Burada, eskilerin binek dedikleri ile, günümüzdeki ulaşım vasıtaları arasında bu konularda fark olmadığını da söyledikten sonra, bu mesele için nelerin özür kabul edildiğini görelim: Yol arkadaşlarının inip kendisini beklememesi, inmesi halinde hırsız, yırtıcı hayvan, düşman korkusu bulunması, ortalığın yağmur ve çamur olması, ihtiyar olup, inip binmede yardımcısının bulunmaması, bineğinin huysuz olması... vb. şeyler özür olarak görülmüş ve böyle durumlarda farzların da binek üzerinde [otobüste] kılınabileceği söylenmiştir.[Serahsi age.; İbn Hümam, age.; el-Hindi Ibn Asakir'den Peygamber Efendimiz [s.a.v.] 'in çok çamurlu bir hengamda bir merkep üzerinde farz kıldığını nakleder. VI/387]

    Buna göre namaz vakitlerinde durmayan bir otobüs yolcusu koltuğunda ima ile farzlarını kılabilecek ve bu, şehir dışı için bir ruhsat olmuş olacaktır. İma ederken ön koltuğa secde etme yerine, dönebildiği kadar kıbleye dönüp, rüku için biraz, secde için ise biraz daha fazla eğilerek kılacaktır. Oturduğu koltuğun pis olması zarar vermez. Fakat yolcu işin fetvasından önce azimeti deneyecek, şoförü güzellikle iknaya çalışacak, gerekirse yolculardan da destek arayacak, duraklarda namaz kılmayanları huzursuz edecek şekilde geç kalmayacak, diğerlerini namazdan ve namaz kılandan nefret ettirmeyecektir. Böyle bir endişe söz konusu ise bütün sünnetleri bırakıp sadece farzları kılacaktır. Ama şoföre hatırlatma işini her seferinde yapacak ve gerekirse tutumunu, ilerideki yolculuklarında firma seçimi için ölçü alacağını sezdirecek, ama kesinlikle çekişmeye ve tartışmaya girmeyecektir. Güzel bir ikazı nazarı itibara almayan şoför, huysuz bineğe fevkalade kıyas edilir ve bu, farzı arabada kılmak için bir özür sayılabilir.

    Akıl baliğ her Müslüman’a normal vakit namazlarını kılmak da farzdır. Buna göre eğer işveren namaz kılmanıza izin vermez ve siz de orada çalışmaya mecbur değilseniz işi bırakırsınız. Eğer mecbursanız namazınızı zamanında kılmaya çalışırsınız. İş için de olsa namazın kazaya bırakılması doğru değildir.

    Kıyam yani namaz kılarken ayakta durmak namazın farzlarından biri olduğu için, bir mazeret yokken duran bir araba içinde namaz kılmak caiz değildir.