Biyografi Abdullah bin Sebe kimdir? Hayatı hakkında bilgi

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Lasey tarafından 13 Şubat 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Abdullah bin Sebe Kimdir

    Abdullah-bin-Sebe-kimdir.


    Abdullah bin Sebe kimdirOnun çirkin yüzünü, kitapların incecik satırları arasına gizlenmiş görünce fotoğrafı büyüttük. Kimileri varlığını bile şüpheli buluyor, “Böyle birisi yok!” diyorlarsa da o da kıs kıs gülüyor tarihin öte çağlarından…

    Yemenli bir Yahudi ailesinin çocuğuydu. İslam’ın bütün dünyaya kök budak salmasından öylesine acı duyuyordu ki, akıl almaz planlar geliştirdi. Önce Medine’ye, sonra Şam ve Mısır’a gitti. İslamiyeti kabul etmiş görünüyor, mescidlerde mü’minlerle omuz omuza namaz kılıyordu! Abdullah bin Sebe Yahudisinin fitnesi. Tek amacı ise onları birbirine düşürmek, fitne ateşini körükleyip, İslam dünyasını parçalamak… Hz. Osman’ın şehid edilmesi işinde büyük ölçüde onun parmağı vardı. sonra Hz. Ali ile Hz. Aişe’nin karıştığı Cemel vakasında kan dökülmesine o sebep oldu. İlk çatışmayı başlattığı yetmiyormış gibi Hz. Talha ve Hz. Zübeyr gibi İslam’ın önde gelen iki kahramanının alçakça katledilmelerinin önünü açtı. İşi o kadar ileri götürdüki, bir gün, Hz. Ali’nin (haşa) Allah olduğunu ilan etti! Bu korkunç iddiayı duyan Emire’l-Müminîn onu huzura çıkartıp sorguya çektikten sonra yakılarak öldürülmesine karar verince de: “Gördünüz mü? Ancak Allah yakarak cezalandırır!” diye bağırdı. Rivayetlere göre bunun üzerine Hz. Ali onu öldürmekten vazgeçmiş, Medayin’e sürgün etmişti.

    Haricilerin Hz. Ali’yi Kufe’de şehid etmeleri üzerine Yahudi fitneci yine ortaya çıktı ve “Ali asla ölmüş değildir! O, kıyametten önce geri gelecek ve asasıyla bütün Arapları yola getirecektir. Gerçek adalet dünyaya, Hz. Ali tekrar gelince yayılacaktır!” dedi.

    Daha sonraki dönemlerde Şiiler de benzer fikirlerle imamet esasını kurdular. Mehdilerinin ölmediğini ve geri dönüp yeryüzünde Şii hakimiyetini kuracağını iddia ettiler. On birinci imam Hasan el-Askerî’nin hiç bir çocuğu olmadan öldüğü bilinmesine rağmen onun Muhammed adında gizlenmiş bir oğlu olduğunu, bir kaç sene içinde ortaya çıkıp babasının ve bütün Şiilerin hakkı olan iktidarı ele geçireceğini iddia ettiler. Bu iş için cahil Şiilerden inanılmaz paralar topladılar. Mehdi’nin gelişi gecikince bu süreyi önce 70 yıla, daha sonra da bilinmez bir vakte çıkardılar. Hala, Şii dünyasında, tarihen var olduğu bilinmeyen bir adam, “Mehdi-i Muntazar” olarak tanınıyor ve Cuma namazı kılınan bazı camilerde, koşumlu bir at, gelip üzerine binmesi ve kılıcını çekip dünyayı kurtarması için hazır bekletiliyor!

    Yahudi fitnecinin yalanlarının sonu yoktu. Abdullah bin Sebe, bir görünüp, bir kayboluyor; bütün suikast girişimlerinde, gizli ve tehlikeli toplantılarda, her şehrin kuytu ve karanlık köşesinde gölgesi dolaşıyordu.

    Abdullah bin Sebe, Şeytana papucunu bile ters giydirecek kadar kurnaz ve bir o kadar cesurdu. Çalışmaları sonunda, Hz. Ali’yi ilahlaştırdığı için aşırı Şiiliği yani “Gulüv“ü icad etmiş oldu. Ona inananlara artık “Sebeiyye” deniliyor ve bu, gittikçe yaygınlaşan bir fırka olarak tanınıyordu. Müphem, oldukça gizli ve karanlık bir fırka!

    Şimdi bile Sebeiyye’nin tarih içinde kaybolup gittiği söylenemez. Hâlâ Şiiler arasında Hz. Ali’yi haşâ ilah olarak tanıyanlar, “hulûl” nazarisine İnanıp bazı evliyaların Hz. Ali donuna girdiğinde ve her dönemde yaşadığından bahsedenler, “nefes evlatlığı” gibi tamamen uydururmuş fikirlere hakikatmiş gibi iman edenler ve nihayet Resulullah’ın en yakın sahabelerini zulüm ve küfürle itham edenler var. Güya hilafet mutlak olarak Hz. Ali’nin hakkı imiş de başta Hz. Ebû Bekir olmak üzere, Hz. Ömer ve Hz. Osman onun hakkını gasp edip, küfre saplanmışlar!

    Hazreti Ali’ye ve soyundan gelen imamlara rağmen ve daima onların bilgi ve izni dışında yürütülmüş bu kampanyalar sebebiyle nice sahtekarların büyük parsalar toplayıp köşeler döndüğü, vekillik görevlerinin babadan oğula intikal ederek bidat ve hurafelerin yaygınlaştırıldığı biliniyor.

    Dünya Müslümanları Sebeiyye ile mücadele verirken epeyce kan kaybetmiştir. Daha fazla masum kanı dökülmesine fırsat verilmemeli!…

    Abdullah-bin-Sebe-300x201.