Biyografi Amr Bin Kays El-Mülai

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Adile tarafından 21 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Amr Bin Kays El-Mülai Hayatı Özeti

    8. Asırda Kufe'de yetişen hadis alimi ve büyük veli. Adı Amr bin Kays, künyesi Ebu Abdullah'tır. Dokumacılık yaptığı için, Bezzaz, çarşaf sattığı için de Mülai lakabıyla meşhur oldu. Doğum tarihi ve doğum yeri kesin olarak bilinmemektedir. 763 (H.146) yılında vefat etti. Vefat yeri olarak Kufe bilinmekte ise de, başka rivayetler de vardır.

    Hayatı hakkında yeterli bilgi bulunmayan Amr bin Kays el-Mülai, Kûfe'nin beş büyüğünden biri olarak tanındı. Dokumacılık ve bez satıcılığı ile de meşgul oldu. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerini dinlemek ve nakletmek hususunda yüksek gayret gösterdi. Ebu İshak es-Sebii, Semmak bin Harb, Atiyye el-Avfi, Ata bin Ebu Rebah ve İkrime gibi Tabiinden olan alimlerden hadis-i şerif rivayet etti. Bağdad'a giderek Ahmed bin Hanbel hazretleriyle görüşüp sohbette bulundu. İlimde yüksek dereceye ulaşan Amr binKays'dan da pek çok kimse hadis-i şerif rivayetinde bulundu. Bu zatlardan bazıları: Süfyan es-Sevri, Ebû Halid el-Ahmer, Hakem bin Beşir bin Selman'dır. Amr bin Kays'ın rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları Sahih-i Müslim ve diğer meşhur dört sünende yer almıştır. Buhari ise Amr bin Kays'ın rivayet ettiği hadis-i şeriflere Edebü'l-Müfred isimli eserinde yer vermiştir. Ahmed bin Hanbel, Yahya bin Main, Ebu Hatim er-Razi ve Nesai gibi büyük alimler Amr bin Kays'ın sika, güvenilir bir ravi olduğunu bildirdiler.

    Hadis ilminde yüksek mertebe sahibi olan Amr bin Kays, kıraat yani Kur'an-ı Kerimi okuma ilmini kıraat imamlarından olan Asım bin Behdele'den öğrendi. Vaktinde kariler yani Kur'an-ı Kerimin kıraat ilmini bilerek okuyanlar arasında yer aldı. Zahiri ilimlerde yüksek derece sahibi olduğu gibi, tasavvuf ilminde de ilerledi. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) ve O'nun Eshab-ı kiramının hayatı gibi yaşamaya çalıştı. Ticaretle uğraştı.Kazandıklarının çoğunu fakirlere tasadduk etti. Güzel ahlakıyla insanlara örnek olduğu gibi, İslamiyet'in emir ve yasaklarını anlattı. İlim öğretip talebe yetiştirdi. Süfyan es-Sevri onun yetiştirdiği büyük alimlerdendir. Süfyan es-Sevri hocasının yaşayışı ile ilgili olarak şöyle buyurdu: "Hocam Amr bin Kays beni terbiye etti ve bana ilim öğretti. Hadis ilmini Kur'an-ı Kerim okuma ilmini, feraiz yani miras ilmini ve diğer ilimleri öğretti. Bazan çarşıdaki dükkanına giderdim. Orada bulamayınca evine giderdim. Evine vardığım vakit ya namaz kılar veya Kur'an-ı kerim okurken bulurdum. Sanki dünyadan uzaklaşmış, işlerini bir kenara bırakmış zannederdim. Evinde de bulamazsam, Kûfe'nin mescidlerinden veya dergahlardan birinde şiddetli bir şekilde ağlar halde bulurdum. Ama mescidlerde de bulamazsam kabristana gider orada yüksek sesle feryad ettiğini işitirdim."

    Onun devamlı olarak ağladığını gören talebelerinden biri; "Neden ağlıyorsunuz? Bu dünyaya mı ağlıyorsun? Doğrusu senin ömrün üzüntü ve kederle geçti." dediği vakit, Amr bin Kays buyurdu ki: "Hayır, dünya için ağlamıyorum. Ahiretteki nimetlerden mahrûm kalırım diye ağlıyoum." Allahü tealadan korkusu ve ahiret endişesiyle ağladığında rengi değişir, bembeyaz olurdu. İnsanlara öğütte bulunur, onlara Kur'an-ı Kerim okumasını öğretirdi. İki kimsenin arasında oturur, onlara Kur'an-ı Kerim okutur, kalkınca da onların önünde yürümezdi. Onlara geliniz birlikte yürüyelim." buyurarak tevazu gösterirdi. İlim ehlinden bir kimse gelince, önünde diz çöker; "Allahu Tealanın sana bildirdiklerinden bana öğret." derdi.

