AMELSİZ İLİM MEYVESİZ AĞAÇ GİBİDİR

Konusu 'Manevi Hayatımız' forumundadır ve Beyza tarafından 11 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör


    AMELSİZ İLİM MEYVESİZ AĞAÇ GİBİDİR

    İlim ile amel arasındaki ilişki nedir? İlimsiz amel, amelsiz ilmin ne gibi etkileri var? Amelsiz ilim neye benzetilmiştir? Bir mülümanın hayatında ilim ve amelin önemi…

    İmam-ı Gazalî Hazretleri, ilmin zirvesinde iken kendini şöyle anlatır:

    “Aklî ve şer’î ilimlerle iştigaldeydim. Çok talebelerim vardı. Halimi düşündüm. Gördüm ki, çeşitli iptilalar ile sarılmışım. İlimdeki niyetimi düşündüm. Halis, Allah rızası için olmayıp, makam sevdaları ve şöhretlerle karışık buldum. Yakînen anladım ki, helak sahilindeyim. Uçurumun kenarındayım. Kendi kendime:

    «Haydi çabuk ol, ömründen geriye çok az kaldı. Kazandığın ilim hakîkate geçmez ise, bir aldatmacadan ibarettir. Şimdi gereksiz alakaları kesmez, engelleri kaldırmaz isen, sonun ne olacak?» dedim.

    O zaman bir hal oldu. Dünya ve dünyacılardan kaçmak ile, dünya arzuları ve ahiret isteği arasında hayret vadisinde altı ay şaşkın, inler ve ağlar halde kaldım. Kalbim muzdarip oldu. Aczimi gördüm ve anladım. İhtiyarımın bütün sükûtunu ve düşüşünü seyrettim. Devasız derde, çaresiz hastalığa dûçar olan bir kimse gibi Allah’a, yanarak, yalvararak ve sızlanarak iltica ve tazarrûda bulundum. Nihayet, Neml Sûresi ayet 62’de mealen:

    «Muztar olan (sıkıntıya düşen, çaresiz kalmış bir) kimse dua ettiği zaman, onun duasını kabûl edip fenalığı kaldıran…» buyrulduğu gibi, Allah Teala duamı kabul buyurup kalbimi uyandırdı. İçimdeki mal, makam arzusu kaldırıldı. Hepsine yüz çevirdim.

    Zikir, uzlet, halvet, mücahede, riyazat, nefsin tezkiyesi ve ahlakın mükemmelleşmesi ile meşgul oldum. İlm-i yakîn ile bildim ki, Allah’a kavuşanlar ve hidayet yolunun yolcusu olanlar, bilhassa tasavvuf ehli olan büyüklerdir. En güzel sîret ve ahlak onlardadır. Zîra onların zahir ve batınındaki haller, peygamberlik nûrundan alınmıştır. Yeryüzünde peygamberlik nûrunun ötesinde bir nûr yoktur.”

    Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- buyururlar:

    “Kim ilmini artırır da (ona müsavî olarak) dünyada zühd ü takvasını artırmazsa, (o ancak) Allah’a olan uzaklığını artırmıştır…” (Süyûtî, Camiu’s-Sağîr, II, 169)

    Bu sebeple Hazret-i Mevlana, irfan ehli olmayanların, yani amel-i salih işlemeyenlerin sarf ettikleri hikmetli sözü, ödünç alınmış süslü bir elbiseye benzetir.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 25 Ocak 2019