İnsanın Kirlenmesi

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Lasey tarafından 18 Aralık 2016 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Kirlenen İnsanlık

    İnsan, küçük kainattır ve Zübde-i alem, yani alemin özüdür. Allah Azze ve celle'nin mucizesidir, Halifesidir, Eşref-i mahlukatttır, yaratılmışların en şereflisidir. Allah Azze ve celle'nin eşsiz sanat eseridir, beden gibi maddi, ruh gibi manevi unsurlardan müteşekkildir. Mükemmel özelliklere sahiptir, ancak muhtaçtır ve doğduğunda çok acizdir. Hem her şeydir hem hiçbir şeydir, dünyada bir vardır, bir yoktur. Çünkü ölümlüdür.

    Günahsız olarak dünyaya geldiği zaman herkes bebeğin yanına üşüşür ve Cennet kokusuyla Elest alemi’nden yeni gelmiştir yani tertemizdir. Mana aleminde, Elest’te aldığı terbiye ile dünyaya gözlerini açmıştır ve bu haliyle ahsen-i takvimdir yani en güzel surettedir. Büyümeye başlayınca, manevi yönünü ihmal ettikçe kirlenir ve bir noktadan sonra insanlığını kaybetmeye başlar, hatta “esfel-i safilin”e kadar düşer yani aşağıların aşağısına iner. Fıtrat temizliğini koruyamayan insanlardan, bir zamanlar etrafına üşüşenler bile uzaklaşır.

    Kirlenen-İnsanlık.

    En büyük kriz

    Günümüzde kırizlerin en büyüğü insanlık krizidir ve küresel şiddet, kişisel nefretler, toplumsal cinnet, savaş, terör, güvensizlik, parçalanan aileler, intihar, fert ve cemiyetin bozulması ve ahlaki çöküntü başlıca insanlık krizleridir. Dünyada insanlığını kaybetmiş olanların sayısı artmakta, bu sorunlar hepimizi derinden sarsmaktadır ve görüldüğü üzere mükemmel yaratılan insan, aşağıların aşağısına düşebilmektedir.

    Bal, yumurta, süt, et gibi hayvansal gıdalarla beslenir; deri ve yün gibi yine hayvan kaynaklı ürünler giyinmekteyiz. Hayvanların dahi insanlığa yararı varken, insanlara hiçbir faydası olmayan hatta zararı olanlar, kalıp olarak insan olsa da kıymetini kaybetmektedir. Esfel-i safilin sayılan bu tür şahsiyetler pek çok eğitim süreçlerinden geçmiş olsa bile insanlık eğitiminden geçmemiştir.

    Böyle bir insanın gönlü kirlidir, insanın bedeni kirlenince yıkanır, elbisesi kirlenince onu yıkar, temizlenir ve uzun süre bedenini ya da elbisesini yıkamamışsa, gerekli temizliği yapmamış ise o kişinin kokusundan yanına yaklaşılmaz. İçi kirlenmiş olan ve onu hiç temizlemeyen kişi ise belki zahiren kokmaz ama daha kirlidir ve kendi gönül dünyası haraptır, başkalarının dünyasını da harap eder.


    Allah Azze ve celle Maide suresi 90. ayette, mealen; “İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliktir. Bunlardan kaçının ki saadete ulaşasınız.” buyurmaktadır. Mesela bir Müslümana, “Kabe’ye içki dök!” dense ne tepki verir? Oysa kendisi içki içtiğinde gönül Kabe'sine içki dökmekte, içindeki Kabe’yi kirletmektedir. Fakat farkında değildir.

    Diğer günahlar da bunun gibidir ve insan günah pisliklerinden temizlenmelidir. Cenab-ı Allah Şems suresi 9-10. ayetlerde “Nefsini temizleyen kurtuluşa ermiş, kötülüklere gömen de elbette hüsrana uğramıştır.” buyurulmaktadır. İnsan kötülüklerden temizlenmeden kurtuluşa asla eremez ve kötülüklere gömülen gönül kaybeder. Arınan gönül felaha erer.