Biyografi Abdullah Bin Galib Kimdir?

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Lasey tarafından 1 Aralık 2017 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Abdullah Bin Galib K.S. Hazretleri Kimdir ?

    Evliyanın bilinenlerinden ve Tabiinden. Zühd ve vera sahibi olup, din bilgilerini öğrenmek ve ona göre yaşamak zevkini tadan bir veli idi. Tasavvufta üstün derecelere kavuşmuş sade ve basit bir hayat yaşardı.

    Evinde iki odası vardır ve bunlardan birini ailesinin ikametine, diğerini de ibadet için ayırmıştı. İbadetlerini bu odada yapar kendine özgü gündüz ve gece okuduğu ayrı dualar vardı. Yüz rekat kuşluk namazı kılar; "Biz Allah Azze ve celle ye kulluk için, ibadet etmek için yaratıldık." derdi. Hatta; "Dostlarına ve sana tabi olanlara çok ibadet ettiriyorsun, onları sıkıntıya sokuyorsun." diyen birine; "Onların ibadet etmekten ne gözleri görmez oldu ne de belleri büküldü. Allah Azze ve celle ye kendisini çok zikretmemizi istiyor ve sen ise az zikretmemizi söylüyorsun! " cevabını vermişti.

    Bazen yaptığı amelleri insanlara anlatır ve insanları teşvik maksadıyla; " Cenab-ı Allah bu gece bana şu kadar rekat namaz kılmayı, şöyle zikretmeyi, şunları okumayı nasib etti..." derdi. Bu sözlerini dinleyenlerden bazıları; "Senin gibi bir zat ibadetleriyle böyle övünür mü? " dediklerinde, Kur'an-ı kerimden; "Rabbinin nimetlerini söyle! " (Duha suresi: 11) mealindeki ayet-i kerimeyi okudu ve; "Rabbim üzerimdeki nimetlerini söylememi emrediyor, sizler ise gizlememi istiyorsunuz." dedi.

    Kişinin yaptığı ibadet ve taatleri başkalarına anlatmasının niyetine göre değişeceğini, halis ve riyasız ise emr-i maruf, iyiliği bildirmek olacağına işaret ederdi. Ebu Said el-Hudri'den rivayet ettiği; "İki huy müminde bir araya gelmez cimrilik ve kötü ahlak." hadis-i şerifini sürekli okurdu.

    Şöyle dua ederdi:

    "Allah'ım arzularımızın düşüklüğünden, kötülüğünden, amellerimizin noksanlığından, ecelimizin yaklaşmasından, salih kulların aramızdan ayrılmasından sana sığınırız."

    Zaviye harbi denilen bir savaşa katılmış ve bu esnada oruçluydu düşman saflarına hücum edeceği sırada başına biraz su döktü. Sonra kılıcını sıyırıp kınını kırdı. Bu, şehid düşünceye kadar savaşacağım anlamına gelirdi. Düşman saflarına daldı. Savaşa savaşa şehid düştü. ( Hilyet-ül-Evliya; c.2, s.256)