    Ticaretle uğraşmasına rağmen dünyaya gönül vermez, kendini dünyaya kaptıran kimselere bakarak; "Bu insanlar ne gafildir. Yazık ki ahirette kendileri için hazırlanan şeylerden haberleri yok." buyururdu.

    Ömrünü Resulullah Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetini öğrenmek, öğretmek ve yaşamakla geçiren Amr bin Kays hazretleri zahid yani dünyadan ırak bir hayat yaşadı. 763 (H.146) senesinde Kufe'de vefat etti. Amr bin Kays hazretleri vefat ettiği vakit bütün Kufeliler onun cenaze namazında bulundular. Vasiyyeti üzerine cenaze namazını Ebu Hayyan et-Temimi kıldırdı. Ebu Hayyan, cemaatin önüne geçip dört defa tekbir aldığı zaman; "İhsan edici olan Amr bin Kays geldi." diye yüksek bir ses işitildi. Namazdan sonra baktıkları vakit beyaz renkli ve o vakite kadar görülmemiş olan kuşların etrafı kapladığını gördüler. İnsanlar o kuşların güzelliğine ve çokluğuna şaştılar. Ebu Hayyan et-Temimi; "Niçin şaşıyorsunuz? Bunlar meleklerdir. Amr bin Kays'a iyi şehadette bulunmak üzere geldiler." buyurdu.

    Bazı kimseler de cenaze namazı esnasında namaz kılınan yerin çevresindeki araziyi üzerlerinde beyaz elbiseler bulunan çok sayıda kimsenin kapladığını gördüler. Namaz kılındıktan sonra o kimseler kayboldu.

    Abdullah bin Sa'id el-Ca'fi dedi ki: "Amr bin Kays'ın cenazesinde bulundum. O sırada üzerlerinde beyaz elbiseler bulunan pek çok kimse vardı. Cenaze namazını kıldıktan sonra gittiklerini gördük."

    Amr bin Kays rahmetullahi aleyh, sohbetleri sırasında sevenlerine ve talebelerine; "Nefsinizle meşgul olduğunuzda insanları, insanlarla meşgûl olduğunuzda nefsinizi unutursunuz." ve"Tevazunun başı üç şeydir. Karşılaştığınız kimseye önce selam vermeniz, mecliste yüksek olmayan yere oturmaya razı olmanız ve Allahu Tealaya ibadet olarak yapılan işlerle medh edilmeyi ve gösterişi sevmemenizdir." buyururdu.

    Helal Meydandadır, Haram Meydandadır

    Amr bin Kays; kötülüklerden şiddetle kaçınır, iyilikleri yapmayı teşvik ederdi. "Hayırlı bir iş duyduğun zaman bir defa da olsa yap!" buyururdu. Talebelerinin ve sevenlerinin iyi kimselerle arkadaşlık yapmasını ister; "Sapık ve bozuk kimselerle beraber bulunmayın. Zira onun sapıklığı kalbinize sirayet eder." buyururdu. Ticarette ihsan sahibi idi. Kazancının çoğunu fakirlere bağış ettiği gibi; "Kim ihtikar yapar, kısaca insanların temel ihtiyacı olan bir yiyeceği yirmi gece saklayarak karaborsacılık yaparsa, o malın hepsini fakirlere verse dahi keffaretini ödeyemez." buyururdu. Haramlardan ve şüphelilerden şiddetle kaçınan Amr bin Kays; "Helal meydandadır. Haram meydandadır. Şüpheliler ikisi arasındadır. Kim şüphelileri terk ederse, ırzını ve dinini hakkıyla korumuş olur. Kim şüphelileri yaparsa, her an harama düşebilir. Koruluğun yanında otlayan hayvan da her an koruluğa girebilir. Her sultanın bir koruluğu vardır. Allahu Tealanın koruluğu ise haramlardır." hadis-i şerifini okurdu.