Allah'ın Birliğini İfade Eden Sıfat

Konusu 'Kur'an-ı Kerim ayetleri' forumundadır ve Eylül tarafından 12 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Moderatör

    Yüce Allah’ın şeriki ve naziri yoktur. Allah’tan başka yaratıcı olmadığı gibi, hiçbir şey ona benzemez vede Allah’ın dengi olamaz. Allah’ın zatında ve sıfatlarında eşi vede benzeri olmayan tek ve yekta varlıktır. Vacibu’l-Vücuttur. Kendisi olmadan hiçbir şeyin olmayacağı varlıktır. Bunun için zati ve sübuti sıfatları ile tek ve yektadır.
    Allah [cc] zatında birdir. Bu birlik sayı itibariyle değil, şeriki olmaması yönü ile birdir.
    Allah [cc] kendi eşsiz zatını sıfatları ile Tevhit Suresi olan İhlas Suresinde tanıtmıştır. Bu sure 4 ayeti ve altı cümlesi ile Allah’ın 6 zatı sıfatını bizlere haber vermektedir. Allah [cc] bu surede şöyle buyurur: [Ey Resulüm de ki: Allah birdir. O Sameddir, varlığı kendi zatının gereğidir. Hiçbir şeye muhtaç değildir; her şey her işinde ona muhtaçtır. Ezeli ve ebedidir. Anne babaya vede çocuğa muhtaç değildir. Hiçbir şey ona denk ve benzer olamaz.] [İhlâs Suresi, 104:1-4]
    Kur’ân-ı Kerim [Yerde ve göklerde Allah’tan başka ilahlar bulunmuş olsaydı yer ve göklerde düzen bozulurdu] [Enbiya, 21:22] buyurarak kainattaki düzen ve nizamın Allah’ın birliğine delil olduğunu ve bu düzene bakarak Allah’ın birliğine intikal etmemiz gerektiğini bize haber verir.
    Bu ayet iknai bir delildir.2 ilahın düşünülmesi halinde aralarında çatışmanın bulunmaması muhaldir. Çatışma söz konusu olunca galip olan ve mağlup olan bulunur. Aralarında anlaşmanın bulunması ise acziyeti gerektirir. Bütün bunlar Allah’ın birliğini zaruri kılar.
    Allah Teala eşsiz ve benzersizdir. Eşinin ve benzerinin bulunması ise tevhide münafidir. O [Leyse kemislihî şey’ün] dür. Yani Allah'ın benzeri ve dengi hiçbir şey yoktur, olamaz ve muhaldir. [Şura, 42:11]
    Allah zatı ile hiçbir varlığa benzemediği, hiçbir varlığa muhtaç olmadığı vede her şey ona muhtaç olduğu gibi sıfatları da hiçbir varlığın cüzi sıfatına benzemez.
    Allah’ın zatına has sıfatları dışında 7 adet vacip sıfatları vardır. Bunlar [Hayat, ilim, irade, kudret, sem, basar ve kelam] sıfatlarıdır. Yüce Allah [Hayy ve Kayyumdur.] Hayat Allah’ın zaruri sıfatıdır. Çünkü bütün varlıklara hayat veren vede hayatın devamı için gereken her ihtiyacı karşılayan Allah’tır. Allah’ın bu sıfatına ise kayyumiyet denilmektedir. Bunun için [Allah hayy ve kayyumdur] [Bakara, 2:255; Âl-i İmran, 3:2] denilir. Cenab-ı Allah’ın hayatı zatına has olup ezeli ve ebedidir. Bunun içindir ki kıyamet ve ahiretten sonra cennet ve cehennemde ebediyet olacaktır.
    İlim de Cenab-ı Hakkın ezeli sıfatıdır. Bu sıfat yaratıklarına taalluk ettiği zaman onlarda bilgi meydana getirir. Allah [cc] ise her şeyi bilir ve bilgisi ezelidir. Ezel zaman silsilesinin bir ucu değildir, mazi, hal ve istikbali bir anda gören bir manzara-i âlâdır. Hal böyle olunca yüce Allah ezeli ilmi ile ezeli ve ebedi hazır gibi bilir, görür ve ihtiyaçlarını işitir. Bunun için Allah’ın bilgisi bizim bilgimize benzemez vede insanların bilgisi ile kıyas edilemez. Cenab-ı Allah buyurur: [Yaratıcı yarattığı şeyi bilmez mi? O Latiftir, ilmi ve iradesi ile her yere nüfuz eder ve her şeyden haberdardır.] [Mülk, 67:14] [Gaybın anahtarı da O’nun katındadır. Karada ve denizde ne varsa bütün bunları her yönü ile yalnız O bilir. Onun bilgisi haricinde bir yaprak dahi kıpırdamaz. Yer altındaki tohumları vede özelliklerini bilerek onları meyveli ağaçlar haline getiren de O’dur. Yaş ve kuru ne varsa bunların tümü bir kitap ta, levh-i mahfuzda yazılıdır. O Allah sizleri gece ölüler gibi uyutan uykunuzda olanları bilendir ve sonra gündüz uyandıran ve yaptığınız bütün işleri her yönü ile bilendir. Nihayet Allah’ın takdir ettiği eceliniz gelince sizi öldüren ve huzuruna davet ederek hesabınızı gören de O olacaktır.” (En’am, 6:59-60)
    İrade Allah’ın ezeli sıfatıdır.
