Biyografi Abdullah b. Mesud (r.a.) Kimdir Hayatı Hakkında Kısa Bilgi

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Lasey tarafından 1 Kasım 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Abdullah b. Mesud (r.a.) Kimdir Kısaca Hayatı

    Abdullah b. Mes’ud (r.a.) ilk Müslümanlardan ve ashabı kiramın ilim ve fazilet bakımından önde gelenlerindendir. Künyesi Ebu Abdurrahman’dır. Müslüman olduğu günden itibaren Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yanından ayrılmamış ve ona hizmetten zevk almıştır. Abdullah b. Mes’ud (r.a.) kısa boylu, zayıf ve esmer bir şahsiyetti. Saçlarını uzatır, temiz ve güzel giyinmeyi severdi. Ayrıca onun son derece mütevazı bir kişiliğe sahip olduğu da bilinmekteydi. Çocukluğu Ukbe b. Ebu Muayt’ın sürülerine çobanlık yaparak geçmiştir. Müslüman olduktan sonra, İslam düşmanlarından biri olan Ukbe b. Ebu Muayt’ın yanından ayrılmış ve kendini dine ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hizmetine adamıştır. Mekke’de diğer Müslümanlarla birlikte o da müşriklerin eziyet ve işkencelerine maruz kalmış ve bundan kurtulmak için Habeşistan'a hicret etmiştir. Abdullah b. Mes’ud (r.a.) İslamiyet’i seçtiğinde Müslümanların sayısı azdı. Açıktan Kur’an-ı Kerim’i okuyamaz ve Kâbe’de namaz kılamazlardı. Abdullah b. Mes’ud (r.a.) bu duruma bir son vermek istedi. Bazı Müslümanların karşı çıkmasına aldırış etmeden müşriklerin ileri gelenlerinin Kâbe çevresinde toplu hâlde bulundukları bir sırada yüksek sesle Kur’an-ı Kerim okumaya başladı. Böylece Resul-i Ekrem’den (s.a.v.) sonra Kâbe’de açıktan Kur’an-ı Kerim’i okuyan, aynı zamanda Medine’ye de ilk hicret eden sahabi olmuştur. Abdullah b. Mes’ud’a (r.a.) Hicret’ten sonra Medine’de Mescid-i Nebi’nin arka tarafında annesiyle oturması için bir ev verilmiş, ayrıca Resûlullah’ın (s.a.v.) evine rahatça girip çıkması için de müsaade edilmiştir. Bu sayede kendisini Resûlullah’ın (s.a.v.) hizmetine adamış, onun hayat tarzını, ahlak ve tavırlarını örnek almaya özen göstermiştir.

    Hz. Muhammed’in (s.a.v.) vefatından sonra meydana gelen Ridde Savaşları’nda Medine’nin savunulması ve stratejik noktaların korunması maksadıyla Hz. Ebu Bekir (r.a.) tarafından seçilenler arasında o da yer almıştır. Abdullah b. Mes’ud (r.a.) siyasi ve idari alanlardaki faaliyetlerinden çok İslami ilimlerin kuruluşundaki çalışmalarıyla ön plana çıkmıştır. Irak Tefsir Mektebi’nin temelini atarak Kur’an ilimlerine önemli hizmetler yapmıştır. Irak Mektebi fıkha olduğu gibi tefsire de önem vermiş ve bu ilimleri daha sonraki nesillere aktaran birçok değerli âlim yetiştirmiştir. Kendisini tamamıyla ilmi faaliyetlere vermesinden dolayı onun yetiştirdiği talebeler sayı ve kalite bakımından oldukça üstündür. Irak fıkıh mektebinin en önemli iki vasfını teşkil eden “nassın bulunmadığı yerde rey ve kıyasa başvurulması” ilkesi ile “sahih olduğu kesin olarak bilinmeyenhadislerin yerine içtihadın tercih edilmesi” esası temelde Abdullah b. Mes’ud’un (r.a.) düşünce tarzına dayanmaktadır. O bu konuda şöyle demiştir: “Sizden hüküm verme durumunda olan kimse önce Allah’ın Kitabına baksın, aradığı orada yoksa Resulünün hükmüne başvursun; bunların her ikisinde de yoksa salihlerin hükmettiği ile hüküm versin. Şayet bunların hiçbirinde bir hüküm bulamıyorsa kendi görüşüne başvursun. Bunu da beceremiyorsa hüküm vermekten vazgeçsin.” Kûfe’de kadılık da yapan Abdullah b. Mes’ud (r.a.) resmi vazifesi yanında ilmi faaliyetlerde de bulunmuştur. Hz. Osman (r.a.) tarafından Medine’ye çağrılan Abdullah b. Mes’ud (r.a.), Medine’de bir süre kaldıktan sonra hastalanmış ve altmış yaşını geçmiş olarak vefat etmiştir.