    Allah’ın dilediği olur, dilemediği olmaz. Fakat Allah’ın dilemesi rızası anlamına gelmez. Allah hayrı da şerri de diler ama hayra rızası şerre azabı vardır.
    Şurası muhakkaktır ki [Alemlerin Rabbi olan Allah bir şeyin olmasını dilemedikçe bizler onu isteyemeyiz ve istesek de onu yapamayız. Allah her şeyi bilen hüküm ve hikmet sahibi olandır.] [İnfitar, 81:29; İnsan, 76:30]
    Kudret Allah’a zatidir.
    Zati olan zail olamaz ve onun karşısında acziyet diye bir şey düşünülemez. Bunun için Allah’ın kudretine nispeten bir çiçeği yaratmak ile bir baharı yaratmak, bir insanı diriltmek ile bütün insanlığı diriltmek arasında fark yoktur. Her ikisi de kudretine oranla birdir. Bütün insanların yaratılması ve diriltilmesi bir nefsin yaratılması gibi kudretine kolaydır. Kıyametin kopması ve bütün insanların diriltilmesi bir anda, göz açıp kapayana kadar vuku bulur. [Lokman, 31:28]
    Sem ve basar sıfatları da Cenab-ı Hak hakkında zatidir.
    Böyle olunca Allah’ın görmesi ve işitmesi de mahlukata asla benzemez. Görmesi ve işitmesi bir sebep tahtında olmadığı için hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şey onun huzurundadır ve o her şeye her şeyden daha yakındır. Böyle olunca her muhtacın ihtiyacını görür ve sesini işitir. Görmesi için göze ve işitmesi için kulağa ihtiyacı yoktur.
    Kelam sıfatı yüce Allah’ın ezelî sıfatıdır.
    Allah kelam sıfatı ile peygamberleri ile konuşmuş ve kelamı olan kitaplarını inzal buyurmuştur. Allah’ın mahlûkatı ile konuşmasına [vahiy] denir. Vahyin pek çok mertebeleri vardır. Peygamberlere ferman-ı ilâhisini bildirmesine [Vahy-i Metluv] adı verilirken bunun dışındaki konuşmalarına [Vahy-i Gayr-i Metluv] veya [İlham] denir. Vahy-i gayr-i metluvün de pek çok mertebeleri vardır. Peygamber ilhamından tutun, evliya ilhamına ve bütün insanların kalbine gelen ilahi ilhamlardan tutun arıya bal yapmayı öğretmeye kadar milyonlar mertebeleri vardır. Nitekim Cenab-ı Allah [Allah bir insan ile ancak vahy ile perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip ona dilediğini vahyeder.] [Şura, 42:51] buyurarak vahyin bir kısım mertebelerine işaret etmiştir.
    Cenab-ı Allah’ın yaratması ilim, irade, kudret ve kelâmına racidir. Nitekim yüce Allah buyurdu: “Allah teâla bir şeyin olmasını istediği zaman ‘Ol” der, o da hemen oluverir.] [Bakara, 2:117; Yâsin, 36:82]
    Bu ayetlere göre Yüce Allah'ın emir ve iradesi [Kelamı] ile tezahür eder. Kelamı da eşyaya taalluk ederek bir anda eşya icad edilir, yani Allah’ın dilediği şeyi, dilediği şekilde yoktan varlık alemine çıkar. Yoksa Cenab-ı Hak var olan eşyaya emir vererek o eşyayı dilediği şekle sokar demek değildir. Bu ayet Allah’ın yaratma iradesinin ilim ve kudrete taalluku ile maksadın süratle meydana geldiğini ifade etmektedir. [Bu 7 sıfat Cenab-ı Hakkın ezeli sıfatları olup zatının ne aynıdır ve ne de gayrıdır.] Cenab-ı Allah bu sıfatları ile birdir. Çünkü bunlar [Vücut] ve varlığının lazıme-i zaruriyesidir. Bunlarsız vücut, vücut değildir yada noksandır. Noksanlık ise Allah hakkında muhaldir. Maturudi’inin[Tekvin]olarak adlandırdığı yaratma ise zatının lazıme-i zaruriyesi değil, [İlim, İrade ve Kudret] sıfatının tecellisidir. Fakat yaratma, rızık verme ve şifa verme gibi fiili sıfatlardandır. Zira Allah dilerse yaratır, dilerse yaratmayabilir.